Başında na olan 9 harfli 44 kelime var. Na ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde na olan kelimeler listesine ya da sonu na ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında na bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Na Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NANEMOLLA
-
-
[sıfat, mecaz]
Çok sık hastalanan, sağlıksız (kimse)
- "Nanemollalar gibi boyuna hastalık derken, derdi nedir diye içine vesvese girecek..."
-
İşten kaçınan, üşengeç
-
[alay yollu]
Güçsüz, dayanıksız (kimse)
-
[sıfat, mecaz]
Çok sık hastalanan, sağlıksız (kimse)
- NADİDELİK
-
-
[isim]
Nadide olma durumu
-
[isim]
Nadide olma durumu
- NAKŞOLMAK
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳş + Türkçe olmak
-
[-e]
Bir yerde belirli bir iz bırakmak, yer etmek
-
[-e]
Bir yerde belirli bir iz bırakmak, yer etmek
- NARGİLLER
-
-
[isim, bitki bilimi]
İki çeneklilerden, nar çeşitlerini içine alan küçük bir familya
-
[isim, bitki bilimi]
İki çeneklilerden, nar çeşitlerini içine alan küçük bir familya
- NARÇİÇEĞİ
-
-
[isim]
Parlak kırmızı renk
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Bu anda narçiçeği elbiseli kadın belirir."
-
[isim]
Parlak kırmızı renk
- NAKUALOFA
-
-
[isim]
Tonga'nın başkenti Nuku'alofa
-
[isim]
Tonga'nın başkenti Nuku'alofa
- NAMAZLAĞI
-
-
[isim, ağızlardan]
Üstünde namaz kılınan seccade
-
[isim, ağızlardan]
Üstünde namaz kılınan seccade
- NASİHATÇİ
-
-
[isim]
Bakınız öğütçü
- "Birinci ciltte garip, kaçık, bön, saf gördüğümüz Don Kişot, ikinci ciltte nasihatçi, oldukça muvazeneli bir adam oluyor."
-
[isim]
Bakınız öğütçü
- NAKZETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳż + Türkçe etmek
-
[-i, eskimiş]
Bakınız bozmak
- "Yemini nakzetmek."
-
[hukuk]
Yargıtay, bir mahkemenin yargısını yerinde veya yolunda bulmayarak geri çevirmek
-
[-i, eskimiş]
Bakınız bozmak
- NAZLAŞMAK
-
-
[-i]
Karşılıklı olarak naz yapmak
-
[-i]
Karşılıklı olarak naz yapmak
- NAMIDİĞER
-
Kelime Kökeni: Farsça nām +dīger
-
[zarf]
Diğer bir deyişle
-
Öteki adı ile
-
[zarf]
Diğer bir deyişle
- NAMÜNASİP
-
Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça munāsib
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız uygunsuz
- "Bazı kimseler bana müracaat ederek bu namünasip hâllerden şikâyet ettiler."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız uygunsuz
- NAMDARLIK
-
-
[isim]
Bakınız ünlülük
-
[isim]
Bakınız ünlülük
- NAZMETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça naẓm + Türkçe etmek
-
[-i]
Nazım biçimine sokmak, nazım olarak düzenlemek
- "Şair doğmuş olanlar bile nazmetmek kabiliyetini yavaş yavaş edinirler."
-
[-i]
Nazım biçimine sokmak, nazım olarak düzenlemek
- NAKLİYECİ
-
-
[isim]
Bakınız taşımacı
-
[isim]
Bakınız taşımacı
- NARENCİYE
-
Kelime Kökeni: Farsça nārenc + Arapça -iyye
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız turunçgiller
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız turunçgiller
- NAMUSLUCA
-
-
[zarf]
Namuslu bir biçimde
- "Vaziyeti size açıkça ve namusluca izah ettim."
-
[zarf]
Namuslu bir biçimde
- NAMZETLİK
-
-
[isim]
Bakınız adaylık
-
[isim]
Bakınız adaylık
- NAZARİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça naẓariyyāt
-
[isim, eskimiş]
Kuramlar
-
Bakınız kuram
- "O devirde henüz dil üstüne spekülasyon başlamamış, Türkçe denen muhteşem orkestra, notadan, musiki ilminden, nazariyat ve felsefesinden anlamayan alaylı maestroların idaresi altına girmemişti."
-
[isim, eskimiş]
Kuramlar
- NARIBEYZA
-
Kelime Kökeni: Arapça nār + beyżāʾ
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız akkor
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız akkor