Başında savur olan 12 kelime var. Savur ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde savur olan kelimeler listesine ya da sonu savur ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında savur bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
SAVURABİLMEK
SAVURABİLME, SAVURGANLIK
SAVURGANCA
SAVURTMAK
SAVURGAN, SAVURMAK, SAVURTMA, SAVURTUŞ
SAVURMA, SAVURUŞ
SAVUR
Savur Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
SAVUR
4 Harfli Kelimeler
ASUR, SURA, SUVA
3 Harfli Kelimeler
RUA, RUS, SAV, SUR, VAR
2 Harfli Kelimeler
AR, AS, AV, RA, SU, UR, US
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAVURABİLMEK
-
-
[-i]
Savurma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-i]
Savurma ihtimali veya imkânı bulunmak
- SAVURABİLME
-
-
[isim]
Savurabilmek işi
-
[isim]
Savurabilmek işi
- SAVURGANLIK
-
-
[isim]
Bakınız tutumsuzluk
- "Bu göze görünmeyen güçlü finans canavarları, savurganlığı teşvik ediyorlar."
-
[isim]
Bakınız tutumsuzluk
- SAVURGANCA
-
-
[zarf]
Bakınız tutumsuzca
-
[zarf]
Bakınız tutumsuzca
- SAVURTMAK
-
-
[-i]
Savrulmasına sebep olmak, savrulmasını sağlamak
- "Adamakıllı bol entarisinin eteklerini savurta savurta geldi, başköşeye kuruldu."
-
[-i]
Savrulmasına sebep olmak, savrulmasını sağlamak
- SAVURMAK
-
-
[-i]
Havaya atıp dağıtmak
- "İşçiler buğdayı savurmakta ve taneyi samandan ayırmaktadır."
-
Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak
-
Kaldırıp atmak; fırlatmak
- "Adam birden silkinip beni yavaşça yana savurdu."
-
[nesnesiz]
Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak
- "Kılıç savurmak. Değnek savurmak."
-
Bir sıvının havalanmasını sağlamak, kaynayan sıvının taşmasını önlemek veya sıvıyı soğutmak amacıyla bir kaptan veya yerden alıp yine kendi kabına veya yerine dökmek
- "Sarnıcın suyunu savurmak."
-
Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak
- "Ayaklarını boşluğa savururken küçük dolap gürültüyle yıkıldı."
-
[nesnesiz]
Yalan, küfür vb. söylemek
- "Onun bütün çapkınlığı Solmaz'a yoldan geçerken savurduğu birkaç kelimeden ibaretti."
-
[mecaz]
Boşuna ve çok miktarda harcamak; israf etmek
- "Paraları savurmak."
-
[-i]
Havaya atıp dağıtmak
- SAVURGAN
-
-
[sıfat]
Bakınız tutumsuz
-
[sıfat]
Bakınız tutumsuz
- SAVURTUŞ
-
-
[isim]
Savurtmak işi
- "Omuzlarına dalga dalga inen bal sarısı saçlarını, başının bir hareketiyle şöyle geriye savurtuşu unutulur gibi miydi?"
-
[isim]
Savurtmak işi
- SAVURTMA
-
-
[isim]
Savurtmak işi
-
[isim]
Savurtmak işi
- SAVURMA
-
-
[isim]
Savurmak işi
- "Adam ise eldivenli eliyle zırhın öbür ucuna yapışmış, delikanlıyı sağa sola savurmaya başlamıştı."
-
[spor]
Kol, bacak vb. vücut bölümlerinin ağırlıklarından yararlanarak omuz ve uyluk eklemleri çevresinde türlü yönlere doğru hızla çevirme
-
[isim]
Savurmak işi
- SAVURUŞ
-
-
[isim]
Savurmak işi
-
[isim]
Savurmak işi
- SAVUR
-
-
[isim]
Mardin iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Mardin iline bağlı ilçelerden biri