Sonunda lme olan 5 harfli 10 kelime var. LME ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde lme olan kelimeler listesine ya da başında lme olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Lme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E L M
2 Harfli Kelimeler
EL, EM, LE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇELME
-
-
[isim]
Çelmek işi
-
Birini yere düşürmek için ayağının önüne ayak uzatma
- "Bir itişme, bir kakışma, bir yanındakine çelme vurup öne geçme yarışıdır gidiyordu."
-
Arkadan hafifçe bağlanan başörtüsü
-
[isim]
Çelmek işi
- DELME
-
-
[isim]
Delmek işi
-
[sıfat]
Delinerek yapılmış
-
Bakınız yelek
-
[isim]
Delmek işi
- BİLME
-
-
[isim]
Bilmek işi
- "Bir cemiyetin ilerlemesi, neyin ehemmiyetli olduğunu bilmeye bağlıdır."
-
[felsefe]
Bir şeyin ne olduğunun bilincine varma
-
[felsefe]
Bilgi edinmenin gaye ve sonucu
-
[isim]
Bilmek işi
- GELME
-
-
[isim]
Gelmek işi
- "Ne söylense duyulur bir ürperme sesinde / Neden hayır olmasın üç beyin gelmesinde"
-
[sıfat]
Gelmiş olan
- "Avrupa'dan gelme bir televizyon."
-
[sıfat]
Eğitim alma
- "İyi aileden gelme çocuk."
-
[fizik]
Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi
-
[isim]
Gelmek işi
- HELME
-
Kelime Kökeni: Arapça helīme
-
[isim]
Fasulye, pirinç, buğday vb. taneler kaynatıldığında nişastanın çökelmesiyle oluşan koyu sıvı
-
Bazı bitkilerin kök, çiçek ve tohumlarında bulunan koyu kıvamlı madde
-
[isim]
Fasulye, pirinç, buğday vb. taneler kaynatıldığında nişastanın çökelmesiyle oluşan koyu sıvı
- BÖLME
-
-
[isim]
Bölmek işi
-
Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer
- "Sedirin olduğu bölmeyi basma bir perdeyle odadan ayırdı."
-
Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde
- "Ortadan ayrılan bir bölmeyle de diğer nısfında Bora Reis yatıyordu."
-
[ağızlardan]
Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk
-
[denizcilik]
Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler
-
[mantık]
Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi
-
[matematik]
Bir sayının içinde başka bir sayının kaç defa bulunduğunu belirlemek için başvurulan işlem
- "Bu bakımdan toplama işleminin düşünüldüğü her yerde bir bölme işleminden de söz etmek gerekir."
-
[isim]
Bölmek işi
- DİLME
-
-
[isim]
Dilmek işi
-
Dört köşe uzunlamasına kesilmiş ağaç
- "Kapı, pencereden başka tavanlık tahta, tabanlık dilme, çatılık direk hazır."
-
[isim]
Dilmek işi
- YELME
-
-
[isim]
Yelmek işi
-
Yırtmaçlı zırh
-
[isim]
Yelmek işi
- SİLME
-
-
[isim]
Silmek işi
- "Taşlarımız öyle güzel parlardı ki o parlaklığı görme uğruna bütün gün sürekli silmeyi bile düşündüğüm olurdu."
-
[zarf]
Ağzına kadar; sıvama, lebalep
- "Kadehini silme dolduruyor yeniden."
-
[sıfat]
Ağzına kadar dolu olan, tepeleme olmayan
-
[zarf]
Baştan aşağı, tam olarak, tamamen
- "O çağlarda saraylar, konaklar, yalılar silme cariyedir."
-
[mimarlık]
Duvar, tavan, pencere kenarı, kemer vb. yerlerde yapılan, düz veya yuvarlak şekillerden meydana gelen kabartma kenar
-
[isim]
Silmek işi
- GÜLME
-
-
[isim]
Gülmek işi; hande
- "Turist Ömer gülmeyi unutmamış, horlandıkça iyimserliği pekişmiş bir kesimin simgesidir, lümpenin çaresizliğidir."
-
Bakınız kahkaha
- "Leylâ, çayırın öbür ucuna kaçarak içinden gelen gülmeleri bastırmaya çalışır."
-
[isim]
Gülmek işi; hande