Başında sala olan 38 kelime var. Sala ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sala olan kelimeler listesine ya da sonu sala ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında sala bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
SALAHİYETSİZLİK
SALAHİYETLİLİK
SALAMURACILIK
SALAHİYETSİZ, SALAHİYETTAR
SALAHİYETLİ, SALAKLAŞMAK, SALAMURALIK, SALATÜSELAM
SALABİLMEK, SALAKLAŞMA, SALAMANDRA, SALAMURACI
SALABİLME, SALAHİYET, SALAMANJE, SALAPURYA, SALATALIK, SALATASIZ
SALAKLIK, SALAMURA, SALANGAN, SALAŞLIK, SALAŞPUR, SALATALI
SALABET, SALACAK, SALAKÇA, SALARCA, SALAVAT
SALATA
SALAH, SALAK, SALAM, SALAR, SALAŞ, SALAT
SALA
Sala Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ASAL, ASLA, SALA
3 Harfli Kelimeler
ALA, ASA, SAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AS, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SALAHİYETSİZLİK
-
-
[isim]
Bakınız yetkisizlik
-
[isim]
Bakınız yetkisizlik
- SALAHİYETLİLİK
-
-
[isim]
Bakınız yetkililik
-
[isim]
Bakınız yetkililik
- SALAMURACILIK
-
-
[isim]
Salamuracının yaptığı iş
- "Zeytin salamuracılığı."
-
[isim]
Salamuracının yaptığı iş
- SALAHİYETTAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣalāḥiyyet + Farsça -dār
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yetkili
- "Bozkurdun geçtiği deliği eriterek Türkleri geniş dünyaya çıkartan Ergenekon masalındaki demirci, Nevruz’a kurtuluş günü dedirtmek için Feridun’dan daha az salahiyettar mıdır?"
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yetkili
- SALAHİYETSİZ
-
-
[sıfat]
Bakınız yetkisiz
- "... bu kış gününde, yorganından bile ayrı düşmüş binlerce vatandaş, herkesi ve her şeyi, salahiyetli ve salahiyetsiz olduğu her vasıtayla imdada çağırıyor."
-
[sıfat]
Bakınız yetkisiz
- SALAKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Salakça davranışlarda bulunmak; salozlaşmak
-
[nesnesiz]
Salakça davranışlarda bulunmak; salozlaşmak
- SALAHİYETLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız yetkili
- "Kral, meclis kararlarını reddetmeye mi, erteletmeye mi salahiyetli olacak?"
-
[sıfat]
Bakınız yetkili
- SALAMURALIK
-
-
[sıfat]
Salamura yapmaya elverişli
-
Salamura yapmaya ayrılmış
- "Daha fazla tuz tüketmeleri için her bir köylü yılda en az üç buçuk kilo yemeklik, ayrıca bir miktar da salamuralık ve hayvanları için tuz almak zorunda bırakılıyordu."
-
[sıfat]
Salamura yapmaya elverişli
- SALATÜSELAM
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣalāt + selām
-
[isim, din bilimi]
Hz. Peygambere ve onun soyundan gelenlere saygı bildirmek için okunan dua
- "İki saattir eski geyik postu seccadesinin üstünde salatüselam çeken Fatma Hanım, tüneğinden inecek bir anaç tavuk edasıyla ayağa kalkınca birdenbire hiddetlendi."
-
[isim, din bilimi]
Hz. Peygambere ve onun soyundan gelenlere saygı bildirmek için okunan dua
- SALAMANDRA
-
Kelime Kökeni: Fransızca salamandre
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız semender
-
Odalar arasında gezdirilebilen bir tür kömür sobası
- "Sac sobasından, çinisinden, salamandrasına kadar bu nesneler yaşayışın orta katında oturan insanlara benzerler."
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız semender
- SALABİLMEK
-
-
[-i]
Salma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-i]
Salma ihtimali veya imkânı bulunmak
- SALAKLAŞMA
-
-
[isim]
Salaklaşmak işi; salozlaşma
-
[isim]
Salaklaşmak işi; salozlaşma
- SALAMURACI
-
-
[isim]
Salamura yapan kimse
-
[isim]
Salamura yapan kimse
- SALATALIK
-
-
[isim]
Bakınız hıyar (I)
- "Babası küçük bostanda yere eğilmiş, salatalıkları koparıyor."
-
[sıfat]
Salata yapmak için kullanılan
- "Salatalık domates."
-
[isim]
Bakınız hıyar (I)
- SALAHİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣalāḥiyyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yetki
- "Bu cezai salahiyet hangi kanunla tespit edilmiştir, bilmiyorum."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yetki
- SALATASIZ
-
-
[sıfat]
Salata bulunmayan
-
[zarf]
Salata olmadan
- "Bu hızla domates doğramaya devam ederse evin sahibi eve geldiğinde sofra salatasız kurulmuş olacaktı."
-
[sıfat]
Salata bulunmayan
- SALAPURYA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca scialuppa
-
[isim, denizcilik]
Ticaret eşyası taşımakta kullanılan, 10-15 tonluk, üçgen biçiminde yelkeni olan ticaret gemisi
- "Fakat kotranın altındaki safra onu kurtarır da safrasız salapurya birdenbire alabora oluverir."
-
[isim, denizcilik]
Ticaret eşyası taşımakta kullanılan, 10-15 tonluk, üçgen biçiminde yelkeni olan ticaret gemisi
- SALAMANJE
-
Kelime Kökeni: Fransızca salle à manger
-
[isim]
Bakınız yemek odası
- "Soldan birinci kapının açıldığı oda, antreden doğrudan girilen odanın yani bizim salon dediğimiz odanın salamanjesiydi."
-
[isim]
Bakınız yemek odası
- SALABİLME
-
-
[isim]
Salabilmek işi
-
[isim]
Salabilmek işi
- SALATALI
-
-
[sıfat]
Salata bulunan
-
[sıfat]
Salata bulunan