Başında s olan 9 harfli 633 kelime var. S harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde s harfi olan kelimeler listesine ya da sonu s harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında s bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIZLATMAK

  1. [-i] Sızlamasına sebep olmak
SALATASIZ

  1. [sıfat] Salata bulunmayan
  2. [zarf] Salata olmadan
    • "Bu hızla domates doğramaya devam ederse evin sahibi eve geldiğinde sofra salatasız kurulmuş olacaktı." (Hakan Yel)
SARIDİKEN

  1. [isim, bitki bilimi] Dikenli, tüylü, iki veya çok yıllık otsu bir bitki (Scolymus hispanicus)
SAGUCULUK

  1. [isim] Bakınız ağıtçılık
SİSMOGRAF

Kelime Kökeni: Fransızca sismographe

  1. [isim] Bakınız depremölçer
SÜRMANŞET

Kelime Kökeni: Fransızca sur manchette

  1. [isim] Gazetelerin birinci sayfasındaki logonun üzerinde kullanılan başlık
SARARTMAK

  1. [-i] Rengini sarıya çevirmek, sararmasına yol açmak
SESLETMEK

  1. [-i] Sesleme işini yaptırmak
SAĞMALLIK

  1. [isim] Sağmal olma durumu
SÖMÜRÜLME

  1. [isim] Sömürülmek işi
    • "Köylünün sömürülmesi üzerine başka oyunlar da yazılmıştır." (Metin And)
SERAMİKÇİ

  1. [isim] Seramikle uğraşan kimse
SALAMANJE

Kelime Kökeni: Fransızca salle à manger

  1. [isim] Bakınız yemek odası
    • "Soldan birinci kapının açıldığı oda, antreden doğrudan girilen odanın yani bizim salon dediğimiz odanın salamanjesiydi." (Emre Kongar)
SAFSATACI

  1. [sıfat] Boş, temelsiz, asılsız konuşan (kimse)
SARSALAMA

  1. [isim] Sarsalamak işi
SENDELEME

  1. [isim] Sendelemek işi
SEKBANLIK

  1. [isim] Sekban olma durumu
SİKLEMEME

  1. [isim, kaba konuşmada] Siklememek işi
SERMAYELİ

  1. [sıfat] Sermayesi olan
SEVEBİLME

  1. [isim] Sevebilmek işi
SIZLANMAK

  1. [nesnesiz] Kendine yapılan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak; yakınmak (II), şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek
    • "Yandaki evin gelini geceleri sabahlara kadar, sabahtan da akşama kadar sızlanıyordu." (Ayla Kutlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü