Sonunda lay olan 8 kelime var. LAY ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde lay olan kelimeler listesine ya da başında lay olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

FAİRPLAY

7 Harfli Kelimeler

MİRALAY

5 Harfli Kelimeler

DOLAY, HALAY, KALAY, KOLAY

4 Harfli Kelimeler

ALAY, OLAY


Kelime bulma makinesi

A L Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

YAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AY, LA, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FAİRPLAY
...
MİRALAY

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Albay

DOLAY

  1. [isim] Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, çevre, havali, etraf
    • "Yaratma heyecanı içinde yorulma denen şey onun dolayına uğramazdı." (Haldun Taner)

KALAY

  1. [isim] Atom numarası 50, atom ağırlığı 118,7, yoğunluğu 7,29 olan, 232 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, kolay işlenebilen, yumuşak bir element (simgesi Sn)
    • "Basıyorlar kalayı bize, değil mi?" (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kalaylanmış bir kabın üzerindeki alaşım tabakası
    • "Pencereye, elinde yeni kalaydan çıkmış bir bakır sahanla orta yaşlı kadın geldi." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. Aldatıcı görünüş
  4. Sövme, küfür

HALAY

  1. [isim] Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde genellikle davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu
    • "Davullar dövüldü, zurnalar halay havaları üfürdü, düğün dernek kutlandı." (Nezihe Araz)
    • "Erkekler dışarıda halay çekip tabanca atarken kadınlar Zekiye'yi getirip ortaya oturttular." (Lâtife Tekin)

KOLAY

  1. [sıfat] Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı
    • "Cebimde mevcut paradan bu kadar bir şey buna tahsis etmek pek kolaydı." (Halit Ziya Uşaklıgil)
    • "Yanlışını düzeltmek için bir kolayını aramaya başladı." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [isim] Kolaylık
    • "İşin kolayını buldum."
  3. [zarf] Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe
    • "Yolu bulmak kolay oldu." (Halikarnas Balıkçısı)

OLAY

  1. [isim] Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka
    • "O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla." (Necati Cumalı)
    • "Hınzır sıfır, sağda da olsa solda da olsa olaylar yaratıyor." (Aydın Boysan)
  2. Önemli tarihsel olgu, fenomen
    • "Nötron bombası günümüzün olayıdır."

ALAY

  1. [isim] Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk
    • "Düğün alayı. Fener alayı."
  2. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej
  3. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu
    • "Topçu alayı."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü