Başında muh olan 8 harfli 39 kelime var. Muh ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde muh olan kelimeler listesine ya da sonu muh ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında muh bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
H M U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
HU
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUHARRİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yazar
- "Bir meşhur muharrire birisi bir roman götürmüş." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Yazar
- MUHTEMEL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
İhtimal dâhilinde olan, beklenen, beklenir, umulur, olası, olasılı, mümkün
- "Bir insan için güzel olanın, daha birçok insan için de güzel olması pek muhtemeldir." (Nurullah ataç)
-
İhtimal dâhilinde olan, beklenen, beklenir, umulur, olası, olasılı, mümkün
- MUHAYYER
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Beğenilmediğinde geri verilmek şartıyla alınan (eşya vb.)
-
[isim]
Türk müziğinde bir makam
-
[sıfat]
Beğenilmediğinde geri verilmek şartıyla alınan (eşya vb.)
- MUHAKKAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Doğruluğu, gerçekliği kesin olarak bilinen, gerçekliği kesinleşmiş
- "Muhakkak olan bir şey varsa herkese benzemediği idi." (Haldun Taner)
-
[zarf]
Kesinlikle
- "Eski terbiyeyi bilmesi de muhakkak tesirli oluyordu." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Doğruluğu, gerçekliği kesin olarak bilinen, gerçekliği kesinleşmiş
- MUHTELİF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Çeşit çeşit, çeşitli
- "Genç kız ve arabacı, birbirlerine muhtelif hislerle bakışarak beklediler." (Peyami Safa)
-
Zıt, birbirini tutmayan
-
[sıfat]
Çeşit çeşit, çeşitli
- MUHADDİS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hadis bilimiyle uğraşan kimse
-
[isim]
Hadis bilimiyle uğraşan kimse
- MUHASSIL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu'nda Tanzimattan önceki dönemde vergi tahsildarı
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu'nda Tanzimattan önceki dönemde vergi tahsildarı
- MUHAYYEL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Hayal gücüyle yaratılan, hayal edilen
- "Gülümser bir resimdir / Muhayyel sevgilimdir." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[sıfat]
Hayal gücüyle yaratılan, hayal edilen
- MUHTERİZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Çekingen
-
[sıfat]
Çekingen
- MUHALLİK
- ...
- MUHAMMEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Oranlanan, tahmin edilen
-
[sıfat]
Oranlanan, tahmin edilen
- MUHASARA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kuşatma
- "Avluda neden bir köşede muhasara altına alındığımı o vakit anlamıştım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Çevirme
-
[isim]
Kuşatma
- MUHAKKİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Gerçeği araştıran
-
[isim]
Soruşturucu, soruşturmacı
-
[sıfat]
Gerçeği araştıran
- MUHADDEP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Dışbükey
-
[sıfat]
Dışbükey
- MUHTEKİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Vurguncu
-
[sıfat]
Vurguncu
- MUHAVVİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Değiştiren, dönüştüren
-
[sıfat]
Değiştiren, dönüştüren
- MUHABBET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sevgi
- "Mutfakta onlara yemek, kahvaltı hazırlanırken yukarıda her akşamdan fazla bir muhabbet havası esiyordu." (Halide Edip Adıvar)
- "Bir geçitten ziyade bir toplantı yeri. Mahalle orada muhabbet eder, konuşur, kavga eder." (Halide Edip Adıvar)
-
Dostça konuşma, yârenlik
- "Karın doyuracak değiliz, maksat biraz muhabbet olsun." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Sevgi
- MUHABERE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yazışma
-
İletişim
-
[isim]
Yazışma
- MUHAKEME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yargılama
- "Ferit bu aralık kendi kendine muhakemeler yürütmüş..." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Usa vurma
- "Daima felsefe yapmaya hazır, kurulmuş bir makineye benzeyen ukala dimağım muhakemeye başladı." (Ömer Seyfettin)
-
Bir sorunu çözmek için çıkar yol arama
- "Güldüm, şu muhakemem ne garip münasebetsizlikti." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Yargılama
- MUHAMMES
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Beş parçası olan, beşli
-
[isim]
Beşgen
-
[isim]
Beşli
-
[sıfat]
Beş parçası olan, beşli