Sonunda muş olan 11 kelime var. MUŞ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde muş olan kelimeler listesine ya da başında muş olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DONDURULMUŞ
GÜNDOĞMUŞ
TUTULMUŞ
OTURMUŞ
DOLMUŞ, DOYMUŞ, KOKMUŞ, OKUMUŞ
OLMUŞ
UMUŞ
MUŞ
Muş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
MUŞ
2 Harfli Kelimeler
ŞU
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DONDURULMUŞ
-
-
[sıfat]
Soğutucu aracılığıyla buzlu duruma getirilmiş
- "Dondurulmuş et."
-
[mecaz]
Beklemeye alınmış
-
[mecaz]
Değiştirilemez durumda tutulmuş
-
[sıfat]
Soğutucu aracılığıyla buzlu duruma getirilmiş
- GÜNDOĞMUŞ
-
-
[isim]
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
- TUTULMUŞ
-
-
[sıfat]
Engellenmiş
-
Ele geçirilmiş
-
[sıfat]
Engellenmiş
- OTURMUŞ
-
-
[sıfat]
Yerleşik, yerleşmiş, güçlenmiş; stabil
- "Oturmuş bir kurum."
-
[sıfat]
Yerleşik, yerleşmiş, güçlenmiş; stabil
- DOLMUŞ
-
-
[sıfat]
Boş yeri kalmamış; meşbu
-
Bakınız dolu (II)
-
[isim]
Yolcu taşımaya yarayan kayık, motor, otomobil, minibüs vb. küçük taşıt
- "En iyisi, ben buradan bir dolmuşa binip eve gideyim."
-
[sıfat]
Boş yeri kalmamış; meşbu
- KOKMUŞ
-
-
[sıfat]
Çürüyüp bozularak kötü kokan; kokuşuk, müteaffin
-
[mecaz]
Yerinden kımıldamaya üşenen, tembel, miskin olan (kimse)
- "Kokmuş adam."
-
[mecaz]
Çok bilinen, değersiz, önemsiz olan
- "Ve sen o kokmuş tangoyu on sekizinci defa dinleyeceksin."
-
[sıfat]
Çürüyüp bozularak kötü kokan; kokuşuk, müteaffin
- DOYMUŞ
-
-
[sıfat]
Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş
-
[mecaz]
İsteği kalmamış, isteği giderilmiş, tatmin olmuş
-
[kimya, fizik]
Doyma durumuna gelmiş (gaz, sıvı veya elektromıknatıs); meşbu
-
[sıfat]
Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş
- OKUMUŞ
-
-
[sıfat]
Okuyarak bilgisini genişletmiş, öğrenim görmüş (kimse)
- "Bizim aramızda en görmüş geçirmişi, en okumuşu sensin."
-
[sıfat]
Okuyarak bilgisini genişletmiş, öğrenim görmüş (kimse)
- OLMUŞ
-
-
[sıfat]
Olgunlaşmış, ergin
-
[mecaz]
Bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gelişmiş (kimse)
-
[sıfat]
Olgunlaşmış, ergin
- UMUŞ
-
-
[isim]
Ummak işi
- "Bu inançtan kurulu dünyanın özünü oluşturan da umuştur."
-
[isim]
Ummak işi
- MUŞ
-
Kelime Kökeni: Fransızca mouche
-
[isim, denizcilik]
Altı düz, küçük gezinti vapuru
- "Ertuğrul yatına bir muş yaklaştı. O muştan redingotlu asker üniformalı birçok paşalar çıktılar."
-
[isim, denizcilik]
Altı düz, küçük gezinti vapuru