Başında sala olan 38 kelime var. Sala ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sala olan kelimeler listesine ya da sonu sala ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında sala bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

SALAHİYETSİZLİK

14 Harfli Kelimeler

SALAHİYETLİLİK

13 Harfli Kelimeler

SALAMURACILIK

12 Harfli Kelimeler

SALAHİYETSİZ, SALAHİYETTAR

11 Harfli Kelimeler

SALAHİYETLİ, SALAKLAŞMAK, SALAMURALIK, SALATÜSELAM

10 Harfli Kelimeler

SALABİLMEK, SALAKLAŞMA, SALAMANDRA, SALAMURACI

9 Harfli Kelimeler

SALABİLME, SALAHİYET, SALAMANJE, SALAPURYA, SALATALIK, SALATASIZ

8 Harfli Kelimeler

SALAKLIK, SALAMURA, SALANGAN, SALAŞLIK, SALAŞPUR, SALATALI

7 Harfli Kelimeler

SALABET, SALACAK, SALAKÇA, SALARCA, SALAVAT

6 Harfli Kelimeler

SALATA

5 Harfli Kelimeler

SALAH, SALAK, SALAM, SALAR, SALAŞ, SALAT

4 Harfli Kelimeler

SALA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sala Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A L S

4 Harfli Kelimeler

ASAL, ASLA, SALA

3 Harfli Kelimeler

ALA, ASA, SAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AS, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SALAHİYETSİZLİK

  1. [isim] Bakınız yetkisizlik
SALAHİYETLİLİK

  1. [isim] Bakınız yetkililik
SALAMURACILIK

  1. [isim] Salamuracının yaptığı iş
    • "Zeytin salamuracılığı."
SALAHİYETTAR

Kelime Kökeni: Arapça ṣalāḥiyyet + Farsça -dār

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız yetkili
    • "Bozkurdun geçtiği deliği eriterek Türkleri geniş dünyaya çıkartan Ergenekon masalındaki demirci, Nevruz’a kurtuluş günü dedirtmek için Feridun’dan daha az salahiyettar mıdır?" (Mahmut Utar)
SALAHİYETSİZ

  1. [sıfat] Bakınız yetkisiz
    • "... bu kış gününde, yorganından bile ayrı düşmüş binlerce vatandaş, herkesi ve her şeyi, salahiyetli ve salahiyetsiz olduğu her vasıtayla imdada çağırıyor." (Necip Fazıl Kısakürek)
SALAKLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Salakça davranışlarda bulunmak; salozlaşmak
SALAHİYETLİ

  1. [sıfat] Bakınız yetkili
    • "Kral, meclis kararlarını reddetmeye mi, erteletmeye mi salahiyetli olacak?" (Necip Fazıl Kısakürek)
SALAMURALIK

  1. [sıfat] Salamura yapmaya elverişli
  2. Salamura yapmaya ayrılmış
    • "Daha fazla tuz tüketmeleri için her bir köylü yılda en az üç buçuk kilo yemeklik, ayrıca bir miktar da salamuralık ve hayvanları için tuz almak zorunda bırakılıyordu." (Sipahi Çataltepe)
SALATÜSELAM

Kelime Kökeni: Arapça ṣalāt + selām

  1. [isim, din bilimi] Hz. Peygambere ve onun soyundan gelenlere saygı bildirmek için okunan dua
    • "İki saattir eski geyik postu seccadesinin üstünde salatüselam çeken Fatma Hanım, tüneğinden inecek bir anaç tavuk edasıyla ayağa kalkınca birdenbire hiddetlendi." (Ömer Seyfettin)
SALAMANDRA

Kelime Kökeni: Fransızca salamandre

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız semender
  2. Odalar arasında gezdirilebilen bir tür kömür sobası
    • "Sac sobasından, çinisinden, salamandrasına kadar bu nesneler yaşayışın orta katında oturan insanlara benzerler." (Nâzım Hikmet)
SALABİLMEK

  1. [-i] Salma ihtimali veya imkânı bulunmak
SALAKLAŞMA

  1. [isim] Salaklaşmak işi; salozlaşma
SALAMURACI

  1. [isim] Salamura yapan kimse
SALATALIK

  1. [isim] Bakınız hıyar (I)
    • "Babası küçük bostanda yere eğilmiş, salatalıkları koparıyor." (Peyami Safa)
  2. [sıfat] Salata yapmak için kullanılan
    • "Salatalık domates."
SALAHİYET

Kelime Kökeni: Arapça ṣalāḥiyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yetki
    • "Bu cezai salahiyet hangi kanunla tespit edilmiştir, bilmiyorum." (Nâzım Hikmet)
SALATASIZ

  1. [sıfat] Salata bulunmayan
  2. [zarf] Salata olmadan
    • "Bu hızla domates doğramaya devam ederse evin sahibi eve geldiğinde sofra salatasız kurulmuş olacaktı." (Hakan Yel)
SALAPURYA

Kelime Kökeni: İtalyanca scialuppa

  1. [isim, denizcilik] Ticaret eşyası taşımakta kullanılan, 10-15 tonluk, üçgen biçiminde yelkeni olan ticaret gemisi
    • "Fakat kotranın altındaki safra onu kurtarır da safrasız salapurya birdenbire alabora oluverir." (Necip Fazıl Kısakürek)
SALAMANJE

Kelime Kökeni: Fransızca salle à manger

  1. [isim] Bakınız yemek odası
    • "Soldan birinci kapının açıldığı oda, antreden doğrudan girilen odanın yani bizim salon dediğimiz odanın salamanjesiydi." (Emre Kongar)
SALABİLME

  1. [isim] Salabilmek işi
SALATALI

  1. [sıfat] Salata bulunan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü