Başında ol olan 8 harfli 20 kelime var. Ol ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ol olan kelimeler listesine ya da sonu ol ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ol bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OLABİLME
-
-
[isim]
Olabilmek işi veya durumu
-
[isim]
Olabilmek işi veya durumu
- OLDURGAN
-
-
[sıfat, dil bilgisi]
Geçişli değilken bir ekle geçişli duruma getirilen (fiil)
-
[sıfat, dil bilgisi]
Geçişli değilken bir ekle geçişli duruma getirilen (fiil)
- OLDURMAK
-
-
[-i]
Olmasını sağlamak
-
Bakınız olgunlaştırmak
-
[mecaz]
Olması imkânsız görünen şeyleri gerçekleştirmek
- "Çağlar, sevdiği kızın istediği ne varsa oldururdu."
-
[-i]
Olmasını sağlamak
- OLAYAZMA
-
-
[isim]
Olayazmak işi
-
[isim]
Olayazmak işi
- OLİGOPOL
-
Kelime Kökeni: Fransızca oligopole
-
[isim, ekonomi]
Bakınız azel
-
[isim, ekonomi]
Bakınız azel
- OLİGARŞİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca oligarchie
-
[isim, toplum bilimi]
Siyasal gücün birkaç kişilik bir grubun elinde toplandığı yönetim, aristokrasinin daralmış biçimi; takım erki
- "Bugün Fransa gibi iki yüz yıl önce oligarşiyi yıkmış bir ülkede hâlâ kral diye bağıranlar vardır."
-
[isim, toplum bilimi]
Siyasal gücün birkaç kişilik bir grubun elinde toplandığı yönetim, aristokrasinin daralmış biçimi; takım erki
- OLUMLAMA
-
-
[isim, mantık]
Olumluluğu ortaya koyma; icap
- "Mükemmeliyetçiydim ya, çalışacağım olumlama cümleleri temiz bir kâğıtta düzgün yazılmış olmalıydı, renkli bir çıktı aldım."
-
[isim, mantık]
Olumluluğu ortaya koyma; icap
- OLUŞUMCU
-
-
[sıfat, ruh bilimi]
Oluşumculuk yanlısı olan
-
[sıfat, ruh bilimi]
Oluşumculuk yanlısı olan
- OLUVERME
-
-
[isim]
Oluvermek işi veya durumu
-
[isim]
Oluvermek işi veya durumu
- OLAYLAMA
-
-
[isim]
Roman, hikâye, tiyatro eseri vb. edebî türlerde olayları oluşturma, yansıtma
- "Yengecin Kıskacı'nı yazarken tipleme, olaylama, kurgulama sürecini görselliğin en uç noktalarına götürmeye çalıştım."
-
[isim]
Roman, hikâye, tiyatro eseri vb. edebî türlerde olayları oluşturma, yansıtma
- OLASILIK
-
-
[isim]
Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik; ihtimal
- "O gün biyolojicinin yazılı yapma olasılığı vardı."
-
[felsefe]
O zamana kadar yapılan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu
-
[isim]
Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik; ihtimal
- OLGUNLUK
-
-
[isim]
Meyvelerin olgun, yenilebilir olma durumu
-
[mecaz]
İnsanların bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gereği kadar gelişmiş olma durumu; kâmillik, tamlık, yetkinlik, kemal
- "Yüzündeki incelik, olgunluk onu bambaşka seviyede bir erkek gösteriyor."
-
[isim]
Meyvelerin olgun, yenilebilir olma durumu
- OLİGOSEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca oligocène
-
[isim, jeoloji]
Üçüncü Çağ'ın miyosen ile eosen arasındaki dönemi
-
[isim, jeoloji]
Üçüncü Çağ'ın miyosen ile eosen arasındaki dönemi
- OLAGELME
-
-
[isim]
Olagelmek işi veya durumu
-
[isim]
Olagelmek işi veya durumu
- OLABİLİR
-
-
[sıfat]
Olma ihtimali bulunan; olur
-
[sıfat]
Olma ihtimali bulunan; olur
- OLMAZLIK
-
-
[isim, mantık]
Olmazlı olma durumu
-
Olmazlı olan şey
-
[isim, mantık]
Olmazlı olma durumu
- OLADURMA
-
-
[isim]
Oladurmak işi
-
[isim]
Oladurmak işi
- OLANAKLI
-
-
[sıfat]
Olma ihtimali bulunan; kabil
- "Onu dinledikten sonra olanaklı olduğunca ilişkimizi gizleyerek Mine'nin başına gelenleri anlatıyorum."
-
[sıfat]
Olma ihtimali bulunan; kabil
- OLMUŞLUK
-
-
[isim]
Olmuş olma durumu
-
[isim]
Olmuş olma durumu
- OLDURTMA
-
-
[isim]
Oldurtmak işi
-
[isim]
Oldurtmak işi