Başında sü olan 7 harfli 63 kelime var. Sü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sü olan kelimeler listesine ya da sonu sü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında sü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sü Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
SÜ, ÜS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÜSLÜCE
-
-
[sıfat]
Süslüye yakın
- "Bu oda hakikaten biraz süslüceydi."
-
[sıfat]
Süslüye yakın
- SÜRGÜLÜ
-
-
[sıfat]
Sürgü kolu olan
- "Sürgülü kapı. Sürgülü pencere."
-
Sürgüsü itilmiş, sürgülenmiş olan
-
[sıfat]
Sürgü kolu olan
- SÜPÜRGE
-
-
[isim]
Süpürme işinde kullanılan araç
- "Hasta bakıcının elinden süpürgeyi kaparak ut gibi çalmaya başlamış."
-
Bakınız elektrikli süpürge
-
[isim]
Süpürme işinde kullanılan araç
- SÜPÜRME
-
-
[isim]
Süpürmek işi
-
[isim]
Süpürmek işi
- SÜRTMEK
-
-
[-e, -i]
Bir şeyi bastırarak diğer bir şeyin üzerinden geçirmek
- "Cemal ellerini hızlı hızlı birbirine sürttü."
-
Bir şeyi bir yere dokundurmak
-
[nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
Başıboş dolaşmak, yararsız dolaşmak
- "Çocukcağız birkaç gün sokaklarda sürtmüş."
-
[-e, -i]
Bir şeyi bastırarak diğer bir şeyin üzerinden geçirmek
- SÜPÜRÜŞ
-
-
[isim]
Süpürmek işi
-
[isim]
Süpürmek işi
- SÜREMLİ
-
-
[sıfat]
Belirli bir zaman ilgisi bulunan
- "Bu oyunların bir özelliği de süremli olmaları, gün tün eşitliği, gün durumu, kış yarısı, yılbaşı gibi belli günlerde yapılmalarıdır."
-
[sıfat]
Belirli bir zaman ilgisi bulunan
- SÜKUNET
-
Kelime Kökeni: Arapça sukūnet
-
[isim]
Bakınız dinginlik
- "İlim oldukça gelişmiş bir zekâ, dikkat, çalışkanlık, sükûnet ve ağırbaşlılık ister."
-
Huzurlu, rahat olma; sükûn
- "Birdenbire kendinde müthiş bir sükûnet, tarifsiz bir rahatlık hissetti."
-
Dinme, yatışma
-
[isim]
Bakınız dinginlik
- SÜBEKLİ
-
-
[sıfat]
Sübeği olan
- "Beşikler sübekli olduğu gibi bazı salıncakların alt kısmında da sübek geçecek bir delik mevcuttur."
-
[sıfat]
Sübeği olan
- SÜVETER
-
Kelime Kökeni: İngilizce sweater
-
[isim]
Genellikle altına gömlek veya bluz giyilen kolsuz kazak
- "Cırcırı açık, yamalı bir keten pantolonu, yırtık süveteri ve eskimiş terlikleri olan on yaşlarındaki çorapsız bir velet cebindeki bozuklukların tamamını verince duygulandım."
-
[isim]
Genellikle altına gömlek veya bluz giyilen kolsuz kazak
- SÜRÜLME
-
-
[isim]
Sürülmek işi
- "Kınanın akşamdan yoğrulup ellere ve ayaklara taşırmadan, çizgileri aşmadan sürülmesi lazımdır."
-
Piyasaya çıkarılma
- "Yeni paraların piyasaya sürülmesi için hazırlıklar yapılıyor."
-
[isim]
Sürülmek işi
- SÜTOĞUL
-
-
[isim]
Bir kadının kendi çocuğu değilken emzirdiği ve kocasıyla birlikte evlat olarak benimsediği erkek çocuk
- "Benden başka eve gelen erkekler hep hısım akraba, hep süt oğul, ahret evladı filandı."
-
[isim]
Bir kadının kendi çocuğu değilken emzirdiği ve kocasıyla birlikte evlat olarak benimsediği erkek çocuk
- SÜTLÜCE
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız düğün çiçeği
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız düğün çiçeği
- SÜLÜMEN
-
Kelime Kökeni: Arapça suleymānī
-
[isim, kimya]
Bakınız ak sülümen
-
[isim, kimya]
Bakınız ak sülümen
- SÜTUNLU
-
-
[sıfat]
Sütunu olan
- "Fakültemizin sütunlu salonu binlerce gencin yoğun duygularının, önemli anılarının mekânıdır."
-
[sıfat]
Sütunu olan
- SÜRYANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça suryānī
-
[isim]
Samilerin Arami kolunun doğu bölümünde olan bir Hristiyan topluluğu ve bu topluluktan olan kimse
-
[isim]
Samilerin Arami kolunun doğu bölümünde olan bir Hristiyan topluluğu ve bu topluluktan olan kimse
- SÜRPRİZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca surprise
-
[isim]
Beklenmeyen ve insanı şaşırtarak sevindiren veya üzen olay, beklenmedik durum; şaşırtı
- "Kocam bugün gazeteci arkadaşlarına bir sürpriz parti vermek istiyor."
-
[isim]
Beklenmeyen ve insanı şaşırtarak sevindiren veya üzen olay, beklenmedik durum; şaşırtı
- SÜRÜNÜŞ
-
-
[isim]
Sürünmek işi
- "Kolay değil doğrusu, enginlerde kanat çırpmaya alışık bir kuşun böyle han avlularında sürünüşü."
-
[isim]
Sürünmek işi
- SÜRŞARJ
-
Kelime Kökeni: Fransızca surcharge
-
[isim]
Bir sayının, kelimenin yerine geçmek için üzerine başka bir sayı veya kelime basma işi
- "Çoğu kez pullara sürşarj yapılır."
-
[isim]
Bir sayının, kelimenin yerine geçmek için üzerine başka bir sayı veya kelime basma işi
- SÜSLEME
-
-
[isim]
Süslemek işi; bezeme, bezekleme, donama, tezyin
-
Süsleri yerleştirme biçimi veya sanatı
-
Sanat eserlerinin yüzeyini süslemek için kullanılan motif, oyma vb
-
[isim]
Süslemek işi; bezeme, bezekleme, donama, tezyin