Sonunda sin olan 21 kelime var. SİN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sin olan kelimeler listesine ya da başında sin olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
STREPTOMİSİN
AFFETMİŞSİN
ANTİTOKSİN
TİROKSİN
GİTSİN, HAMSİN, MERSİN, PEPSİN, SİNSİN, TAHSİN, TARSİN, TOKSİN
ARSİN, BESİN, EKSİN, EVSİN, KESİN, PİSİN, YASİN
ESİN
SİN
Sin Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
SİN
2 Harfli Kelimeler
İN, İS, Sİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- STREPTOMİSİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca streptomycine
-
[isim, tıp]
Verem basili, şarbon, difteri, veba, menenjit, zatürre vb. hastalıklara sebep olan mikroplara karşı kullanılan bir antibiyotik
-
[isim, tıp]
Verem basili, şarbon, difteri, veba, menenjit, zatürre vb. hastalıklara sebep olan mikroplara karşı kullanılan bir antibiyotik
- AFFETMİŞSİN
-
-
"hiç de öyle değil, yanılıyorsun" anlamında kullanılan bir söz
- "Yakın tarihe ait tefrikaların ezelî okuyucusu Başefendi, affetmişsin sen onu, dedi."
-
"hiç de öyle değil, yanılıyorsun" anlamında kullanılan bir söz
- ANTİTOKSİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca antitoxine
-
[isim]
İçine giren zehri etkisiz duruma getirmek için vücudun oluşturduğu antikor
-
Zehri etkisiz hâle getiren herhangi bir madde
-
[isim]
İçine giren zehri etkisiz duruma getirmek için vücudun oluşturduğu antikor
- TİROKSİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca thyroxine
-
[isim, biyoloji]
Tiroit hormonlarının ilk keşfedileni
-
[isim, biyoloji]
Tiroit hormonlarının ilk keşfedileni
- MERSİN
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Mersingillerden, Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen, yaprakları yaz kış yeşil kalan, gıda ve parfüm sanayisinde ham madde olarak kullanılan, meyvesi murt adıyla bilinen, esansı çıkarılan, beyaz çiçekli, güzel kokulu bir ağaç; mersin ağacı, sazak (Myrtus communis)
- "Evlerinin önü mersin / Sular akmaz tersin tersin"
-
[isim, bitki bilimi]
Mersingillerden, Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen, yaprakları yaz kış yeşil kalan, gıda ve parfüm sanayisinde ham madde olarak kullanılan, meyvesi murt adıyla bilinen, esansı çıkarılan, beyaz çiçekli, güzel kokulu bir ağaç; mersin ağacı, sazak (Myrtus communis)
- PEPSİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca pepsine
-
[isim, biyoloji]
Mide mukozasının salgıladığı proteinli besinleri peptona çeviren enzim
-
[isim, biyoloji]
Mide mukozasının salgıladığı proteinli besinleri peptona çeviren enzim
- HAMSİN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫamsīn
-
[isim]
Erbainden sonra gelen, 31 Ocak'ta başlayan elli günlük kış dönemi
- "Ayandon fırtınasından bir veya iki gün sonra erbain denilen ve kırk gün süren soğuklar kırılır, hamsin başlardı."
-
[isim]
Erbainden sonra gelen, 31 Ocak'ta başlayan elli günlük kış dönemi
- TARSİN
-
Kelime Kökeni: Arapça tarṣīn
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sağlamlaştırma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sağlamlaştırma
- GİTSİN
-
-
emir kiplerinden sonra gelerek buyrulan işin yapılmasından sorunun kapanması istendiğini anlatan bir söz
- "Bu parayı verelim gitsin. İmzanı atıver gitsin."
-
emir kiplerinden sonra gelerek buyrulan işin yapılmasından sorunun kapanması istendiğini anlatan bir söz
- TOKSİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca toxine
-
[isim, biyoloji]
Canlı organizmalarda görülen zehir
-
[isim, biyoloji]
Canlı organizmalarda görülen zehir
- TAHSİN
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥsįn
-
[isim]
Güzel bulup takdir etme
-
[ünlem]
Aferin, bravo
-
[isim]
Güzel bulup takdir etme
- SİNSİN
-
-
[isim]
Geceleyin, ateş çevresinde, genç erkeklerin davul ve zurna eşliğinde oynadıkları bir halk oyunu
-
Bu oyunun müziği
-
[isim]
Geceleyin, ateş çevresinde, genç erkeklerin davul ve zurna eşliğinde oynadıkları bir halk oyunu
- ARSİN
-
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
- EVSİN
-
-
[isim]
Bakınız öneze
- "Avcılar evsinler yapmışlardı ağaçlıkların arasında."
-
[isim]
Bakınız öneze
- KESİN
-
-
[sıfat]
Şüphe ve duraksamaya yer bırakmayan veya geri dönülmeyen; kati
- "Sevmem kesin sözleri, bir kesin söz duydum mu tersine söylemek gelir içimden."
-
[zarf]
Bakınız kesinlikle
-
[sıfat]
Şüphe ve duraksamaya yer bırakmayan veya geri dönülmeyen; kati
- YASİN
-
Kelime Kökeni: Arapça yāsin
-
[isim]
Kur'an surelerinden biri
- "Sonra arkasından lokma filan dökmek değil a, bir Yasin, bir Fatihacık bile okuyan bulunmaz."
-
[isim]
Kur'an surelerinden biri
- PİSİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca piscine
-
[isim]
Bakınız yüzme havuzu
- "Sadece kıyıdaki lüks kulüpte bir pisin vardı."
-
[isim]
Bakınız yüzme havuzu
- EKSİN
-
-
[isim, kimya]
Bakınız anyon
-
[isim, kimya]
Bakınız anyon
- BESİN
-
-
[isim]
Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde; gıda
-
[mecaz]
Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey
-
[isim]
Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde; gıda
- ESİN
-
-
[isim]
Etkilenme, çağrışım veya içe doğmayla akla gelen yaratıcı duygu, düşünce; ilham
- "Bir roman, bir müzik parçası için esin kaynağı olabilir."
-
[ağızlardan]
Bakınız sabah yeli
-
[isim]
Etkilenme, çağrışım veya içe doğmayla akla gelen yaratıcı duygu, düşünce; ilham