Başında or olan 9 harfli 27 kelime var. Or ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde or olan kelimeler listesine ya da sonu or ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında or bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ORANTISIZ
-
-
[sıfat]
Orantısı olmayan
-
[sıfat]
Orantısı olmayan
- ORANLAMAK
-
-
[-i]
Ölçmek, hesaplamak, hesap etmek
-
Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak hüküm vermek, tahmin etmek
-
Karşılaştırmak, kıyaslamak
-
[-i]
Eşit tutmak
-
[-i]
Ölçmek, hesaplamak, hesap etmek
- ORTALIKTA
-
-
[zarf]
Göz önünde, meydanda
- "Demek ortalıkta geziyor, bir tarafa çekilmemiş, uyumamış." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Göz önünde, meydanda
- ORTAKLAŞA
-
-
[zarf]
Ortak olarak, el birliğiyle, müştereken, kolektif
- "Ortaklaşa bir oyun yazmamızı önerecek kadar beni onurlandırdı idi." (Haldun Taner)
-
[isim]
Ortak iş
- "İkisi de onun adına bu cendereye girdiklerini söylüyorlarmış, başkaca bir ortaklaşaları da yokmuş." (Tomris Uyar)
-
[zarf]
Ortak olarak, el birliğiyle, müştereken, kolektif
- OROSPULUK
-
-
[isim]
Orospu olma durumu veya orospunun mesleği, fahişelik
- "Sevmiyordum bu hayatı, orospuluğu sevmiyordum." (Orhan Kemal)
-
Kalleşlik
-
[isim]
Orospu olma durumu veya orospunun mesleği, fahişelik
- ORHANGAZİ
- ...
- ORTALIKÇI
-
-
[isim]
Lokanta, gazino, pastane vb. yerlerde ayak işlerine bakan kimse
- "Tam bu sırada yanlarından elindeki boşlarla ortalıkçı bir çocuk geçmektedir." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Lokanta, gazino, pastane vb. yerlerde ayak işlerine bakan kimse
- ORDULULUK
- ...
- ORANLILIK
- ...
- ORDUBOZAN
-
-
[sıfat]
Mızıkçı, dönek, oyunbozan
-
Arabozan
-
[isim]
Varis
-
[sıfat]
Mızıkçı, dönek, oyunbozan
- ORTANCALI
-
-
[sıfat]
Ortancası (II) olan
- "Badanalı, balkonları sarmaşıklı, fesleğenli, ortancalı iki sıra evin önünden geçtik." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Ortancası (II) olan
- ORTODONTİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Diş hekimliğinin, dişleri çenelerin üzerine estetik ve görev bakımlarından düzenli bir biçimde yerleştirmekle uğraşan kolu
-
[isim]
Diş hekimliğinin, dişleri çenelerin üzerine estetik ve görev bakımlarından düzenli bir biçimde yerleştirmekle uğraşan kolu
- ORTALATMA
- ...
- ORANGUTAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sumatra ve Borneo'da yaşayan, insana benzeyen, yemişle beslenen bir cins büyük maymun (Pongo pygmaeus)
-
[isim]
Sumatra ve Borneo'da yaşayan, insana benzeyen, yemişle beslenen bir cins büyük maymun (Pongo pygmaeus)
- ORAKLAŞMA
-
-
[isim]
Oraklaşmak işi veya durumu
-
[isim]
Oraklaşmak işi veya durumu
- ORGANİKÇİ
-
-
[isim]
Organik kimya uzmanı
-
[isim]
Organik kimya uzmanı
- OROSTOPOL
-
-
[isim]
Orospu çocuğu
-
[isim]
Orospu çocuğu
- OROGRAFYA
-
Kelime Kökeni : Yunanca
-
[isim]
Dağ bilimi
-
[isim]
Dağ bilimi
- ORTALAMAK
-
-
[-i]
Ortasını bulmak, ortasına varmak
- "İşi ortaladık."
-
Futbolda topu kale ağzındaki arkadaşlarına havadan göndermek
- "Sol açık topu güzel ortaladı."
-
[-i]
Ortasını bulmak, ortasına varmak
- ORAKÇILIK
-
-
[isim]
Orakçının işi
-
[isim]
Orakçının işi