Başında na olan 7 harfli 49 kelime var. Na ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde na olan kelimeler listesine ya da sonu na ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında na bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NAZİLLİ
- ...
- NALLAMA
-
-
[isim]
Nallamak işi
-
[isim]
Nallamak işi
- NASILSA
-
-
[zarf]
Herhangi bir sebeple veya bilinmeyen bir sebeple
- "Araba tam duracağı sırada nasılsa sol tekerlekler küçük bir hendeğin içine kaydı." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[zarf]
Herhangi bir sebeple veya bilinmeyen bir sebeple
- NADİRAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Seyrek, az görülen, az bulunan şey veya durum
-
[isim]
Seyrek, az görülen, az bulunan şey veya durum
- NASIRLI
-
-
[sıfat]
Nasırı olan, nasır bağlamış, nasırlaşmış
- "Beni yontan eller nasırlı ... köylü elleriydi." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[sıfat]
Nasırı olan, nasır bağlamış, nasırlaşmış
- NAMAZCI
-
-
[isim]
Namazını düzenli kılan kimse
- "Okul arkadaşlarından birkaçı dine bağlılık gösterir gibiydiler, büyüdüler, gene namazcı kaldılar." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Namazını düzenli kılan kimse
- NANELİK
- ...
- NATÜREL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Doğal
- "Natürel renk."
-
[sıfat]
Doğal
- NAİPLİK
-
-
[isim]
Naip olma durumu, niyabet
-
[isim]
Naip olma durumu, niyabet
- NAKLİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Taşıma işi
-
Taşıma parası, taşımalık
-
[isim]
Taşıma işi
- NAMLULU
- ...
- NALBANT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hayvanların ayağına nal çakan kimse
- "Odun yardı, tarlalarda çalıştı, nalbanda yardım etti." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Hayvanların ayağına nal çakan kimse
- NARTEKS
-
Kelime Kökeni : Yunanca
-
[isim]
Bizans kiliselerinde sahndan sütunlarla veya duvarla ayrılan bölüm
-
[isim]
Bizans kiliselerinde sahndan sütunlarla veya duvarla ayrılan bölüm
- NAZARAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Göre, oranla, kıyasla
- "Buna nazaran şimdi vereceğim malumat ve izahatı anlamak daha kolay olacaktır." (Atatürk)
-
[zarf]
Göre, oranla, kıyasla
- NALÇALI
-
-
[sıfat]
Nalçası olan
- "Neferlerin nalçalı kunduraları onları çiğneyip geçiyor." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Nalçası olan
- NASRANİ
- ...
- NARGİLE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Tömbeki denilen bir cins tütünün dumanının sudan geçirilerek içilmesini sağlayan araç
- "Sağdan soldan nargile gurultularının yükseldiği işitiliyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Tömbeki denilen bir cins tütünün dumanının sudan geçirilerek içilmesini sağlayan araç
- NAZİKÇE
-
-
[sıfat]
Nazik, ince, saygılı
-
[zarf]
Nazik, ince, saygılı bir biçimde
-
[sıfat]
Nazik, ince, saygılı
- NARİNCE
-
-
[isim]
Tokat ve Amasya yöresinde şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm
-
[isim]
Tokat ve Amasya yöresinde şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm
- NAMUSLU
-
-
[sıfat]
Ahlak kurallarına uygun olarak davranan
- "Benim babam namuslu bir vatanperverdi." (Aka Gündüz)
-
Olması gerektiği gibi
- "Sallanma, git bana namuslu bir kahve pişir." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Ahlak kurallarına uygun olarak davranan