Başında se olan 5 harfli 88 kelime var. Se ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde se olan kelimeler listesine ya da sonu se ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında se bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ES, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SERUM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Pıhtılaşma sonunda kandan ayrılan sıvı bölüm
  2. Mikroplu bir hastalığa veya zehirli bir maddeye karşı aşılanmış bir hayvanın özellikle atın kanından elde edilen sıvı madde
    • "Kuş palazı serumu."
  3. Hücre yenilenmesini hızlandıran, deriyi besleyen, su kaybını, cildin solunumunu ve doğal savunmasını kuvvetlendiren sıvı

SEKTE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Durma, kesintiye uğrama, kesilme, durgu
    • "İki doktor da bunun bir kalp sektesinden olduğuna rapor verdiler." (Aka Gündüz)
    • "Sorular sorar ve dersimi sekteye uğratırdı." (Halit Fahri Ozansoy)
  2. Bozukluk
  3. İnme, felç

SEÇİŞ

  1. [isim] Seçme işi veya durumu

SEPYA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Mürekkep balığından alınan koyu siyah boya
  2. [sıfat] Bu boya ile yapılan (resim)

SEVME

  1. [isim] Sevmek işi

SEBAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sözünden veya kararlarından dönmeme, bir işi sonuna değin sürdürme, direşme
    • "Fakat şu var ki çocuklar arzularında sebat göstermiyorlar." (Halide Edip Adıvar)

SEHİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hisse bedeli
  2. Pay, hisse

SEPET

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Saz, kamış veya ince dallardan örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap
    • "Patrona kalsa sepet havasını çoktan çalardı." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [sıfat] Bu kabın aldığı ölçüde
    • "Bir sepet elma."
  3. [sıfat] Bu kap biçiminde örülerek yapılmış
    • "Sepet sandık. Sepet araba."
  4. Sazdan örülmüş balık kapanı
  5. Motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm
  6. Basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ

SEHİV

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yanıltı

SETİK

  1. [isim] İnce bulgur

SEHER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sabahın güneş doğmadan önceki zamanı, tan ağartısı
    • "... deniz ise sanki dibinden doğmaya başlayan güneşle seher vaktinin nemli, taze cilasını almıştı." (Refik Halit Karay)

SERİŞ

  1. [isim] Serme işi veya biçimi

SEÇAL

  1. [isim] Kafeterya, lokanta, mağaza vb. yerlerde yemeği alma, parayı kasaya ödeme gibi bazı hizmetlerin alıcı tarafından yerine getirilmesi

SERGİ

  1. [isim] Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer
    • "Bir karpuz sergisi açabilmek için projeler yapmakta idi." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Şehir Galerisi'nde açtığı ilk sergide, yalnız zevkine ve hünerine değil, sabrına da şaştım." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü
    • "Resim, heykel, seramik, el işleri sergisi ne olursa gidiyorum." (Haldun Taner)
  3. Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer, meşher
  4. Yaygı, kilim

SEKİL

  1. [isim] At, eşek ve sığırların ayaklarında bileğe veya dize kadar çıkan beyazlık, seki (II)

SEVİM

  1. [isim] Sevme işi, sevgi
  2. Bir kimsede, bir şeyde bulunan ve o kimse veya şeyi başkalarına sevdiren özellik

SEMAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Diş köklerini kaplayan sert madde
  2. Bir metalle temas durumunda ısıtılan ve yüksek sıcaklıkta ayrışarak taşıdığı elementlerden bir veya birçoğunu o metalin yüzeyine yayan madde

SEMİZ

  1. [sıfat] Şişman
    • "Semiz ve romatizmalı olan bu adam, suya ayağını bile değdirmemiştir." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Eti, yağı çok olan, tavlı
    • "Semizlerini seçin de kalan altı hindiyi ... gönderin." (Burhan Felek)

SELEK

  1. [sıfat] Cömert

SEKEL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir hastalıktan sonra yerleşip kalan işlev veya doku bozukluğu
    • "Kırık ve çıkık sekellerine kaplıca yararlıdır."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü