İçinde bağda olan 29 kelime var. İçerisinde BAĞDA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bağda olan kelimeler listesine ya da sonu bağda ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

BAĞDAŞTIRABİLME

14 Harfli Kelimeler

BAĞDAŞIKLAŞMAK, BAĞDAŞMAMAZLIK, BAĞDAŞTIRILMAK

13 Harfli Kelimeler

BAĞDAŞABİLMEK, BAĞDAŞIKLAŞMA, BAĞDAŞTIRILMA, BAĞDAŞTIRMACI

12 Harfli Kelimeler

BAĞDAŞABİLME, BAĞDAŞMAZLIK, BAĞDAŞTIRICI, BAĞDAŞTIRMAK

11 Harfli Kelimeler

BAĞDAŞIKLIK, BAĞDAŞILMAK, BAĞDAŞTIRMA

10 Harfli Kelimeler

BAĞDALAMAK, BAĞDAŞILMA

9 Harfli Kelimeler

BAĞDALAMA, BAĞDAŞMAK, BAĞDAŞMAZ

8 Harfli Kelimeler

BAĞDAMAK, BAĞDAŞIK, BAĞDAŞIM, BAĞDAŞMA

7 Harfli Kelimeler

BAĞDADİ, BAĞDAMA

6 Harfli Kelimeler

BAĞDAŞ, BAĞDAT

5 Harfli Kelimeler

BAĞDA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bağda Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A B D Ğ

5 Harfli Kelimeler

BAĞDA

4 Harfli Kelimeler

AĞDA, BAĞA

3 Harfli Kelimeler

ABA, ADA, AĞA, BAD, BAĞ, DAĞ

2 Harfli Kelimeler

AB, AD, AĞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞDAŞTIRABİLME

  1. [isim] Bağdaştırabilmek işi
    • "“... her sosyolojik eser belirli ölçüde ideolojik bir nitelik taşıyacak ve bu ideolojik içeriği nesnel gerçekle bağdaştırabilme başarısını gösterdiği oranda içerdiği ideolojiye bilimsel sıfatını kazandırabilecektir." (Vehbi Bayhan)
BAĞDAŞTIRILMAK

  1. [nesnesiz] Bağdaştırma işine konu olmak
    • "Hâlbuki bunlar birbirleriyle uzlaşmaz iki felsefedir, nasıl bağdaştırılır?" (Hilmi Ziya Ülken)
BAĞDAŞIKLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Aynı özelliği göstermek; homojenleşmek
BAĞDAŞMAMAZLIK

  1. [isim] Bakınız bağdaşmazlık
BAĞDAŞIKLAŞMA

  1. [isim] Bağdaşıklaşmak durumu; homojenleşme
BAĞDAŞTIRILMA

  1. [isim] Bağdaştırılmak işi
    • "Aslında dış görünüş itibarıyla birbirinin tamamen aksi gibi görünen bu iki içeriğin bağdaştırılma çalışmalarının bir iki yıllık mazisi hatırlanırsa Türk sineması için normal bir gelişimdir." (Salih Gökmen)
BAĞDAŞABİLMEK

  1. [nesnesiz, -le] Bağdaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Öyle ya, akşama kadar sokak sokak dolaşıp şehrin çerini çöpünü ve pisliğini atma işinde, Türkler dururken bu süfli hizmetlerde Alman vatandaşını kullanmak memleketin millî gururuyla bağdaşabilir mi?" (Sâmiha Ayverdi)
BAĞDAŞTIRMACI

  1. [sıfat] Bağdaştırmacılık yanlısı olan
    • "Böyle olduğu içindir ki Aleviliğin teolojisi, İslam içinde meydana gelen diğer bütün heterodoks yorumlar gibi bağdaştırmacı bir teolojidir." (İsmail Engin)
BAĞDAŞTIRICI

  1. [sıfat] Bağdaştıran, uzlaştıran, uyum sağlayan
  2. [isim] Bakınız adaptör
BAĞDAŞTIRMAK

  1. [-i, -le] Bağdaşmasını sağlamak; eklemlemek
    • "İnsana yakışan susma ile konuşmayı ustaca bağdaştırmaktır." (Nermi Uygur)
BAĞDAŞMAZLIK

  1. [isim] Bakınız uyuşmazlık
    • "Bu nedenle kural olarak milletvekilliği ile kamu görevleri arasında bağdaşmazlık vardır." (Kemal Gözler)
  2. Bakınız geçimsizlik
BAĞDAŞABİLME

  1. [isim] Bağdaşabilmek işi
BAĞDAŞIKLIK

  1. [isim] Bağdaşık olma durumu; mütecanislik, homojenlik
  2. [dil bilimi] Cümle dizilerinin metin olmasını sağlayan, dil ögeleri arasındaki mantıksal ve anlamsal bütünlüğü oluşturan, metin içi ilişkileri kuran dille ilgili özelliklerin tümü
    • "Bu durumda, yanlışlık iç cümleden kaynaklanmaktadır ve bu hâliyle kabul edilmesi ve bağdaşıklık ilkesiyle uyuşması beklenemez." (Kerime Üstünova)
BAĞDAŞILMAK

  1. [nesnesiz] Bağdaşma işine konu olmak
    • "Hoş zaten bunların hiçbiri geçinilir, bağdaşılır insanlar değildi ya." (Refik Halit Karay)
BAĞDAŞTIRMA

  1. [isim] Bağdaştırmak işi
    • "Bağdaştırma anlam ayraçları bakımından birbiriyle uyuşmuş iki sözcükten meydana gelmiştir ." (Alâattin Karaca)
BAĞDALAMAK

  1. [-i, ağızlardan] Çelme atmak
  2. [spor] Güreşte rakibe ayak sarması takmak
BAĞDAŞILMA

  1. [isim] Bağdaşılmak işi
BAĞDAŞMAZ

  1. [sıfat] Uyuşmaz, tutarsız
BAĞDAŞMAK

  1. [-le] Bakınız uymak
    • "Gerçekle bağdaşmayan ihtiraslar, insanın duygusunu hüzünden tedirginliğe hatta tiksintiye kadar zorluyor." (Tarık Buğra)
  2. Çocuk oyunlarında arkadaş olmak
  3. [-e] Bağdaş kurup oturmak
    • "İçeride peykelere bağdaşmış, sarıkları kirli, sakalları seyrek, kara sarı ihtiyarlar." (Attilâ İlhan)
BAĞDALAMA

  1. [isim] Bağdalamak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü