Başında ol olan 11 harfli 13 kelime var. Ol ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ol olan kelimeler listesine ya da sonu ol ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ol bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OLUNABİLMEK
-
-
[yardımcı fiil]
Olunma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Dur, hiç düşünmemiştim kör de olunabileceğini bu uğurda."
-
[yardımcı fiil]
Olunma ihtimali veya imkânı bulunmak
- OLMAZLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Yapmak istememek
- "Arif Ağa mezarlığa gitmek istedi ama Kadir olmazlanınca vazgeçti."
-
[nesnesiz]
Yapmak istememek
- OLAMAMAZLIK
-
-
[isim]
Bakınız olamazlık
-
[isim]
Bakınız olamazlık
- OLABİLİRLİK
-
-
[isim]
Olabilir olma durumu; olurluk, mümkünlük
- "Ölüm, olabilirliklere çekilen kesin bir çizgidir."
-
[isim]
Olabilir olma durumu; olurluk, mümkünlük
- OLUŞUMCULUK
-
-
[isim, ruh bilimi]
İnsanın ruh dünyasında oluşan ve gelişen bir durumun yaşla geliştiğini ileri süren görüş
-
[isim, ruh bilimi]
İnsanın ruh dünyasında oluşan ve gelişen bir durumun yaşla geliştiğini ileri süren görüş
- OLANAKLILIK
-
-
[isim]
Olanaklı olma durumu
-
[isim]
Olanaklı olma durumu
- OLUŞTURULMA
-
-
[isim]
Oluşturulmak işi
- "Şimdilik, bu amaçla özel bir komisyonun hazırlığı niteliğinde bir kurul oluşturulmasını öneriyorum."
-
[isim]
Oluşturulmak işi
- OLUŞABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Oluşma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Oluşma ihtimali veya imkânı bulunmak
- OLUMSUZLAMA
-
-
[isim]
Olumsuzlamak işi
-
[isim]
Olumsuzlamak işi
- OLUŞUVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Aniden oluşmak
- "Kendiliğinden oluşuveren rol dağılımı çiğnenmediği müddetçe kimse kimseye gocunmuyordu."
-
[nesnesiz]
Aniden oluşmak
- OLGUNLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Meyve olgun duruma gelmek
-
[mecaz]
İnsanın bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş olmak; tekemmül etmek
- "O zamanlar hepsi de daha gençti, bugün yaşlandılar, elbette daha olgunlaştılar."
-
Herhangi bir şey gelişmek, kıvamını bulmak
-
Yazı, düşünce olgun duruma gelmek; tekemmül etmek
-
[nesnesiz]
Meyve olgun duruma gelmek
- OLUŞTURTMAK
-
-
[-i]
Oluşturma işini yaptırmak
-
[-i]
Oluşturma işini yaptırmak
- OLAĞANLAŞMA
-
-
[isim]
Olağanlaşmak durumu
- "Suat'ın bunca yıl düşman olduğu annesiyle ilişkisinin olağanlaşması o günlerde mi başlamıştır?"
-
[isim]
Olağanlaşmak durumu