Başında na olan 7 harfli 49 kelime var. Na ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde na olan kelimeler listesine ya da sonu na ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında na bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NASTURİ
- ...
- NAZARAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Göre, oranla, kıyasla
- "Buna nazaran şimdi vereceğim malumat ve izahatı anlamak daha kolay olacaktır." (Atatürk)
-
[zarf]
Göre, oranla, kıyasla
- NAİROBİ
- ...
- NATAMAM
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Eksik, tamamlanmamış, bitmemiş
-
[sıfat]
Eksik, tamamlanmamış, bitmemiş
- NARDENK
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Nar, erik, kızılcık vb. yemişlerden yapılan pekmez
-
[isim]
Nar, erik, kızılcık vb. yemişlerden yapılan pekmez
- NATÜREL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Doğal
- "Natürel renk."
-
[sıfat]
Doğal
- NAZİKÇE
-
-
[sıfat]
Nazik, ince, saygılı
-
[zarf]
Nazik, ince, saygılı bir biçimde
-
[sıfat]
Nazik, ince, saygılı
- NAZİLLİ
- ...
- NASILSA
-
-
[zarf]
Herhangi bir sebeple veya bilinmeyen bir sebeple
- "Araba tam duracağı sırada nasılsa sol tekerlekler küçük bir hendeğin içine kaydı." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[zarf]
Herhangi bir sebeple veya bilinmeyen bir sebeple
- NADANCA
-
-
Nadan davranışına benzer bir tarzda
-
Nadan davranışına benzer bir tarzda
- NASIRLI
-
-
[sıfat]
Nasırı olan, nasır bağlamış, nasırlaşmış
- "Beni yontan eller nasırlı ... köylü elleriydi." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[sıfat]
Nasırı olan, nasır bağlamış, nasırlaşmış
- NASİPLİ
-
-
[sıfat]
Nasibi olan, kısmetli
-
Her istediğine kolayca ulaşan
-
[sıfat]
Nasibi olan, kısmetli
- NAMAZCI
-
-
[isim]
Namazını düzenli kılan kimse
- "Okul arkadaşlarından birkaçı dine bağlılık gösterir gibiydiler, büyüdüler, gene namazcı kaldılar." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Namazını düzenli kılan kimse
- NAKIŞLI
-
-
[sıfat]
Nakşı olan
-
[sıfat]
Nakşı olan
- NALÇALI
-
-
[sıfat]
Nalçası olan
- "Neferlerin nalçalı kunduraları onları çiğneyip geçiyor." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Nalçası olan
- NASİHAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Öğüt
- "Nasihatleri sonuna kadar dinler ve bitince hiç sesini çıkarmaz." (Memduh Şevket Esendal)
- "Dinle sana bir nasihat edeyim / Hatırdan gönülden geçici olma." (Karacaoğlan)
- "Ayrılırlarken anası, Ayşe'ye son bir nasihat verdi." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Öğüt
- NADASLI
-
-
[sıfat]
Nadasa bırakılmış
- "Olgunlaşan çürüyen meyve, yaprak, kök kokuları nadaslı tarlalardan yayılan ekşili kokular sızıyordu bir yerlerden." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Nadasa bırakılmış
- NALBANT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hayvanların ayağına nal çakan kimse
- "Odun yardı, tarlalarda çalıştı, nalbanda yardım etti." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Hayvanların ayağına nal çakan kimse
- NAKIŞÇI
-
-
[isim]
Nakış yapan kimse
-
[isim]
Nakış yapan kimse
- NAHIRCI
-
-
[isim]
Çoban
-
[isim]
Çoban