Sonunda ret olan 5 harfli 12 kelime var. RET ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ret olan kelimeler listesine ya da başında ret olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ret Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
RET, TER
2 Harfli Kelimeler
ER, ET, RE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TARET
-
Kelime Kökeni: İngilizce turret
-
[isim, askerlik]
Gemilerde veya kalelerde, topçu mevzilerinde topun makine bölümünü ve topçuları koruyacak biçimde yapılmış zırhlı kule
- "Payitahtın göbeğinde demirletip taretlerini saraylara çevirmiş olduklarını görünce cinleri tepesinde toplanıyordu."
-
[isim, askerlik]
Gemilerde veya kalelerde, topçu mevzilerinde topun makine bölümünü ve topçuları koruyacak biçimde yapılmış zırhlı kule
- ÜCRET
-
Kelime Kökeni: Arapça ucret
-
[isim, ekonomi]
İş gücünün karşılığı olan para veya mal; ecir
- "Ücret hizmet mukabilidir. Ne yapıyorsun ki sana para verelim?"
-
Kiralanan veya satın alınan bir şey için ödenen para
- "Fiyatından daha yüksek bir ücretle satın aldı."
-
[isim, ekonomi]
İş gücünün karşılığı olan para veya mal; ecir
- SİRET
-
Kelime Kökeni: Arapça sįret
-
[isim]
Bir kimsenin ahlakı, hayat tarzı, dışa yansıyan davranışı, kişiliği, seciyesi, karakteri, suret karşıtı
-
Bir kimsenin öz geçmişi, hayat hikâyesi
-
[isim]
Bir kimsenin ahlakı, hayat tarzı, dışa yansıyan davranışı, kişiliği, seciyesi, karakteri, suret karşıtı
- İBRET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿibret
-
[isim]
Kötü bir olaydan alınması gereken ders, uyarıcı sonuç
- "Gören göze ibret vardır her şeyde."
-
[sıfat, ağızlardan]
Çirkin, kötü, acayip
-
[isim]
Kötü bir olaydan alınması gereken ders, uyarıcı sonuç
- İŞRET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿişret
-
[isim, eskimiş]
İçki içme
- "İşret meclisi."
-
[isim, eskimiş]
İçki içme
- BARET
-
Kelime Kökeni: Fransızca barrette
-
[isim]
İşçilerin başlarına giydikleri, metal veya plastikten yapılmış koruyucu başlık
- "Madenciler madene inmeden hemen önce baret ve ışıklarını kimlik kartlarını bırakarak almaktadır."
-
Küçük takke, papaz takkesi
-
Bir süs iğnesi türü
- "İlk başta her ders için ay sonunda o dersin birincisine bir baret verilirdi."
-
[isim]
İşçilerin başlarına giydikleri, metal veya plastikten yapılmış koruyucu başlık
- AHRET
-
Kelime Kökeni: Arapça āḫiret
-
[isim]
Bakınız ahiret
-
[isim]
Bakınız ahiret
- LİRET
-
Kelime Kökeni: Fransızca lirette
-
[isim]
İtalya'nın eski para birimi
-
[isim]
İtalya'nın eski para birimi
- AVRET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿavret
-
[isim]
Bakınız edep yeri
-
[isim]
Bakınız edep yeri
- MERET
-
Kelime Kökeni: Arapça mārid
-
[isim]
Sıkıntı veren, hoşlanılmayan şeyler veya kimseler için kullanılan sövgü sözü
- "Ben de öyle söyledim. Bırakalım artık şu meredi, dedim."
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız uğursuz
-
[isim]
Sıkıntı veren, hoşlanılmayan şeyler veya kimseler için kullanılan sövgü sözü
- CÜRET
-
Kelime Kökeni: Arapça curʾet
-
[isim]
Kendini bilmezlik
- "Bu ne cüret, benimle böyle nasıl konuşursunuz?"
-
Düşüncesizce, saygıyı aşan davranış
- "Bu cüretini asla unutmayacağım."
-
Bakınız cesaret
- "Geceleri evinin bahçesinde buluşacak kadar cüreti arttırmışlar."
-
[isim]
Kendini bilmezlik
- SURET
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣūret
-
[isim]
Dış görünüş
- "İnsan suretinde bir ağaç."
-
Yazı veya resim kopyası
- "Bunun bir suretini almalı."
-
Biçim, yol, tarz
- "Onlar daimî surette güzeli, iyiyi, doğruyu görmemeye mahkûm olmuşlardır."
-
İslam felsefesinde, varlığın görünen yanı, beş duyu ile algılanan yönü, siret karşıtı
-
[ağızlardan]
Bakınız fotoğraf
-
[eskimiş]
Bakınız yüz (II)
-
[isim]
Dış görünüş