Başında puan olan 19 kelime var. Puan ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde puan olan kelimeler listesine ya da sonu puan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında puan bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

PUANLAYABİLMEK

13 Harfli Kelimeler

PUANLANDIRMAK, PUANLAYABİLME

12 Harfli Kelimeler

PUANLANDIRMA

10 Harfli Kelimeler

PUANLATMAK, PUANSIZLIK, PUANTİYELİ, PUANTÖRLÜK

9 Harfli Kelimeler

PUANLAMAK, PUANLATMA

8 Harfli Kelimeler

PUANLAMA, PUANTİYE

7 Harfli Kelimeler

PUANLIK, PUANSIZ, PUANTAJ, PUANTER, PUANTÖR

6 Harfli Kelimeler

PUANLI

4 Harfli Kelimeler

PUAN

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Puan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A N P U

4 Harfli Kelimeler

PUAN

2 Harfli Kelimeler

AN, PA, UN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PUANLAYABİLMEK

  1. [-i] Puanlama ihtimali veya imkânı bulunmak
PUANLAYABİLME

  1. [isim] Puanlayabilmek işi
PUANLANDIRMAK

  1. [-i] Puan vermek
PUANLANDIRMA

  1. [isim] Puan vermek işi
PUANLATMAK

  1. [-i] Puanlama işini yaptırmak
PUANTÖRLÜK

  1. [isim] Puantörün görevi veya yaptığı iş
    • "Çalışmak zorundaydım, Mersin Limanı’nda, üzerinde büyük vinçler olan bir iskelede puantörlük yapmaya başladım." (Atıf Yılmaz)
PUANTİYELİ

  1. [sıfat] Noktalı, benekli (kumaş)
    • "Kırmızı üzerine siyah puantiyeli bir döpiyes giymiş, saçları da alev gibi kırmızı, kısacık." (Ayşe Kulin)
PUANSIZLIK

  1. [isim] Puansız olma durumu
PUANLAMAK

  1. [-i] Sorulara verilen cevapları puan olarak değerlendirmek; puan vermek
  2. Herhangi bir konuda puan vermek
    • "Buna göre kullanışlılık testi hazırlayan, uygulayan, cevaplayan ve puanlayan için kolay olmalıdır." (Süleyman Dağlı)
PUANLATMA

  1. [isim] Puanlatmak işi
PUANLAMA

  1. [isim] Puanlamak işi
PUANTİYE

Kelime Kökeni: Fransızca pointillé

  1. [sıfat] Noktalı, benekli (kumaş)
    • "Köşeli dev binalar, geniş düzlüklere puantiye kumaş gibi yerleştirilmiş tek tük ağaçlar." (Alev Alatlı)
PUANTER

Kelime Kökeni: İngilizce pointer

  1. [isim, hayvan bilimi] Güzel ve düzgün vücutlu, kısa kıllı, uzun ince kuyruklu, koku alma duygusu çok gelişmiş, hızlı koşabilen bir tür av köpeği
    • "Yanımda Çanakkale’de İngilizlerden esir aldığımız ve Grey adını koyduğumuz puanter köpeğim de vardı." (Fahrettin Altay)
PUANTAJ

Kelime Kökeni: Fransızca pointage

  1. [isim] Bir şeyin denetlendiğini veya görüldüğünü belirtmek için işaretleme, işaret koyma
    • "Bordro tanzimi, puantaj doldurulması, sigorta sicil kartı alınması, şu, bu başlı başına bir külfet." (Şevket Bulut)
  2. [spor] Bir etkinliğin puanla değerlendirilmesi
PUANLIK

  1. [sıfat] Puan değerinde olan
    • "Galibiyetin daha çok ödüllendirildiği üç puanlık sisteme geçilmişti." (Aydın Kulak)
PUANSIZ

  1. [sıfat] Üzerinde puan bulunmayan
    • "Bayan, ‘Kravatınız puanlı mı olsun, puansız mı?’ der." (Hakan Uysal)
  2. Puanı olmayan
PUANTÖR

Kelime Kökeni: Fransızca pointeur

  1. [isim] Çalışanların giriş çıkış saatlerini işaretleyen kimse veya alet
  2. [spor] Spor karşılaşmalarında değerlendirme yapma amacıyla puan veren kimse
PUANLI

  1. [sıfat] Üzerinde puan bulunan
    • "Kemeraltı'ndan alelacele, beyaz üstüne koyu lacivert puanlı bir gecelik almıştım." (Nazlı Eray)
  2. Puanı olan
PUAN

Kelime Kökeni: Fransızca point

  1. [isim, spor] Çeşitli spor karşılaşmalarında kullanılan ölçüsü ve değeri değişken birim
    • "Şimdiye kadar almış olduğunuz puanları tekrar hatırlatmakta yarar görüyoruz." (Oğuz Atay)
  2. Sınavlarda cevaplandırılacak soruların sayı olarak değeri veya cevaplayanın başarı değeri
    • "Tamamıyla ümitsiz olduğum cebirden ilk karnede yedi puan aldım." (Süleyman Ateş)
  3. Kumaşlardaki benek, nokta
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü