Başında pe olan 8 harfli 68 kelime var. Pe ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde pe olan kelimeler listesine ya da sonu pe ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında pe bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PERMİYEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Birinci Çağın altıncı ve sonuncu dönemi ve bu dönemde oluşmuş (yer katmanları)
-
[sıfat]
Birinci Çağın altıncı ve sonuncu dönemi ve bu dönemde oluşmuş (yer katmanları)
- PESLEŞME
-
-
[isim]
Pesleşmek durumu
-
[isim]
Pesleşmek durumu
- PELTEMSİ
- ...
- PEKLEŞME
-
-
[isim]
Pekleşmek işi
-
[isim]
Pekleşmek işi
- PEYNİRLİ
-
-
[sıfat]
İçine peynir konulmuş
-
[isim]
İçinde peynir bulunan gözleme, börek, pide vb. hamur işleri
-
[sıfat]
İçine peynir konulmuş
- PEDOLOJİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Çocuk bilimi
-
[isim]
Çocuk bilimi
- PEJMÜRDE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Eski püskü, yırtık
-
Dağınık, perişan
- "Bütün kasaba ahalisi gibi bunun da üstü başı pejmürde idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Eski püskü, yırtık
- PEYLENME
-
-
[isim]
Peylenmek işi
-
[isim]
Peylenmek işi
- PEKMEZLİ
-
-
[sıfat]
Pekmezi olan veya içinde pekmez bulunan
- "Kendim için üzeri pekmezli bir su muhallebisi ... ısmarlamıştım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Tadı fazla olan, çok tatlı
- "Pekmezli üzüm."
-
[sıfat]
Pekmezi olan veya içinde pekmez bulunan
- PEYLEMEK
-
-
[nsz]
Bir şeyi önceden kendine ayırtmak
- "Ta uçta kendime bir yer peyleyip sineyim derken Gazi seslendi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Temin etmek, sağlamak
-
Ismarlamak
- "Günlerce uzak köylerden jandarmalar, şöhretli zağarlar getiriyorlar, kış için tavşan avına tazılar peyliyorlardı." (Refik Halit Karay)
-
[nsz]
Bir şeyi önceden kendine ayırtmak
- PEMBELİK
-
-
[isim]
Pembe olma durumu
- "Hatice'nin yüzü o leylak rengine çalan pembeliği ile dalgalanıverdi." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Pembe olma durumu
- PERİKART
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kalbin üzerini saran zar
-
[isim]
Kalbin üzerini saran zar
- PEHLİVAN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Güreşçi
-
Boylu boslu ve güçlü kimse
- "Pehlivan yapılıydı fakat yüzünü tam göremedim." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Güreşçi
- PEMBEMSİ
-
-
[sıfat]
Rengi pembeyi andıran, pembeye benzeyen, pembemtırak
-
[sıfat]
Rengi pembeyi andıran, pembeye benzeyen, pembemtırak
- PEDAGOJİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Eğitim bilimi
-
[isim]
Eğitim bilimi
- PERDELİK
-
-
[sıfat]
Perde yapmaya elverişli (kumaş)
-
Perdeden oluşan
- "Birisi dedi ki bu iki perdelik bir oyun imiş, bitince ötekini oynayacaklarmış!" (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Perde yapmaya elverişli (kumaş)
- PERLİTLİ
-
-
[sıfat]
Özünde perlit bulunduran
-
[sıfat]
Özünde perlit bulunduran
- PERFORJE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Delik açma
-
[isim]
Delik açma
- PENDNAME
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Öğüt kitabı
-
[isim]
Öğüt kitabı
- PEŞMELBA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Şeftalili, kremalı bir çeşit dondurma
-
[isim]
Şeftalili, kremalı bir çeşit dondurma