Başında ol olan 6 harfli 17 kelime var. Ol ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ol olan kelimeler listesine ya da sonu ol ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ol bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OLAYLI

  1. [sıfat] Olayı olan, olay çıkmış olan; hadiseli
    • "Olaylı bir toplantı."
OLUŞUM

  1. [isim] Oluşmak işi; teşekkül, teşkil
  2. [gök bilimi, jeoloji] Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci
OLUŞUK

  1. [sıfat] Oluşmuş olan
  2. [isim, jeoloji] Bir jeoloji döneminde meydana gelmiş katmanlar dizisi
    • "Üçüncü Zaman oluşukları."
OLTACI

  1. [isim] Balık avlamada kullanılan gereçleri satan kimse
  2. Olta ile balık avlamada usta kimse
OLUNMA

  1. [isim] Olunmak işi veya durumu
OLUŞMA

  1. [isim] Oluşmak işi; oluş, tekevvün, teşekkül
    • "Meşrutiyet Dönemi'nde tiyatro eserlerinin oluşmasında iki önemli etki buluyoruz." (Metin And)
OLİVİN

Kelime Kökeni: Fransızca olivine

  1. [isim, jeoloji] Sarımsı yeşil renkli, cam parıltılı, magnezyum ve demirli silikat; peridot
OLUKLU

  1. [sıfat] Oluğu olan
    • "Kiremitlerin rengi, oluklu şekli dillerde gezerken kapısını söküp yeniledi." (Lâtife Tekin)
  2. Üstünde yol yol olukları bulunan
    • "Oluklu sac. Oluklu mukavva."
OLEFİN

Kelime Kökeni: Fransızca oléfine

  1. [isim, kimya] Etilen gibi yapısına başka bir öge veya kök sokulabilen, karbonlu hidrojenlerin genel adı
OLANCA

  1. [sıfat] Bütün, elde bulunanın hepsi; son
    • "Küçücük yaşta, büyüklüğün olanca gaileleri kendi üzerlerine yığılmış kimseler görülür." (Ahmet Midhat Efendi)
OLUMLU

  1. [sıfat] Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı; müspet, pozitif
    • "Spor sayfalarını okuyarak toplumumuzdaki olumlu gelişmeleri de izleyebilirsiniz." (Necati Cumalı)
  2. İyiye ve doğruya yönelten; yapıcı
    • "Olumlu tip, olumlu sanat diye bir şeyler tutturmuşlardı." (Necati Cumalı)
  3. Onaylayan, kabul eden, lehte olan
    • "Olumlu bir cevap."
  4. Olgulara, deneylere dayalı olarak bazı nitelikleri belli olan; müspet, pozitif
  5. Davranışları beğenilen, yararlı düşünceleri olan (kimse)
OLACAK

  1. [sıfat] Olması, yapılması uygun olan
    • "Bu olacak iş mi?"
  2. [isim] Olma, gerçekleşme olasılığı bulunan şey
    • "Olmuşa değil, olacağa bak!"
OLAMAZ

  1. [sıfat] Olmasını önleyecek derecede güçlü engelleri bulunan; olanaksız
    • "Havada uçmak, eskiden insan için olamaz sanılırdı."
  2. [ünlem] Hayret, şaşırma bildirmek için kullanılan bir söz
    • "Olamaz, neler duyuyorum böyle."
OLANAK

  1. [isim] Olabilecek durumda bulunma
    • "Olanakların, olasılıkların bir sonu bulunabilirdi belki zamanla." (Yusuf Atılgan)
OLAĞAN

  1. [sıfat] Sık sık olan, olagelen, doğal biçimde olan, olmadık karşıtı
    • "Dilimizi doğru yazmak, doğru konuşmak olağan değil ulusal bir görevdir." (Tarık Buğra)
  2. Bakınız normal
    • "Mutluluğa, bolluğa alışmayacak, bunları olağan görmeyecek insan yoktur." (Halide Edip Adıvar)
OLAYCI

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız görüngücü
OLGUCU

  1. [sıfat, felsefe] Olguculukla ilgili olan, olguculuk yanlısı; pozitivist
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü