Başında sal olan 11 harfli 18 kelime var. Sal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sal olan kelimeler listesine ya da sonu sal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında sal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L S

3 Harfli Kelimeler

SAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AS, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SALGINCILIK

  1. [isim, eskimiş] Salgıncının yaptığı iş
SALOZLAŞMAK

  1. [nesnesiz, argo] Bakınız salaklaşmak
SALTANATSIZ

  1. [sıfat] Gösterişsiz, görkemsiz
SALINCAKSIZ

  1. [sıfat] Salıncağı olmayan
    • "Salıncaksız park."
  2. [zarf] Salıncak olmadan
    • "Bayramım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi gözüme yaş doldu." (Sait Faik Abasıyanık)
SALLANTISIZ

  1. [sıfat] Sallantısı olmayan
SALINABİLME

  1. [isim] Salınabilmek işi
SALAMURALIK

  1. [sıfat] Salamura yapmaya elverişli
  2. Salamura yapmaya ayrılmış
    • "Daha fazla tuz tüketmeleri için her bir köylü yılda en az üç buçuk kilo yemeklik, ayrıca bir miktar da salamuralık ve hayvanları için tuz almak zorunda bırakılıyordu." (Sipahi Çataltepe)
SALLANDIRMA

  1. [isim] Sallandırmak işi
SALAKLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Salakça davranışlarda bulunmak; salozlaşmak
SALGILATMAK

  1. [-i] Salgılama işini yaptırmak
SALGILAYICI

  1. [isim] Salgı üreten organ veya doku
SALIVERİLME

  1. [isim] Salıverilmek işi
    • "Bu ürpertici mekândan dışarı salıverilmesini de dostluk gösterisinin bir devamı olarak yorumlamıştı." (İhsan Oktay Anar)
SALATÜSELAM

Kelime Kökeni: Arapça ṣalāt + selām

  1. [isim, din bilimi] Hz. Peygambere ve onun soyundan gelenlere saygı bildirmek için okunan dua
    • "İki saattir eski geyik postu seccadesinin üstünde salatüselam çeken Fatma Hanım, tüneğinden inecek bir anaç tavuk edasıyla ayağa kalkınca birdenbire hiddetlendi." (Ömer Seyfettin)
SALEPGİLLER

  1. [isim, bitki bilimi] Tek çeneklilerden, vanilya, orkide, venüsçarığı, salep vb. bitkileri içine alan bir familya
SALÇALANMAK

  1. [nesnesiz] Salça durumuna gelmek
SALGINLAŞMA

  1. [isim] Salgınlaşmak işi
SALİNOMETRE

Kelime Kökeni: Fransızca salinometer

  1. [isim, denizcilik] Deniz suyundaki tuz yoğunluğunu ölçen araç
SALAHİYETLİ

  1. [sıfat] Bakınız yetkili
    • "Kral, meclis kararlarını reddetmeye mi, erteletmeye mi salahiyetli olacak?" (Necip Fazıl Kısakürek)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü