Başında oran olan 18 kelime var. Oran ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde oran olan kelimeler listesine ya da sonu oran ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında oran bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

ORANTILANMAK, ORANTISIZLIK

11 Harfli Kelimeler

ORANTILAMAK, ORANTILANMA

10 Harfli Kelimeler

ORANSIZLIK, ORANTILAMA

9 Harfli Kelimeler

ORANGUTAN, ORANLAMAK, ORANTISIZ

8 Harfli Kelimeler

ORANLAMA, ORANTILI

7 Harfli Kelimeler

ORANSIZ

6 Harfli Kelimeler

ORANCA, ORANLA, ORANLI, ORANTI

5 Harfli Kelimeler

ORANJ

4 Harfli Kelimeler

ORAN


Kelime bulma makinesi

A N O R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

ONAR, ORAN

3 Harfli Kelimeler

NAR, ONA, ORA

2 Harfli Kelimeler

AN, AR, ON, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ORANTILANMAK

  1. [nsz] Orantılı olarak düşünülmek

ORANTISIZLIK

  1. [isim] Orantısız olma durumu

ORANTILANMA

  1. [isim] Orantılanmak işi veya durumu

ORANTILAMAK

  1. [-i] Orantılı olarak düşünmek veya değerlendirmek

ORANTILAMA

  1. [isim] Orantılamak işi veya durumu

ORANSIZLIK

  1. [isim] Oransız olma durumu, nispetsizlik

ORANGUTAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sumatra ve Borneo'da yaşayan, insana benzeyen, yemişle beslenen bir cins büyük maymun (Pongo pygmaeus)

ORANLAMAK

  1. [-i] Ölçmek, hesaplamak, hesap etmek
  2. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak hüküm vermek, tahmin etmek
  3. Karşılaştırmak, kıyaslamak
  4. [-i] Eşit tutmak

ORANTISIZ

  1. [sıfat] Orantısı olmayan

ORANLAMA

  1. [isim] Oranlamak işi, tahmin, kıyas

ORANTILI

  1. [sıfat] Bir orantıyla ilgili olan, aralarında orantı bulunan, mütenasip
    • "Gazetecilik de spor da o kitlelerin genel seviyesiyle doğrudan orantılıdır." (Haldun Taner)
  2. Bir niceliğin iki, üç, ... kez çoğalması veya azalması başka bir niceliğin o nispette çoğalmasını veya azalmasını gerekli kılarsa "bu iki nicelik birbiriyle orantılıdır" denir

ORANSIZ

  1. [sıfat] Kendinde oran bulunmayan, nispetsiz

ORANTI

  1. [isim] Bir şeyi oluşturan parçaların kendi aralarında ve parçalarla bütün arasında bulunan uygunluk, oran, tenasüp
  2. Birincinin ikinciye oranı, üçüncünün dördüncüye oranına eşit olan dört terim arasındaki bağıntı, orta

ORANCA

  1. [zarf] Oran bakımından, orana göre

ORANLI

  1. [sıfat] Kendinde oran bulunan, nispetli, mütenasip, mütevazin

ORANLA

  1. [zarf] Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten
    • "Kahve caddeye oranla azıcık geride, bir bahçe içinde." (Salâh Birsel)

ORANJ
...
ORAN

  1. [isim] Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet
    • "Dini, dili ne olursa olsun her insan doğup büyüdüğü, ekmeğini kazandığı toprak üstünde korkusuz, güven altında yaşadığı oranda kendini mutlu duyuyordu." (Necati Cumalı)
  2. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp
  3. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin
  4. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı
    • "Üçün sekize oranı."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü