Sonunda n olan 5 harfli 542 kelime var. N harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde n harfi olan kelimeler listesine ya da başında n harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KANON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Eşit aralıklarla ilerleyen ancak birlikte değil, art arda duyulan iki veya daha çok sesin birbirini sürekli taklit etmesiyle oluşan bütün

KURON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Korumak için diş üzerine geçirilen metal kaplama

ONDAN

  1. o sebeple
    • "O kış, önceki kışlardan daha az üşüdüm." (Necati Cumalı)
    • "O duvar senin, bu duvar benim, sağdan sola, soldan sağa yalpa vurarak halkın önüne çıkıvermiş." (Halit Fahri Ozansoy)
    • "... o gün bugün bir kere bile hastalanıp yatmamıştı." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Oyunları o kadar güzel olurmuş ki bunlar millî bir edebiyat eseri sayılırmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. onun tarafında olan (kimse)
    • "Ben uyandığım zaman o gitmişti." (Refik Halit Karay)

SÜKUN
...
KAPAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak
    • "Onlar beni kapana koyacaklarını sanadursunlar." (Refik Halit Karay)
    • "İçindekiler kendilerini ayaklarıyla bir kapana kıstırmışlardır." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Fikirlerindeki çelişmeyi belirtip adamı kıskıvrak bir kapana sıkıştırır." (Haldun Taner)
  2. Düzen, hile

SAPAN

  1. [isim] İki ucu ip, ortası örme veya meşin olan bir taş atma aracı
    • "Gökçe Bacı, bağrına saplanan bir okla, sapan sallayan eli havada, yere düşüyor." (Tarık Buğra)
  2. Genellikle çocukların kuş vurmak için kullandıkları, iki ucuna lastik ve lastiklerin arasına da geniş bir meşin parçası bağlı bulunan çataldan oluşan araç
    • "Cebine sakız gibi kuru üzümü doldurdun mu elde sapan, incir kuşu avına çıkarsın." (Atilla İlhan)
  3. Kaldırılacak bir şeyin üzerine geçirmek için halattan yapılan çember
  4. Makarayı bir yere bağlamak için tablaların çevresine geçirilen halat veya demir kuşaklar

SEMAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Diş köklerini kaplayan sert madde
  2. Bir metalle temas durumunda ısıtılan ve yüksek sıcaklıkta ayrışarak taşıdığı elementlerden bir veya birçoğunu o metalin yüzeyine yayan madde

ÇİĞİN

  1. [isim] Omuz

FİDAN

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Yeni yetişen ağaç veya ağaççık
    • "Elma fidanı. Gül fidanı."
    • "Fidan gibi bir boy, yağız bir çehre, üst dudağında hafif bir gölge." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  2. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç, dikme
    • "Evlendiklerinin haftası, oraya iki gül fidanı dikmişlerdi." (Peyami Safa)

MÜREN
...
RESEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Kendi başına, kendiliğinden
  2. Bağımsız olarak, kimseye bağlı olmaksızın
    • "Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine ... yargı mercilerine başvurulamaz." (Anayasa)

ŞAYAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Uygun, yaraşır, değer, layık
    • "Alacağımız cevaplar içinde dikkate şayan görülenleri gazetemizde neşredeceğiz." (Hüseyin Cahit Yalçın)

ÇIKIN

  1. [isim] Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı
    • "Eteğinin altında çıkın çıkın altınları vardır." (Refik Halit Karay)

DESEN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılan çizim
  2. Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerinde varlıkları, nesneleri belirli çizgilerle gösterme, tasvir
  3. Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi
  4. Desen yapma sanatı
    • "O, desen öğreniyor."

FİGAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bağırarak ağlama, inleme
    • "Emrah eder düştüm dile / Bülbül figan eder güle." (Erzurumlu Emrah)

LAGÜN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Deniz kulağı

JÜPON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kadınların giysi altına giydikleri etek, iç etek

SÖKÜN

  1. [isim] "Birçok kişi veya şey birbiri ardından gelmek, görünmek" anlamlarına gelen sökün etmek birleşik fiilinde geçer
    • "Bir geniş bayırdan oynak Çerkez atları sökün etti." (Falih Rıfkı Atay)

ZİFİN

  1. [isim] Sarıağı

KAŞAN

  1. [isim] Hizmet veya binek hayvanları durup işeme

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü