Başında s olan 9 harfli 633 kelime var. S harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde s harfi olan kelimeler listesine ya da sonu s harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında s bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIZLATMAK
-
-
[-i]
Sızlamasına sebep olmak
-
[-i]
Sızlamasına sebep olmak
- SALATASIZ
-
-
[sıfat]
Salata bulunmayan
-
[zarf]
Salata olmadan
- "Bu hızla domates doğramaya devam ederse evin sahibi eve geldiğinde sofra salatasız kurulmuş olacaktı."
-
[sıfat]
Salata bulunmayan
- SARIDİKEN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Dikenli, tüylü, iki veya çok yıllık otsu bir bitki (Scolymus hispanicus)
-
[isim, bitki bilimi]
Dikenli, tüylü, iki veya çok yıllık otsu bir bitki (Scolymus hispanicus)
- SAGUCULUK
-
-
[isim]
Bakınız ağıtçılık
-
[isim]
Bakınız ağıtçılık
- SİSMOGRAF
-
Kelime Kökeni: Fransızca sismographe
-
[isim]
Bakınız depremölçer
-
[isim]
Bakınız depremölçer
- SÜRMANŞET
-
Kelime Kökeni: Fransızca sur manchette
-
[isim]
Gazetelerin birinci sayfasındaki logonun üzerinde kullanılan başlık
-
[isim]
Gazetelerin birinci sayfasındaki logonun üzerinde kullanılan başlık
- SARARTMAK
-
-
[-i]
Rengini sarıya çevirmek, sararmasına yol açmak
-
[-i]
Rengini sarıya çevirmek, sararmasına yol açmak
- SESLETMEK
-
-
[-i]
Sesleme işini yaptırmak
-
[-i]
Sesleme işini yaptırmak
- SAĞMALLIK
-
-
[isim]
Sağmal olma durumu
-
[isim]
Sağmal olma durumu
- SÖMÜRÜLME
-
-
[isim]
Sömürülmek işi
- "Köylünün sömürülmesi üzerine başka oyunlar da yazılmıştır."
-
[isim]
Sömürülmek işi
- SERAMİKÇİ
-
-
[isim]
Seramikle uğraşan kimse
-
[isim]
Seramikle uğraşan kimse
- SALAMANJE
-
Kelime Kökeni: Fransızca salle à manger
-
[isim]
Bakınız yemek odası
- "Soldan birinci kapının açıldığı oda, antreden doğrudan girilen odanın yani bizim salon dediğimiz odanın salamanjesiydi."
-
[isim]
Bakınız yemek odası
- SAFSATACI
-
-
[sıfat]
Boş, temelsiz, asılsız konuşan (kimse)
-
[sıfat]
Boş, temelsiz, asılsız konuşan (kimse)
- SARSALAMA
-
-
[isim]
Sarsalamak işi
-
[isim]
Sarsalamak işi
- SENDELEME
-
-
[isim]
Sendelemek işi
-
[isim]
Sendelemek işi
- SEKBANLIK
-
-
[isim]
Sekban olma durumu
-
[isim]
Sekban olma durumu
- SİKLEMEME
-
-
[isim, kaba konuşmada]
Siklememek işi
-
[isim, kaba konuşmada]
Siklememek işi
- SERMAYELİ
-
-
[sıfat]
Sermayesi olan
-
[sıfat]
Sermayesi olan
- SEVEBİLME
-
-
[isim]
Sevebilmek işi
-
[isim]
Sevebilmek işi
- SIZLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kendine yapılan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak; yakınmak (II), şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek
- "Yandaki evin gelini geceleri sabahlara kadar, sabahtan da akşama kadar sızlanıyordu."
-
[nesnesiz]
Kendine yapılan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak; yakınmak (II), şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek