Başında oyn olan 20 kelime var. Oyn ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde oyn olan kelimeler listesine ya da sonu oyn ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında oyn bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

OYNATILMAK

9 Harfli Kelimeler

OYNATILMA, OYNATIMCI

8 Harfli Kelimeler

OYNAKLIK, OYNANMAK, OYNAŞLIK, OYNAŞMAK, OYNATMAK

7 Harfli Kelimeler

OYNAKÇA, OYNAMAK, OYNANIŞ, OYNANMA, OYNAŞMA, OYNATIM, OYNATIŞ, OYNATMA, OYNAYIŞ

6 Harfli Kelimeler

OYNAMA

5 Harfli Kelimeler

OYNAK, OYNAŞ


Kelime bulma makinesi

N O Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ON, OY, YO

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OYNATILMAK

  1. [nsz] Oynatma işine konu olmak
    • "Biri gelir bakarsa taşı eski hâlinde bulmalıdır, oynatıldığı belli olmamalıdır." (Refik Halit Karay)

OYNATILMA

  1. [isim] Oynatılmak işi

OYNATIMCI

  1. [isim] Oynatım işiyle uğraşan kimse

OYNATMAK

  1. [-i] Oynamasını sağlamak
    • "Bir curcuna havası söyledi ve salondakilerin hepsini oynattı." (Peyami Safa)
  2. Kımıldamasına yol açmak
    • "Elindeki kamçıyı oynatarak güneş altında yanan ovalarda gözlerini gezdirdi." (Memduh Şevket Esendal)
  3. [nsz] Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak
    • "Ayı oynatmak."
  4. [nsz] Bir araç, gereç kullanmak
    • "Akıllı bir adam mermer üzerinde keser oynatır mı?" (Ömer Seyfettin)
  5. [nsz] Aklını yitirmek
    • "Sizinle iki gün daha çalışsam aklımı oynatabilirim." (Falih Rıfkı Atay)
  6. Korkutmak, heyecanlandırmak
    • "Yüreğimi oynattın."
  7. Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak
    • "Borçlu alacaklıyı iki aydır oynatıyor."
  8. [nsz] Sahneye koymak
    • "Bu ramazan geceleri Karagöz oynatacağız." (Halide Edip Adıvar)

OYNAKLIK

  1. [isim] Oynak olma durumu
  2. Oynakça davranış
    • "Kadınlarında ne bir oynaklık, erkeklerinde ne bir haşarılık." (Refik Halit Karay)

OYNAŞLIK

  1. [isim] Oynaşın işi veya mesleği
    • "Para ile gart garılara oynaşlık ediyormuşsun, diye arsız arsız sırıtmıştı." (Haldun Taner)

OYNANMAK

  1. [nsz] Oynama işine konu olmak
    • "O gece orada ne oynanacağına bakmadan içeri daldılar." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Herhangi biri oynamak

OYNAŞMAK

  1. [nsz] Birbiriyle oynamak
    • "Kardeşleri ile oynaşıyor, güreşiyor ve onları yeniyordu." (Ahmet Hikmet)
  2. Âşıktaşlık etmek
    • "Bu anlarda, en güzel bildiği birisiyle oynaşmak bile zevksizdir." (Sait Faik Abasıyanık)

OYNATIŞ

  1. [isim] Oynatma işi veya biçimi

OYNAYIŞ

  1. [isim] Oynama işi veya biçimi

OYNAKÇA

  1. [sıfat] Oynak
    • "Oynakça davranış."
  2. [zarf] Oynak olarak
    • "Oynakça davranıyor."

OYNANIŞ

  1. [isim] Oynanma işi veya biçimi

OYNAMAK

  1. [nsz] Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak
    • "Çimenler üzerinde çocuklar oynuyor, kuzular otluyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Herhangi bir tutku, ilgi vb. sebeple bir şeye kendini vermek
    • "Babalar çocuklarının yanında rakı içer, kumar oynarsa çocuklar da ayyaş ... olurlar." (Burhan Felek)
  3. Kımıldamak, hareket etmek
  4. [-le] Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak
  5. Bir film, oyun vb.nde rol almak
    • "Bütün rolleri, şahısların sesleri, tavırları, mimikleriyle tek başına oynamıştı." (Yusuf Ziya Ortaç)
  6. Film gösterilmek
    • "Bu akşam televizyonda hangi film oynuyor?"
  7. Tiyatro eseri sahneye konmak
    • "Birisi dedi ki bu iki perdelik bir oyun imiş, bitince ötekini oynayacaklarmış." (Memduh Şevket Esendal)
  8. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek
    • "Birdenbire apartman kapısının oynadığını hissettim." (Peyami Safa)
  9. İnsan gerekli görevini yapacak hareketten yoksun olmak
    • "Hastanın bacağı oynamıyor."
  10. Sarsılmak, yeri değişmek
    • "Depremde yapı oynadı."
  11. Sporla ilgili çalışmalara katılmak
    • "Tenis oynamak."
  12. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak
    • "Ne oynadığı gazinonun ismini söyledi ne de danslarından bahsetti." (Refik Halit Karay)
  13. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak
    • "Borsada istediği gibi oynuyordu fiyatlarla." (Necati Cumalı)
  14. Değişiklik göstermek
    • "Bunların fiyatı iki bin ile üç bin lira arasında oynar."
  15. [-le] Tehlikeye düşürmek
    • "Benim sağlığımla oynama."
  16. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek
  17. [-le] Rastgele yön vermek, aldatmak
    • "Talih bizimle oynuyor."
  18. [-le] Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak
    • "Koca adamla oynamaya utanmıyor musun?"
  19. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak

OYNATMA

  1. [isim] Oynatmak işi
    • "Acemiliğimi görünce beni atlamaya, oynatmaya kalktılar." (Reşat Nuri Güntekin)

OYNAŞMA

  1. [isim] Oynaşmak işi

OYNATIM

  1. [isim] Oynatma işi
  2. Sinema endüstrisinin, filmlerin seyircilere gösterilmesi işiyle uğraşan kolu

OYNANMA

  1. [isim] Oynanmak işi

OYNAMA

  1. [isim] Oynamak işi

OYNAK

  1. [sıfat] Kımıldayan, yerinde sağlam durmayan, hareketli
    • "Boğaz'ın oynak ve çırpıntılı sularına açıldı mı, korkuya benzer bir ürperti geçirilir." (Samiha Ayverdi)
  2. Hareket, canlılık veren
    • "Zeybek oynak bir müziktir."
  3. Değişken, kararsız
    • "Altın fiyatları oynak."
  4. Davranışları ağırbaşlı olmayan (kadın veya kız)
    • "Bu, otuz yaşlarında çenebaz ve oynak bir duldu." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. Bükülüp doğrulmaya elverişli olan (eklem)
    • "Bütün vücudunda, damarlarında, kemiklerinin oynak yerlerinde, etlerinde bir sızı, bir gevşeklik..." (Peyami Safa)

OYNAŞ

  1. [isim] Aralarında toplumca hoş karşılanmayan ilişkiler bulunan kadın veya erkekten her biri
    • "Bu da öğretmen gibi; gözü işte, aklı oynaşta!" (Memduh Şevket Esendal)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü