Başında sü olan 10 harfli 57 kelime var. Sü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sü olan kelimeler listesine ya da sonu sü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında sü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sü Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

S Ü

2 Harfli Kelimeler

SÜ, ÜS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÜTANNELİK

  1. [isim] Sütanne olma durumu; sütanalık, sütninelik
SÜRÜŞTÜRME

  1. [isim] Sürüştürmek işi
SÜRÜKLENME

  1. [isim] Sürüklenmek işi
SÜRGÜLEMEK

  1. [-i] Sürgü sürerek kapamak
  2. Sürgü ile bastırarak düzeltmek
SÜRMELEMEK

  1. [-i] Sürmeyi sürüp kapamak
    • "İlk iş olarak hemen koştum, oda kapısını sürmeledim." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Göze sürme çekmek
SÜMEROLOJİ

Kelime Kökeni: Fransızca sumerologie

  1. [isim] Sümer dili ve eserlerini konu alan bilim dalı
SÜZEBİLMEK

  1. [-i] Süzme ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Süzmeye gücü yetmek
SÜTRELEMEK

  1. [-i] Sütre ile kaplamak
SÜLFATLAMA

  1. [isim] Mantar hastalıklarına karşı bitkilere bakır sülfat, demir sülfat püskürtme veya bitkileri bu maddelere bulama işlemi
SÜRÜKLENİŞ

  1. [isim] Sürüklenmek işi
    • "Bu durdurulmaz sürüklenişte Osmanlı ordusunun lime lime üniforması büsbütün paralanıyor, yamalar uçuşup erlerin, subayların etleri edep yerlerine kadar açılıyordu." (Kemal Tahir)
SÜTBABALIK

  1. [isim] Sütbaba olma durumu
SÜNGÜLENME

  1. [isim] Süngülenmek işi
SÜRÜKLEMEK

  1. [-i] Bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek; sürümek
    • "Prenses koluma girdi, sürüklercesine büfeye götürdü." (Aka Gündüz)
  2. Akarsu alıp götürmek
    • "Sakarya nehri kırılmış söğüt dallarını, saman çöplerini sürüklüyordu." (Attilâ İlhan)
  3. [mecaz] İstekli olmayan birini bir yere götürmek, getirmek
    • "Seni bırakmam vallahi diyor ve bazen gittiği yerlere bile onu sürükleyip götürmek istiyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. [-e, -i, mecaz] Bir kimseyi, bir işi yapmaya zorlamak
  5. [-e, -i, mecaz] Bir kimseyi aldatarak kötü bir duruma, sona doğru götürmek
    • "Hepimizi bu dipsiz denizin enginlerinde mahvolmaya sürükledin, dediler." (Ahmet Kabaklı)
  6. [-e, -i, mecaz] İlgi uyandırarak bırakamayacak duruma getirmek, çok ilgilendirmek
    • "Benim çağdaşlarımdan kim bilir kaç bin genci bahtiyar rüyalara sürüklemiştir." (Yusuf Ziya Ortaç)
SÜRÜKLETME

  1. [isim] Sürükletmek işi
SÜLÜKÇÜLÜK

  1. [isim] Sülükçünün yaptığı iş
SÜRMELENME

  1. [isim] Sürmelenmek işi
SÜPÜRGESİZ

  1. [sıfat] Süpürgesi olmayan
SÜRESİZLİK

  1. [isim] Süresiz olma durumu
SÜRTÜNMELİ

  1. [zarf] Sürtünerek
  2. [sıfat] Sürtünme yoluyla olan
    • "Kayalardan aşağı kütük yuvarlar gibi sürtünmeli bir sesle konuşuyor." (Fakir Baykurt)
SÜRDÜRÜLME

  1. [isim] Sürdürülmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü