Sonunda o olan 4 harfli 63 kelime var. O harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde o harfi olan kelimeler listesine ya da başında o harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DEPO
-
Kelime Kökeni: Fransızca dépôt
-
[isim]
Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer; ardiye, hazne
- "Kıyıda kapıları, kepenkleri kapalı, birkaç ev ve depo sıralanıyordu."
-
Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer
- "Ben depoya güzel bir portatif eczane ısmarlayacağım."
-
[askerlik]
Ordu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer; debboy
- "Gelibolu civarında Akbaş mevkisinde bir cephane deposu vardı."
-
[isim]
Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer; ardiye, hazne
- DEMO
-
Kelime Kökeni: İngilizce demo
-
[isim]
Bakınız tanıtım ürünü
-
Bakınız tanıtım sunumu
-
[isim]
Bakınız tanıtım ürünü
- SABO
-
Kelime Kökeni: Fransızca sabot
-
[isim]
Genellikle birçok Avrupa ülkesinde giyilen tahta ayakkabı
-
Üzerinde deri vb. bant bulunan bir sandalet türü
-
[isim]
Genellikle birçok Avrupa ülkesinde giyilen tahta ayakkabı
- FOTO
-
Kelime Kökeni: Fransızca photo
-
[isim]
Bakınız fotoğraf
-
[isim]
Bakınız fotoğraf
- PİKO
-
Kelime Kökeni: Fransızca picot
-
[isim]
Kimi örtülerin veya çamaşırların kenarına makineyle yapılan bir süs türü
-
[isim]
Kimi örtülerin veya çamaşırların kenarına makineyle yapılan bir süs türü
- PANO
-
Kelime Kökeni: Fransızca panneau
-
[isim]
Üzerine bildiri, açıklama veya tanıtma kâğıtları tutturmak için hazırlanmış levha
-
Elektrikle çalışan araçların kontrol ve komuta düğmeleri, ekran, sinyal lambası vb. parçalarının bir arada toplandığı bölüm
-
Ağaç duvar kaplamalarına veya tavanlara süs işin konulan resim
-
Hafif malzemeden yapılan ve iki yüzü kontrplakla kaplanan levha
- "Odasına gelirken paravanaya çarpmış, panoyu omuzlamıştı."
-
Üzerine bir tablo yapmak için hazırlanmış meşe, ıhlamur veya çam ağacından levha
-
[madencilik]
Önceden belirlenmiş sınırlar içerisinde işletilen maden alanı
-
[isim]
Üzerine bildiri, açıklama veya tanıtma kâğıtları tutturmak için hazırlanmış levha
- FİNO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca fino
-
[isim, hayvan bilimi]
Küçük boylu, çok tüylü, yuvarlak başlı, kısa burunlu bir ev köpeği türü
- "İri köpeklerin üzerlerine geldiğini gören finolar çenileyerek sağa sola kaçıştılar."
-
[argo]
Bakınız esrar (II)
-
[isim, hayvan bilimi]
Küçük boylu, çok tüylü, yuvarlak başlı, kısa burunlu bir ev köpeği türü
- SOLO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca solo
-
[isim, müzik]
Bir müzik parçasının bir kişi tarafından söylenmesi veya çalınması
-
[isim, müzik]
Bir müzik parçasının bir kişi tarafından söylenmesi veya çalınması
- TRİO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca trio
-
[sıfat, müzik]
Bakınız üçlü
-
[sıfat, müzik]
Bakınız üçlü
- KİLO
-
Kelime Kökeni: Fransızca kilo
-
[isim, matematik]
Bakınız kilogram
- "İki kilo şeker."
-
[spor]
Halter sporunda barın iki ucuna yerleştirilen ve ağırlığı oluşturan parça
-
[isim, matematik]
Bakınız kilogram
- ACYO
-
Kelime Kökeni: Fransızca agio
-
[isim, ticaret]
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark
-
Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon
- "Bu nedenle bankalar bu işlemler için iskonto işleminden ayrı olarak acyo adı verilen bir komisyonu müşteriden tahsil etmektedirler."
-
Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat
-
[isim, ticaret]
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark
- TİFO
-
Kelime Kökeni: Yunanca
-
[isim, tıp]
Kirli sularda, bu sularla sulanmış sebzelerde bulunan, mikroplarla oluşan, ortalama üç hafta süren, ateşli ve tehlikeli bir bağırsak hastalığı; karahumma
- "Huri'nin anası, doğurduktan sonra bir tifo hastalığında gürleyip gitmişti."
-
[isim, tıp]
Kirli sularda, bu sularla sulanmış sebzelerde bulunan, mikroplarla oluşan, ortalama üç hafta süren, ateşli ve tehlikeli bir bağırsak hastalığı; karahumma
- TİPO
-
Kelime Kökeni: Fransızca typographie'den
-
[isim]
Kurşundan dökülmüş harflerin bir araya getirilmesiyle yapılan bir baskı türü
-
[isim]
Kurşundan dökülmüş harflerin bir araya getirilmesiyle yapılan bir baskı türü
- FİLO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca filo
-
[isim, askerlik]
Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü
-
Toplu olarak aynı hizmeti yapan ve bir merkezden yönetilen kara, deniz ve hava taşıtlarına verilen ad
- "Ticaret filosu."
-
[argo]
Yan yana duran bit dizisi
-
[isim, askerlik]
Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü
- MİÇO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca mozzo
-
[isim, denizcilik]
Gemilerde çalışan küçük yaştaki tayfa yamağı; muço
-
Meyhaneci çırağı
-
[isim, denizcilik]
Gemilerde çalışan küçük yaştaki tayfa yamağı; muço
- MİSO
-
Kelime Kökeni: Japonca
-
[isim]
Tuzlu ve zengin çeşnili bir tür tatlandırıcı
-
[isim]
Tuzlu ve zengin çeşnili bir tür tatlandırıcı
- OSLO
-
-
[isim]
Norveç'in başkenti
-
[isim]
Norveç'in başkenti
- SAKO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca sacco
-
[isim, eskimiş]
Paltoya benzer bir tür üstlük
- "Hava sıcak, arkasındaki uzunca sako omuzlarından sarkıyor, fesi terden yapışıyor ancak aldırmıyor, yürüyordu."
-
[isim, eskimiş]
Paltoya benzer bir tür üstlük
- KANO
-
Kelime Kökeni: Fransızca canot
-
[isim]
Kürekle yürütülen dar, uzun, hafif tekne
- "Yelkensiz ve dümensiz kotra, şimdi bir kano sürati ile hareket ediyordu."
-
[isim]
Kürekle yürütülen dar, uzun, hafif tekne
- KARO
-
Kelime Kökeni: Fransızca carreau
-
[isim, mimarlık]
Betondan yapılmış dört köşe döşeme taşı
- "Olmaz, ben bu karonun metrekaresini iki bine döşeyemem."
-
Benekleri dört köşeli ve kırmızı renkli olan iskambil kâğıdı; orya
-
[isim, mimarlık]
Betondan yapılmış dört köşe döşeme taşı