Başında ol olan 7 harfli 21 kelime var. Ol ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ol olan kelimeler listesine ya da sonu ol ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ol bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OLASIYA

  1. [zarf] Olabileceği ölçüde, olabileceği kadar
    • "Uzakta ufacık, bambaşka, olasıya beyaz ve sevimli bir ışık belirdi." (Refik Halit Karay)
OLUŞMAK

  1. [nesnesiz] Belli bir varlık kazanmak, ortaya çıkmak, meydana gelmek; teşekkül etmek
    • "Gün batımına yakın İskenderun Körfezi'ni sis basıyor, sisten dağlar oluşuyor." (Refik Halit Karay)
OLASICI

  1. [sıfat] Olasıcılık yanlısı olan; probabilist
OLASILI

  1. [sıfat] Bakınız muhtemel
    • "Olasılı hesaplarla böyle önemli işlere girişilemez."
  2. [felsefe] Bakınız belkili
OLAYCIK

  1. [isim] Küçük, önemsiz olay
    • "Romanın belli başlı dört kişisi de kendi bakış açılarından olaycıkları irdelerler." (Selim İleri)
OLİGARK

Kelime Kökeni: İngilizce oligarch

  1. [isim] Oligarşi düzeni içinde yer alan, çok zengin yönetici veya iş adamı
OLUNMAK

  1. [nesnesiz] Olma işine konu olmak
    • "Bu ilaçla iyi olunmaz."
OLUMSUZ

  1. [sıfat] Gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan; menfi, negatif
  2. Yapıcı ve yararlı olmayan
    • "İnsan, içinde olumsuz duyguların oluşmasını önlemeli." (Haldun Taner)
  3. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan
  4. [mecaz] Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı (kimse)
  5. [felsefe] Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan
OLAYSIZ

  1. [sıfat] Olayı olmayan, hiçbir olay çıkmamış olan; hadisesiz
    • "Olaysız bir gün görebildik."
OLGUNCA

  1. [sıfat] Olgun gibi, olguna benzer
  2. [zarf] Olgun gibi, olguna benzer bir biçimde
    • "Bu tepkiyi olgunca sineye çektiler." (Turgut Özakman)
OLDUKÇA

  1. [zarf] Bakınız olabildiğince
    • "Bu oyun oldukça geniş bir sahada taammüm etmiştir." (Ahmet Kutsi Tecer)
OLUMSAL

  1. [sıfat, felsefe] Olması kadar olmaması da mümkün bulunan, zorunlu karşıtı
OLURLUK

  1. [isim] Bakınız olabilirlik
    • "Bunun nedeni de Orta Çağ Anadolusu’nun geçirdiği sayısız savaşlar ve yağmalarla ahşabın yanıcılığı ve kolay yok olurluğudur." (Seyfi Başkan)
OLGUSAL

  1. [sıfat] Olguya ilişkin
OLMAMIŞ

  1. [sıfat] Olgunlaşmamış, ham olan
    • "Olmamış bir şeftali."
  2. [mecaz] Bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gereği kadar gelişmemiş (kimse)
    • "Etrafımda olmamış insanlar görmekten usandım."
OLİJİST

Kelime Kökeni: Fransızca oligiste

  1. [isim, jeoloji] Kızıl renkli, kayaçlarda rastlanan doğal demir oksit
OLMAZLI

  1. [sıfat, mantık] Olması ihtimal dışı olan
OLİMPİK

Kelime Kökeni: Fransızca olympique

  1. [sıfat] Olimpiyatlarla ilgili, olimpiyat ölçülerinde olan
    • "Olimpik yüzme havuzu."
OLUKÇUK

  1. [isim] Küçük oluk
  2. [anatomi] Bazı organların yüzeyinde bulunan çentikler
OLMADIK

  1. [sıfat] Daha önce olmamış, olağan karşıtı
  2. Alışılmamış, beklenmeyen
    • "Aslı olmadık şeye nasıl inanırım?" (Ömer Seyfettin)
  3. Yakışık almayan, uygun olmayan
    • "Ona olmadık sözler söyledi ve hızlıca uzaklaştı."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü