Sonunda mane olan 8 kelime var. MANE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde mane olan kelimeler listesine ya da başında mane olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
MAHKUMANE
HAKİMANE, MASUMANE, ZALİMANE
ALİMANE, HASMANE
KEMANE, ZAMANE
Mane Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
EMAN, ENAM, NAME, NEMA
3 Harfli Kelimeler
MEN, NAM, NEM
2 Harfli Kelimeler
AM, AN, EM, EN, MA, ME, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MAHKUMANE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥkūm + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Mahkûma yaraşır bir biçimde
- "Onun emrini yerine getirmekten mahkûmane bir zevk alıyor."
-
[zarf, eskimiş]
Mahkûma yaraşır bir biçimde
- MASUMANE
-
Kelime Kökeni: Arapça maʿṣūm + Farsça -āne
-
[zarf]
Bakınız masumca
- "Nazır masumane gülüyordu."
-
[zarf]
Bakınız masumca
- ZALİMANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ẓālim + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız acımasızca
- "Fakat bunların hepsini veya çoğunu yaptırmak için bir ihtiyar kalbine teklif edilen bu fazla azabı çok insafsızca, zalimane buluyordu."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız acımasızca
- HAKİMANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥakīm + Farsça -āne
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız bilgece
- "Bundan dolayı hem vakit kazanılmak hem bu gibi kötü niyetlerine meydan verilmemek için onun hakimane bir cevapla ümide düşürülmesi lazımdı."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız bilgece
- ALİMANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿālim + Farsça -āne
-
[sıfat]
Âlime yakışan
- "Kitaplarının çoğu edebiyat tarihine girmiş olan âlimane eserlerdir."
-
[zarf]
Âlime yakışır bir biçimde
- "Efendim, arkadaşımız beyefendi, şüphesiz vâkıfane ve âlimane buyuruyorlar, istifade ediyoruz."
-
[sıfat]
Âlime yakışan
- HASMANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫaṣm + Farsça -āne
-
[zarf]
Bakınız düşmanca
-
[zarf]
Bakınız düşmanca
- ZAMANE
-
Kelime Kökeni: Arapça zamāne
-
[isim]
İçinde bulunulan zaman, dönem
- "Karısı, evin hayatını, kendisi yokken en akıllı adamlar gibi zamaneye uydurmuştu."
-
Yakınma veya hafifseme yoluyla şimdiki zaman
- "Hep bunlar yeni avukatlık çenebazlığı, zamane lafları."
-
[isim]
İçinde bulunulan zaman, dönem
- KEMANE
-
Kelime Kökeni: Farsça kemāne
-
[isim, müzik]
Keman ve kemençe yayı
-
[müzik]
Bakınız kabak kemane
-
Delgi veya küçük torna çevirmek için kullanılan ok yayı biçimindeki araç
-
[denizcilik]
Ağaç gemilerde talimarın üst ucundaki kıvrım
-
[isim, müzik]
Keman ve kemençe yayı