Başında sema olan 14 kelime var. Sema ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sema olan kelimeler listesine ya da sonu sema ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında sema bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
SEMAZENBAŞI
SEMAZENLİK
SEMAHANE, SEMANTİK
SEMAFOR, SEMAHAT, SEMAHÇI, SEMAVER, SEMAZEN
SEMAVİ
SEMAH, SEMAİ, SEMAN
SEMA
Sema Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ESMA, SEMA
3 Harfli Kelimeler
MAS, SAM, SEM
2 Harfli Kelimeler
AM, AS, EM, ES, MA, ME, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SEMAZENBAŞI
-
-
[isim]
Mevlevilikte semayı yöneten ve yeni intisap edenlere sema öğreten dede
-
[isim]
Mevlevilikte semayı yöneten ve yeni intisap edenlere sema öğreten dede
- SEMAZENLİK
-
-
[isim]
Semazen olma durumu
-
[isim]
Semazen olma durumu
- SEMANTİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca sémantique
-
[isim, dil bilimi]
Bakınız anlam bilimi
-
[sıfat]
Bakınız anlam bilimsel
-
[isim, dil bilimi]
Bakınız anlam bilimi
- SEMAHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça semāʿ + Farsça ḫāne
-
[isim]
Mevlevi tekkelerinde dervişlerin sema yaptıkları özel bölüm
-
[isim]
Mevlevi tekkelerinde dervişlerin sema yaptıkları özel bölüm
- SEMAHÇI
-
-
[isim]
Alevilik ve Bektaşilikte cem törenlerinde semah dönen kimse; pervane
- "Bağlamanın hızlı çalışına göre dönüşler hızlılık kazanır, semahçılar uçuyor gibi dönerler."
-
[isim]
Alevilik ve Bektaşilikte cem törenlerinde semah dönen kimse; pervane
- SEMAZEN
-
Kelime Kökeni: Arapça semāʿ + Farsça -zen
-
[isim]
Semada dönen derviş
- "Bu arada hoş bir rastlantıyla Mevlevi neyzen, kudümzen ve semazenlerle tanıştı; onları cenazeye çağırdı."
-
[isim]
Semada dönen derviş
- SEMAVER
-
Kelime Kökeni: Rusça
-
[isim]
Özellikle çay demlemekte kullanılan, içinde kömür yakacak ocağı bulunan, elektrikle de çalışabilen, bakır, pirinç vb. metallerden yapılmış musluklu kap
- "Semaverde demlenmiş çayın zevki başkadır."
-
[isim]
Özellikle çay demlemekte kullanılan, içinde kömür yakacak ocağı bulunan, elektrikle de çalışabilen, bakır, pirinç vb. metallerden yapılmış musluklu kap
- SEMAHAT
-
Kelime Kökeni: Arapça semāḥat
-
[isim, eskimiş]
Bakınız cömertlik
-
[isim, eskimiş]
Bakınız cömertlik
- SEMAFOR
-
Kelime Kökeni: Fransızca sémaphore
-
[isim]
Demir yollarında gündüz mekanik olarak kırmızı bir kolla, gece kırmızı ışıkla işaret veren alet
-
İki gemi veya gemi ile kıyı istasyonu arasında haberleşmede kullanılan üç kollu işaret sütunu
-
[isim]
Demir yollarında gündüz mekanik olarak kırmızı bir kolla, gece kırmızı ışıkla işaret veren alet
- SEMAVİ
-
Kelime Kökeni: Arapça semāvī
-
[sıfat]
Allah’tan gelen, ilahi (I)
- "Semavi bir olay söz konusu olduğunda halk kendi arasındaki konuşmalarda hep bu işin künhünü ancak Fatin hoca bilir, diyerek işin içinden sıyrılırdı."
-
[eskimiş]
Gökle ilgili, göğe ilişkin; ulvi
- "İnkıraz edip söndükten sonra dahi kırk yıl ışığını gördüğümüz semavi cisimler gibi hiç değilse yaşanan aşk hikâyesinin sırlarını duyarak ona gönlümüzde bir yer vermek lazım değil miydi?"
-
[sıfat]
Allah’tan gelen, ilahi (I)
- SEMAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca cément
-
[isim, anatomi]
Diş köklerini kaplayan sert madde
-
[fizik]
Bir metalle temas durumunda ısıtılan ve yüksek sıcaklıkta ayrışarak taşıdığı elementlerden bir veya birçoğunu o metalin yüzeyine yayan madde
-
[isim, anatomi]
Diş köklerini kaplayan sert madde
- SEMAH
-
Kelime Kökeni: Arapça semāʿ
-
[isim]
Alevi ve Bektaşilerin cem törenlerinde on iki hizmetten biri olarak, müzik ve nefesler eşliğinde ilahi aşkla kadınlı erkekli dönerek yaptıkları kutsal dans
- "Bu semahta erkekler el ayaları yere bakacak biçimde kollarını yanlara doğru açarlar, kadınların ise kolları, el ayaları yukarı bakacak biçimde havadadır."
-
[isim]
Alevi ve Bektaşilerin cem törenlerinde on iki hizmetten biri olarak, müzik ve nefesler eşliğinde ilahi aşkla kadınlı erkekli dönerek yaptıkları kutsal dans
- SEMAİ
-
Kelime Kökeni: Arapça semāʿī
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde iki basit usulden biri
-
[edebiyat]
Halk şiirinde sevgi, doğa, güzellik konularını işleyen, genellikle koşma gibi kafiyelenen, sekizer hece ölçüsüyle yazılmış şiir
-
[sıfat, eskimiş]
Bir kurala bağlı olmayıp ancak işitmekle öğrenilen (söz)
-
[isim, müzik]
Klasik Türk müziğinde iki basit usulden biri
- SEMA
-
Kelime Kökeni: Arapça semāʾ
-
[isim]
Bakınız gök
- "Burası ufukları geniş, seması bulutsuz, güneşi berrak bir yeşil saha idi."
-
[isim]
Bakınız gök