Başında ol olan 8 harfli 20 kelime var. Ol ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ol olan kelimeler listesine ya da sonu ol ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ol bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OLABİLME

  1. [isim] Olabilmek işi veya durumu
OLDURGAN

  1. [sıfat, dil bilgisi] Geçişli değilken bir ekle geçişli duruma getirilen (fiil)
OLDURMAK

  1. [-i] Olmasını sağlamak
  2. Bakınız olgunlaştırmak
  3. [mecaz] Olması imkânsız görünen şeyleri gerçekleştirmek
    • "Çağlar, sevdiği kızın istediği ne varsa oldururdu."
OLAYAZMA

  1. [isim] Olayazmak işi
OLİGOPOL

Kelime Kökeni: Fransızca oligopole

  1. [isim, ekonomi] Bakınız azel
OLİGARŞİ

Kelime Kökeni: Fransızca oligarchie

  1. [isim, toplum bilimi] Siyasal gücün birkaç kişilik bir grubun elinde toplandığı yönetim, aristokrasinin daralmış biçimi; takım erki
    • "Bugün Fransa gibi iki yüz yıl önce oligarşiyi yıkmış bir ülkede hâlâ kral diye bağıranlar vardır." (Necati Cumalı)
OLUMLAMA

  1. [isim, mantık] Olumluluğu ortaya koyma; icap
    • "Mükemmeliyetçiydim ya, çalışacağım olumlama cümleleri temiz bir kâğıtta düzgün yazılmış olmalıydı, renkli bir çıktı aldım." (N. Çiğdem Atabey)
OLUŞUMCU

  1. [sıfat, ruh bilimi] Oluşumculuk yanlısı olan
OLUVERME

  1. [isim] Oluvermek işi veya durumu
OLAYLAMA

  1. [isim] Roman, hikâye, tiyatro eseri vb. edebî türlerde olayları oluşturma, yansıtma
    • "Yengecin Kıskacı'nı yazarken tipleme, olaylama, kurgulama sürecini görselliğin en uç noktalarına götürmeye çalıştım." (Attilâ İlhan)
OLASILIK

  1. [isim] Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik; ihtimal
    • "O gün biyolojicinin yazılı yapma olasılığı vardı." (Çetin Altan)
  2. [felsefe] O zamana kadar yapılan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu
OLGUNLUK

  1. [isim] Meyvelerin olgun, yenilebilir olma durumu
  2. [mecaz] İnsanların bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gereği kadar gelişmiş olma durumu; kâmillik, tamlık, yetkinlik, kemal
    • "Yüzündeki incelik, olgunluk onu bambaşka seviyede bir erkek gösteriyor." (Halide Edip Adıvar)
OLİGOSEN

Kelime Kökeni: Fransızca oligocène

  1. [isim, jeoloji] Üçüncü Çağ'ın miyosen ile eosen arasındaki dönemi
OLAGELME

  1. [isim] Olagelmek işi veya durumu
OLABİLİR

  1. [sıfat] Olma ihtimali bulunan; olur
OLMAZLIK

  1. [isim, mantık] Olmazlı olma durumu
  2. Olmazlı olan şey
OLADURMA

  1. [isim] Oladurmak işi
OLANAKLI

  1. [sıfat] Olma ihtimali bulunan; kabil
    • "Onu dinledikten sonra olanaklı olduğunca ilişkimizi gizleyerek Mine'nin başına gelenleri anlatıyorum." (Ahmet Ümit)
OLMUŞLUK

  1. [isim] Olmuş olma durumu
OLDURTMA

  1. [isim] Oldurtmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü