Başında renk olan 19 kelime var. RENK ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde renk olan kelimeler listesine ya da sonu renk ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

RENKLENDİRİCİ, RENKLENDİRMEK

12 Harfli Kelimeler

RENKLENDİRME

11 Harfli Kelimeler

RENKGİDEREN

10 Harfli Kelimeler

RENKLENMEK, RENKSİZLİK, RENKTAŞLIK

9 Harfli Kelimeler

RENKLEMEK, RENKLENME, RENKLİLİK, RENKÖLÇER, RENKSEMEZ

8 Harfli Kelimeler

RENKLEME

7 Harfli Kelimeler

RENKSER, RENKSİZ, RENKTAŞ

6 Harfli Kelimeler

RENKÇİ, RENKLİ

4 Harfli Kelimeler

RENK


Kelime bulma makinesi

E K N R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

RENK

3 Harfli Kelimeler

ERK, KER

2 Harfli Kelimeler

EK, EN, ER, KE, NE, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

RENKLENDİRİCİ

  1. [isim] Renk veren madde
  2. Fotoğrafçılıkta renk yaratma işlemini yapan alet
  3. Şeker, pasta, dondurma vb. besinlere organik veya inorganik olarak eklenen madde

RENKLENDİRMEK

  1. [-i] Bir şeyin renkli olmasını sağlamak
    • "Arka kapak için, dünya karikatürleri için seçtiklerini istif eder, o renklendirir..." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Neşelendirmek, canlılık ve hareket kazandırmak
    • "Hintli kadın, toplantıyı renklendirmek için herkesin kendisine bazı şeyler sormasını teklif ediyordu." (Burhan Felek)

RENKLENDİRME

  1. [isim] Renklendirmek işi
  2. Kimyasal işlemlerle tek renkli pozitif görüntüde değişik renkli sonuçlar elde etme

RENKGİDEREN

  1. [isim] Bazı maddelerin rengini yok etmekte kullanılan kimyasal madde

RENKLENMEK

  1. [nsz] Renkli duruma gelmek
  2. Canlılık, hareket kazanmak

RENKTAŞLIK

  1. [isim] Aynı renge bağlı olma veya aynı rengi taşıma, renktaş olma durumu
  2. Bir hayvanla yaşadığı ortamda renk benzerliği sağlayarak hayvanın görülmesini, hiç değilse insan gözüyle görülmesini zorlaştıran renk özdeşliği

RENKSİZLİK

  1. [isim] Renksiz olma durumu
    • "Bu açık ve soluk havanın renksizliği içinde, adanın yeşillikleri, kıyılara ve havaya yeşil kurşuni gölgeler salıyor." (Halide Edip Adıvar)
  2. Kendini belirtecek, göze çarpıcı niteliği olmama durumu

RENKÖLÇER

  1. [isim] Bir sıvının renk derecesini ölçmeye yarayan araç, kolorimetre

RENKSEMEZ

  1. [sıfat] Beyaz ışığı çözümlemeden veren, akromatik
  2. Hücrede boyayı kabul etmeyen

RENKLİLİK

  1. [isim] Renkli olma durumu

RENKLEMEK

  1. [-i] Boyamak, renk vermek

RENKLENME

  1. [isim] Renklenmek işi

RENKLEME

  1. [isim] Renklemek işi

RENKSER

  1. [sıfat] Renklerle ilgili olan, kromatik

RENKSİZ

  1. [sıfat] Rengi olmayan
    • "Islak topraklardan renksiz dumanlarla beraber keskin bir toprak kokusu yükseliyor." (Halide Edip Adıvar)
  2. Solgun görünen, soluk
    • "Bu sabah Munise biraz hasta ve renksiz uyandı." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Davranış ve düşünce yönünden belli bir niteliği olmayan
    • "Geriye kalan üç dört yolcuya gelince bunlar lalettayin ve renksiz insanlardı." (Feridun Fazıl Tülbentçi)

RENKTAŞ

  1. [sıfat] Aynı renkte olan

RENKÇİ

  1. [isim] Işığı, gölgeyi ve biçimleri renk yoluyla veren ressam
  2. Renklendiren kimse

RENKLİ

  1. [sıfat] Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan
    • "Havaya renkli fişekler atıyordu." (Peyami Safa)
  2. Neşeli, canlı, ilgi çekici
    • "Renkli bir toplantı."
    • "Aşırı renkli ve hareketli ise onu yolculukla dengeleyin, frenleyin." (Haldun Taner)
  3. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse)
    • "Renkli bir politikacı."
  4. [isim] Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film

RENK

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum
    • "Birisi sütsüz çikolata renginde, uzun boylu, geniş omuzlu, Amerikan boksörlerine benziyordu." (Aka Gündüz)
    • "Sarı yanaklarına hafif bir renk geldi." (Ömer Seyfettin)
    • "Fakat Hacı İlhami Efendi ile kızını en çok çekemeyenler bile onların vakur bir vaziyet aldıklarını, her ne olursa olsun, ele güne renk vermediklerini itirafa mecbur oldular." (Halide Edip Adıvar)
    • "Rengi uçmuş kenarları yenmiş ... bir fotoğrafı var." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Nitelik
    • "İşin rengi değişti."
    • "O bunu dostuna duyduğu hayranlığa yeni bir renk katmak sevinci ile yapıyordu." (Haldun Taner)
    • "Kadınlar da bu defa Tevfik'i dükkânın kapısında yakaladılar, aynı şeyi ona açtılar, Tevfik'in rengi uçtu, dudakları titredi." (Halide Edip Adıvar)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü