Sonunda nk olan 4 harfli 17 kelime var. NK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde nk olan kelimeler listesine ya da başında nk olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CÖNK
-
Kelime Kökeni: (Malezya dilinden)
-
[isim]
Büyük yelkenli gemi
- "Yükünü almış bir cönkte yok yoktur, her şey bulunur."
-
[isim]
Büyük yelkenli gemi
- CENK
-
Kelime Kökeni: Farsça ceng
-
[isim]
Bakınız savaş
- "Kale burçlarında cenge çağrı davulları vuruldu."
-
[mecaz]
Büyük mücadele
- "Her dakikam bir ayrı cenk ile geçiyor."
-
[isim]
Bakınız savaş
- HINK
-
-
[ünlem]
Güç gerektiren bir iş yapılırken çıkarılan ses
-
"Başkasına yardım edecek veya yüreklendirecek gücü olmadığı hâlde öyle görünüp yardakçılık eden kimse" anlamındaki havan dövücüsünün hınk deyicisi deyiminde geçen bir söz
-
[ünlem]
Güç gerektiren bir iş yapılırken çıkarılan ses
- ÇENK
-
Kelime Kökeni: Farsça çeng
-
[isim, müzik]
Arpı andıran, telli bir çalgı
-
[isim, müzik]
Arpı andıran, telli bir çalgı
- ZONK
-
-
[isim]
"Zonklamak" anlamındaki zonk zonk atmak, "vücudun bir yeri çok zonklamak" anlamındaki zonk zonk zonklamak deyimlerinde geçer
- "Sağ koluma bir ok saplanmıştı sanki, bir yerden bir sinir zonk zonk atıyordu."
-
[isim]
"Zonklamak" anlamındaki zonk zonk atmak, "vücudun bir yeri çok zonklamak" anlamındaki zonk zonk zonklamak deyimlerinde geçer
- FİNK
-
-
[isim, teklifsiz konuşmada]
"Hiçbir şeye aldırmadan gönlünce gezip eğlenmek" anlamına gelen fink atmak deyiminde geçen bir söz
- "Senin derdin İstanbullarda fink atmak, ben buna aracı olamam."
-
[isim, teklifsiz konuşmada]
"Hiçbir şeye aldırmadan gönlünce gezip eğlenmek" anlamına gelen fink atmak deyiminde geçen bir söz
- DENK
-
-
[sıfat]
Ağırlık bakımından eşit olan
-
[isim, eskimiş]
0,80175 gram olan ağırlık ölçü birimi
-
[mecaz]
Nitelik yönünden birbirine eşit olan, uygun olan; bedel
- "Çok aradım bulamadım dengimi / Elvan çiçeklerden aldım rengimi"
-
[sıfat]
Ağırlık bakımından eşit olan
- ZINK
-
-
[isim]
"Birdenbire durmak" anlamındaki zınk diye durmak deyiminde geçer
- "Askerî bir cip, Camekân Sokağı'nı sarsıla sarsıla geçti, apartmanın kapısı önünde zınk diye durdu."
-
[isim]
"Birdenbire durmak" anlamındaki zınk diye durmak deyiminde geçer
- RENK
-
Kelime Kökeni: Farsça reng
-
[isim]
Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum
- "Birisi sütsüz çikolata renginde, uzun boylu, geniş omuzlu Amerikan boksörlerine benziyordu."
-
[mecaz]
Bakınız nitelik
- "İşin rengi değişti."
-
[mecaz]
Bakınız çeşitlilik
-
[isim]
Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum
- LİNK
-
-
[isim, ağızlardan]
Atın eşkin yürüyüşü
-
[isim, ağızlardan]
Atın eşkin yürüyüşü
- GONK
-
Kelime Kökeni: Fransızca gong
-
[isim, müzik]
Keçe veya bez kaplı bir tokmakla vurularak uzun süreli ses veren, tepsi biçiminde, madenî bir çalgı
-
Bazı saatlerde belirli zamanları bildiren zil düzeneği
-
[spor]
Boksta her raundun başlangıç ve bitimini bildiren ses verici araç
-
[isim, müzik]
Keçe veya bez kaplı bir tokmakla vurularak uzun süreli ses veren, tepsi biçiminde, madenî bir çalgı
- DİNK
-
-
[isim, ağızlardan]
Pirinci kabuğundan ayırmak veya bulgur dövmek için kullanılan dibek
-
Şayak, aba vb.ni dövmek için kullanılan araç
-
[isim, ağızlardan]
Pirinci kabuğundan ayırmak veya bulgur dövmek için kullanılan dibek
- DANK
-
-
[isim]
"Bir olay sebebiyle birden ayılmak, doğruyu anlamak" anlamında dank etmek veya dank demek birleşik fiillerinde kullanılan bir söz
- "O an kafasına dank etti Fatma’nın, elini ağzına götürdü şaşkınlıkla."
-
[isim]
"Bir olay sebebiyle birden ayılmak, doğruyu anlamak" anlamında dank etmek veya dank demek birleşik fiillerinde kullanılan bir söz
- MİNK
-
Kelime Kökeni: İngilizce mink
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız vizon
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız vizon
- TANK
-
Kelime Kökeni: Fransızca tank
-
[isim, askerlik]
Zırhlı ve silahlı, tekerlekleri paletli, motorlu savaş taşıtı
-
Su, yakıt vb. sıvıları depolamaya yarayan araç
- "Akaryakıt tankı."
-
[isim, askerlik]
Zırhlı ve silahlı, tekerlekleri paletli, motorlu savaş taşıtı
- BANK
-
Kelime Kökeni: Fransızca banc
-
[isim]
Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra
- "Yürüyüş sonrası oturduğum yerden (bank değil bir ağacın altı burası) gördüm onu. Bir bankta oturuyordu."
-
[isim]
Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra
- KÜNK
-
Kelime Kökeni: Farsça kunk
-
[isim]
Pişmiş toprak veya betondan yapılmış kalın su borusu; büz, pöhrenk
- "Bir gün bu künklerin bir tanesinin, bir yerinden delinmiş olduğu görülür."
-
[isim]
Pişmiş toprak veya betondan yapılmış kalın su borusu; büz, pöhrenk