Başında na olan 9 harfli 44 kelime var. Na ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde na olan kelimeler listesine ya da sonu na ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında na bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Na Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A N

2 Harfli Kelimeler

AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NANEMOLLA

  1. [sıfat, mecaz] Çok sık hastalanan, sağlıksız (kimse)
    • "Nanemollalar gibi boyuna hastalık derken, derdi nedir diye içine vesvese girecek..." (Sermet Muhtar Alus)
  2. İşten kaçınan, üşengeç
  3. [alay yollu] Güçsüz, dayanıksız (kimse)
NADİDELİK

  1. [isim] Nadide olma durumu
NAKŞOLMAK

Kelime Kökeni: Arapça naḳş + Türkçe olmak

  1. [-e] Bir yerde belirli bir iz bırakmak, yer etmek
NARGİLLER

  1. [isim, bitki bilimi] İki çeneklilerden, nar çeşitlerini içine alan küçük bir familya
NARÇİÇEĞİ

  1. [isim] Parlak kırmızı renk
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Bu anda narçiçeği elbiseli kadın belirir." (Ahmet Muhip Dıranas)
NAKUALOFA

  1. [isim] Tonga'nın başkenti Nuku'alofa
NAMAZLAĞI

  1. [isim, ağızlardan] Üstünde namaz kılınan seccade
NASİHATÇİ

  1. [isim] Bakınız öğütçü
    • "Birinci ciltte garip, kaçık, bön, saf gördüğümüz Don Kişot, ikinci ciltte nasihatçi, oldukça muvazeneli bir adam oluyor." (Ömer Seyfettin)
NAKZETMEK

Kelime Kökeni: Arapça naḳż + Türkçe etmek

  1. [-i, eskimiş] Bakınız bozmak
    • "Yemini nakzetmek."
  2. [hukuk] Yargıtay, bir mahkemenin yargısını yerinde veya yolunda bulmayarak geri çevirmek
NAZLAŞMAK

  1. [-i] Karşılıklı olarak naz yapmak
NAMIDİĞER

Kelime Kökeni: Farsça nām +dīger

  1. [zarf] Diğer bir deyişle
  2. Öteki adı ile
NAMÜNASİP

Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça munāsib

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız uygunsuz
    • "Bazı kimseler bana müracaat ederek bu namünasip hâllerden şikâyet ettiler." (Reşat Nuri Güntekin)
NAMDARLIK

  1. [isim] Bakınız ünlülük
NAZMETMEK

Kelime Kökeni: Arapça naẓm + Türkçe etmek

  1. [-i] Nazım biçimine sokmak, nazım olarak düzenlemek
    • "Şair doğmuş olanlar bile nazmetmek kabiliyetini yavaş yavaş edinirler." (Yahya Kemal Beyatlı)
NAKLİYECİ

  1. [isim] Bakınız taşımacı
NARENCİYE

Kelime Kökeni: Farsça nārenc + Arapça -iyye

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız turunçgiller
NAMUSLUCA

  1. [zarf] Namuslu bir biçimde
    • "Vaziyeti size açıkça ve namusluca izah ettim." (Aka Gündüz)
NAMZETLİK

  1. [isim] Bakınız adaylık
NAZARİYAT

Kelime Kökeni: Arapça naẓariyyāt

  1. [isim, eskimiş] Kuramlar
  2. Bakınız kuram
    • "O devirde henüz dil üstüne spekülasyon başlamamış, Türkçe denen muhteşem orkestra, notadan, musiki ilminden, nazariyat ve felsefesinden anlamayan alaylı maestroların idaresi altına girmemişti." (Sâmiha Ayverdi)
NARIBEYZA

Kelime Kökeni: Arapça nār + beyżāʾ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız akkor
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü