Sonunda n olan 6 harfli 637 kelime var. N harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde n harfi olan kelimeler listesine ya da başında n harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DUAHAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dua okuyucu

KIZGIN

  1. [sıfat] Çok ısınmış, ısıtılmış veya kızdırılmış
    • "Kızgın bir demire dökülen damla iz bırakmaz, buhar olur." (Cemil Meriç)
  2. Eş arayan (hayvan)
    • "Kızgın bir boğa."
  3. Kızmış olan, öfkeli, mütehevvir
    • "Hani Allah sizi inandırsın, bu kadar kızgın olmasaydım, korkardım." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Kızışık, zorlu, sert, şiddetli

KÜRTÜN

  1. [isim] Yük hayvanlarına vurulan semer, palan

PULMAN

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Yatar koltuk
  2. Trenin yatabilen koltukları olan vagonu

ÇILGIN

  1. [sıfat] Aşırı davranışlarda bulunan, deli, mecnun
    • "Ömrümde ilk defa saat için çılgın gibi dövüştüm." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Şöyle az buçuk mürekkep yalamış bir insanı böylesine üç nutuk çılgına döndürür." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Çok büyük, aşırı, olağanüstü
    • "Onların bu çılgın aşklarına karşı konulacak engel setlerinin hiç hükmü yoktur." (Kemal Tahir)

KESKİN

  1. [sıfat] Çok kesici, iyi kesen
    • "Sonunda keskin bir taşı testere gibi kullanarak ipi incelte incelte kopardı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Tiz (ses)
    • "Bir kadın sesiydi bu. İnce ve keskin, dikkati hemen kapan ve bırakmayan bir ses." (Peyami Safa)
  3. Kırıcı, incitici
    • "En yakın dostlarının bile kusurlarını keskin bir dille yüzlerine vururmuş." (Haldun Taner)
  4. Etkili, sert
    • "Nihayet güneş doğdu, sis ve duman içinde çölün sabahlarında esen serin ve keskin rüzgârla üşüdük." (Falih Rıfkı Atay)
  5. Acı, üzüntü veren
    • "Öyle de keskinmiş ki bu kadın, yaptığı tüm kocakarı ilaçları her hastalığı şıp diye kesiyormuş." (Muammer İzgü)
  6. Zampara

NİSYAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Unutma
    • "Resmî vesikalar toplanıp tasnif edilir ve nisyandan kurtulabilir." (Yahya Kemal Beyatlı)

SUSKUN

  1. [sıfat] Çok az konuşan, sessiz, sakin olan, sükûti
    • "Suat, karım. Suskun, çok az konuşan..." (Atilla İlhan)
  2. [zarf] Sessiz, sakin bir biçimde

VATMAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tramvay sürücüsü
    • "Yolda giderken / Vatman çan çalar, şoför korna." (Behçet Necatigil)

DRAGON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ejderha
  2. Batı ordularında, atlı veya yaya olarak çarpışan asker sınıfı

BİRDEN

  1. [zarf] Bir defada
  2. Ansızın
    • "Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım." (Refik Halit Karay)
  3. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada
    • "Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Çabucak

HEMŞİN
...
ŞEYTAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hz. Âdem'e secde etmediği için cennetten kovulan, insanları Allah'ın emirlerine karşı kışkırtan, kötülüğe yönelten cin, iblis
    • "Gül tenli, kor dudaklı, kömür sürmeli / Şeytan diyor ki sarmalı, yüz kere öpmeli." (Yahya Kemal Beyatlı)
    • "Ama çocukluk işte, şeytan dürttü, ya herrü ya merrü diyerek birden yukarı baktım." (Haldun Taner)
    • "Birden, şeytan geçmiş gibi bir sükût oldu." (Haldun Taner)
    • "Şeytan kulağına kurşun, hiçbirimiz hasta olmadık."
  2. Kötü düşünceli, kötü niyetli kimse
    • "O gecenin sabahı şeytanın aldattığı vücudunu soğuk suda temizlerdi." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [sıfat] Çok kurnaz, uyanık (kimse)

İLANEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Duyuru yoluyla

KÖKTEN

  1. [sıfat] Yüzeyde kalmayıp derine inen, asıl konuyu da içine alan, köklü, cezrî, radikal
    • "Kökten bir değişiklik."

KONSON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ünsüz

SARMAN

  1. [sıfat] Azman, iri
  2. [isim] Sarı tüylü kedi

KASTEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Kasıtla, bile bile ve isteyerek
    • "Fakülteye giderken kasten kaçırırdım otobüsü." (Çetin Altan)

PLÜTON
...
RESMEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Devlet adına, devletçe, resmî olarak
  2. Kanuna, yönteme uygun olarak, yöntemince
  3. Kesinlikle, açıkça, kesin olarak
    • "Kızların ikisi japone kollu, üçüncüsü resmen kombinezonlu idi." (Haldun Taner)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü