Başında sal olan 7 harfli 21 kelime var. Sal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sal olan kelimeler listesine ya da sonu sal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında sal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L S

3 Harfli Kelimeler

SAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AS, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SALINIM

  1. [isim] Salınmak işi
  2. [fizik] Düzenli olarak hep aynı konumlardan aynı hızla geçen bir nesnenin hareketi; raks
SALINIŞ

  1. [isim] Salınmak işi
SALHANE

Kelime Kökeni: Arapça salḫ + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kesimevi
    • "Şiir salhaneye merbut bir müessesedir ve içinde sakatattan yalnız kalp parçaları satılmaktadır." (Asaf Halet Çelebi)
SALINMA

  1. [isim] Salınmak işi
    • "Belki de bu, çıkıp salınması beklenen bir sevgiliye söylenmiş iştiyaklı bir yalvarıştır." (Sâmiha Ayverdi)
SALDIRI

  1. [isim] Kötülük yapmak, yıpratmak amacıyla doğrudan doğruya silahlı veya silahsız bir eylemde bulunma; hücum, taarruz, tecavüz
    • "Ancak delikanlı, kargının sapını yere gömüp ucunu ata doğrultarak hasmının saldırısını engelliyordu." (İhsan Oktay Anar)
SALİMEN

Kelime Kökeni: Arapça sālimen

  1. [zarf] Sağ ve esen olarak, hiçbir kötü durumla karşılaşmadan
    • "Canını kurtarıp salimen bugünlere ulaşabildiği için kendisini şanslı sayardı." (Kerim Korcan)
SALİPLİ

  1. [sıfat] Salibi olan
    • "Alman zabitlerinin rugan çizmeli, demir salipli ve tek gözlüklü saltanatını yadırgayıp..." (Attilâ İlhan)
SALINTI

  1. [isim] Salınmak işi
SALÇALI

  1. [sıfat] Salça konmuş, içinde salça olan
SALABET

Kelime Kökeni: Arapça ṣalābet

  1. [isim, eskimiş] Katılık, sağlamlık
    • "Eski cumhurbaşkanı kendi görüşü uzantısında böyle bir salabet örneği vermişti." (Haldun Taner)
SALARCA

  1. [isim] Bakınız Salar Türkçesi
SALAKÇA

  1. [sıfat] Salağa benzer, salak gibi
    • "Karacı ve denizcilerin birbirine karşı zor kullanma durumuna müsaade eden salakça bir emir." (Atilla Kıyat)
  2. [zarf] Salağa benzer bir biçimde
    • "Akıllıca laf etmek istedim ama salakça çıktı ağzımdan." (Cengiz Dağcı)
SALAVAT

Kelime Kökeni: Arapça ṣalavāt

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Namazlar
  2. [din bilimi] Hz. Muhammed'e saygı bildirmek için okunan dua
  3. [spor] Yağlı güreşte, yarışmalardan önce cazgırın okuduğu dua
SALGILI

  1. [sıfat] Salgı çıkaran veya üreten
SALACAK

  1. [isim] Bakınız teneşir
SALKIMA

  1. [isim] Salkımak durumu
SALLAMA

  1. [isim] Sallamak işi
  2. Bakınız poşet çay
SALİHLİ

  1. [isim] Manisa iline bağlı ilçelerden biri
SALNAME

Kelime Kökeni: Farsça sāl + nāme

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yıllık
SALEPÇİ

  1. [isim] Salep yapıp satan kimse
    • "Bir salepçinin kalaylı güğümü tütüyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü