Başında l olan 5 harfli 119 kelime var. L harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde l harfi olan kelimeler listesine ya da sonu l harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında l bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LATİN
...
LARVA

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Kurtçuk

LEĞEN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Genellikle, içinde bir şey yıkamak için kullanılan metal veya plastikten yayvan kap
    • "Adam, önündeki leğene eğilmiş, bardak yıkıyordu." (Necati Cumalı)
  2. Gövdenin arka veya alt ucunda bulunan, bir yandan omurganın bel bölümüyle, öte yandan bacaklarla eklemlenen kemik çatı, havsala

LEHÇE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir dilin tarihsel, bölgesel, siyasal sebeplerden dolayı ses, yapı ve söz dizimi özellikleriyle ayrılan kolu, diyalekt
  2. Konuşma tarzı
    • "Onun lehçesine aşina olanlara göre gayet derin hikmet, pek ince manalar taşırdı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

LONCA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Belli bir iş kolunda usta, kalfa ve çırakları içine alan dernek, korporasyon
    • "Bu iş için loncada, isim duası yapılır." (Samiha Ayverdi)

LOKUM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Şekerli nişasta eriyiğini pişirip hafif ağdalaştırarak yapılan, küçük küp veya dikdörtgen biçiminde kesilen şekerleme, kesme, latilokum
    • "Üsküdar'a gider iken bir mendil buldum / Mendilimin içine lokum doldurdum." (Halk türküsü)
  2. Dinamit lokumu

LEYDİ
...
LİNİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Hücre çekirdeğinde bulunan ve kromatin tanelerini taşıyan ağ biçimindeki ipliksi yapı

LADİN

  1. [isim] Çamgillerden, 50-60 m kadar yükseklikte olan, düz gövdeli, kozalağı aşağıya doğru sarkık, kerestesi ve reçinesi değerli, çam türüne çok yakın bir orman ağacı (Picea)

LEÇEK

  1. [isim] Baş örtüsü, yün atkı

LOKMA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ağza bir defada alınıp götürülen yiyecek parçası, sokum
    • "Öbür yemeklerden bile ağzına bir lokma koyamadı." (Ömer Seyfettin)
    • "Sonra arkasından lokma filan dökmek değil a, bir Yasin, bir Fatihacık bile okuyan bulunmaz." (Ömer Seyfettin)
    • "Ağzımızda lokmalar büyürdü, muşambanın buz gibi teması âdeta ellerimizi yakardı." (Refik Halit Karay)
  2. Lokma tatlısı
    • "Ben de uskumru aldım. Kendim kızartacağım. Ne olur kalın, beraber lokma edelim." (Halide Edip Adıvar)
  3. Türlü kalınlıktaki cıvataları, boşluğuna geçirip sökmeye veya sıkıştırmaya yarayan metalden alet
  4. Yemek
    • "Bu akşam lokmayı beraber yeriz, tanışmış olursunuz." (Tarık Buğra)
  5. Genellikle haksız olarak ele geçirilen mal veya para
    • "Bu lokma sizin için çok büyüktür; boğazınızdan geçmez, yutamayacaksınız ve boğulacaksınız." (Peyami Safa)

LERZE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Titreme, titreyiş
    • "Aşklarının düşüncesi artık lerze değil yeis ve meraret veriyordu." (Halide Edip Adıvar)

LAHZA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Zamanın bölünemeyecek kadar kısa bir parçası, an
    • "Top gürleyip oruç bozulan lahzadan beri / Bir nurlu neşe kapladı kerpiçten evleri." (Yahya Kemal Beyatlı)

LAGÜN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Deniz kulağı

LEPRA

Kelime Kökeni : Yunanca

  1. [isim] Cüzzam

LİNET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İshal

LOJİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Mantık
  2. [sıfat] Mantıkla ilgili

LAVAJ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir işlem sonrası, metal yüzeyleri su ile yıkama
    • "Nuruosmaniye Semti'ndeki kârgir evinden, hastalarına lavaj yaparken, siyah çarşafını taktırarak bir kupa arabasına bindirip acele gitmişlerdi." (Refik Halit Karay)
  2. Bir organı su vererek yıkayıp temizleme

LAYIK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Nitelikleri, özü, hareketleri, davranışlarıyla bir şeyi elde etmeye hak kazanmış olan
    • "Sevilmeye o herkesten fazla layıktır." (Peyami Safa)
    • "Ben işte oyum, şimdi söylemeye layık görmediğiniz Dikmen Yıldızı..." (Aka Gündüz)
    • "Bu itimada ne kadar az layık olduklarının farkına ancak yıllar sonra varabilmişimdir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bir kimseye uygun olan, yaraşan
    • "İster misin, Tayfun'un da gözüne ilişsin; layığını bulmuş diye sevinsin." (Sermet Muhtar Alus)

LARGO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [zarf] Bir parçan ağır ve görkemli çalınarak veya söylenerek
  2. [isim] Bu ağırlıkta çalınan müzik parçası

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü