Başında su olan 7 harfli 40 kelime var. Su ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde su olan kelimeler listesine ya da sonu su ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında su bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
S U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
SU, US
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SUNİLİK
-
-
[isim]
Yapma, yapay olma durumu veya özelliği, yapaylık
-
[isim]
Yapma, yapay olma durumu veya özelliği, yapaylık
- SUSAMSI
-
-
[sıfat]
Susamı andıran, susama benzeyen, susam gibi
-
[sıfat]
Susamı andıran, susama benzeyen, susam gibi
- SUDANLI
- ...
- SUSAMAK
-
-
[nsz]
Su içme gereksinimi duymak
- "Yazın susamışken, birdenbire bir soğuk su içtiniz mi, bir sancı, bir ağırlık oturuverir." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-e]
Çok istemek, özlemek
- "Sinemaya susamış bir mevsim başı kalabalığı." (Atilla İlhan)
-
[nsz]
Su içme gereksinimi duymak
- SULANMA
-
-
[isim]
Sulanmak işi
-
Bazı nesnelerin, havanın nemini soğurarak çözünme özelliği
-
[isim]
Sulanmak işi
- SUHUNET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sıcaklık
-
[isim]
Sıcaklık
- SURATLI
-
-
[sıfat]
Yüzü gülmez, somurtkan
-
[sıfat]
Yüzü gülmez, somurtkan
- SUBASAR
-
-
[isim]
Basınç uygulayarak suyu binanın üst katlarına çıkaran düzenek, hidrofor
-
[isim]
Basınç uygulayarak suyu binanın üst katlarına çıkaran düzenek, hidrofor
- SUVARIM
-
-
[isim]
Bir suvarmada veya sulamada verilen su miktarı
-
[isim]
Bir suvarmada veya sulamada verilen su miktarı
- SULAMAK
-
-
[-i]
Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek
- "Babası çiçekleri suluyor ve öksürüyordu." (Peyami Safa)
-
Hayvana su vermek, suvarmak
-
Para ödemek, vermek, harcamak
- "Sabah sabah beş milyon lirayı suladık."
-
[-i]
Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek
- SULTANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Sultanlara yaraşan veya sultanlarla ilgili
- "Zevcesi, bu sultani, bu muhteşem gururuyla ne kadar güzeldi." (Peyami Safa)
-
[isim]
1908'den sonra Osmanlı ülkelerinde, bugünkü lise dengi öğretim kurumu
- "Koskoca bir sultani mualliminin anası olmak!" (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Mısır, Trablus ve Cezayir darphanelerinde basılan Osmanlı altını
-
[isim]
Çekirdeksiz bir tür üzüm
-
[sıfat]
Sultanlara yaraşan veya sultanlarla ilgili
- SUCULUK
-
-
[isim]
Evlere su taşıma veya satma işi, sakalık
-
[isim]
Evlere su taşıma veya satma işi, sakalık
- SUSAMLI
- ...
- SUSTALI
-
-
[sıfat]
Sustası olan
- "Elinde sustalı bir bıçakla köşeye oturdu." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Emniyet yayı olan çakı
-
[sıfat]
Sustası olan
- SUSATMA
-
-
[isim]
Susatmak işi
-
[isim]
Susatmak işi
- SURİNAM
- ...
- SUVARMA
-
-
[isim]
Suvarmak işi
-
[isim]
Suvarmak işi
- SULULUK
-
-
[isim]
Sulu olma durumu
- "Bazen çok komiklik ve sululuk ettiği olur." (Haldun Taner)
-
Yersiz şakalar yapma veya kadınlara tatsız iltifatlarda bulunma durumu
- "Seyircilerin alışılmış sululuklarından, laf atmalarından kaçındıklarını gördü." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Sulu olma durumu
- SURETEN
- ...
- SUŞEHRİ
- ...