Sonunda kız olan 13 kelime var. KIZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kız olan kelimeler listesine ya da başında kız olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KIZOĞLANKIZ
MÜTEYAKKIZ
KARASAKIZ, MÜTENAKIZ
TIMTIKIZ
ESASKIZ, SARIKIZ, TELEKIZ
SÜTKIZ
NAKIZ, SAKIZ, TIKIZ
KIZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KIZOĞLANKIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız bakire
-
[sıfat]
Bakınız bakire
- MÜTEYAKKIZ
-
Kelime Kökeni: Arapça muteyaḳḳiż
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız uyanık
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız uyanık
- KARASAKIZ
-
-
[isim]
Bakınız zift
-
[isim]
Bakınız zift
- MÜTENAKIZ
-
Kelime Kökeni: Arapça mutenāḳiż
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız çelişkili
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız çelişkili
- TIMTIKIZ
-
-
[sıfat]
Çok tıkız
-
[sıfat]
Çok tıkız
- TELEKIZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca télé + Türkçe kız
-
[isim]
Telefon ile iletişim kurarak fuhuş yapan kadın
-
[isim]
Telefon ile iletişim kurarak fuhuş yapan kadın
- SARIKIZ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız horoz mantarı
-
[ağızlardan]
Bakınız inek
-
[argo]
Bakınız esrar (II)
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız horoz mantarı
- ESASKIZ
-
-
[isim, mecaz]
Filmin kadın başkarakteri
-
[isim, mecaz]
Filmin kadın başkarakteri
- SÜTKIZ
-
-
[isim]
Bir kadının kendi çocuğu değilken emzirdiği ve kocasıyla birlikte evlat olarak benimsediği kız çocuk
- "Siz bizim hanımefendinin ölen kocasının erkek kardeşinin sütkızı imişsiniz."
-
[isim]
Bir kadının kendi çocuğu değilken emzirdiği ve kocasıyla birlikte evlat olarak benimsediği kız çocuk
- NAKIZ
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳż
-
[isim, eskimiş]
Bozma, çözme
-
Bakınız kırma
-
[isim, eskimiş]
Bozma, çözme
- TIKIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız tıknaz
- "İkisi de tıkız ve aynı boyda."
-
Çok sıkıştırılmaktan veya çok sıkı doldurulmaktan katılaşmış; sıkı
- "Bu yastık pek tıkız olmuş."
-
Yoğunluğu çok ve katı olan
- "Tıkız hamur."
-
[sıfat]
Bakınız tıknaz
- SAKIZ
-
-
[isim]
Bazı ağaçların ve özellikle sakız ağacının kabuğundan sızan, çiğnendiğinde yumuşayan, hoş kokulu, beyaz renkli reçine
-
Şekerli ve şekersiz, kokulu ve kokusuz türleri bulunan, ağızda çiğnenen eğlence yiyeceği; ciklet
-
[hayvan bilimi]
Vücudu beyaz olup başta ve ayaklarda belirgin siyah işaretler bulunan, ince kemik yapılı ve yüksek ayaklı, ince yağsız uzun kuyruklu bir tür koyun
-
Bakınız sakız ağacı
- "Sizi İnce dağ yollarının sakız gölgeleri içinde yalnız bırakmak lazım geldiğini hissediyordu."
-
[isim]
Bazı ağaçların ve özellikle sakız ağacının kabuğundan sızan, çiğnendiğinde yumuşayan, hoş kokulu, beyaz renkli reçine
- KIZ
-
-
[isim]
Dişi çocuk
- "Oğlu savaşın birinde şehit düştü, iki kızı da evlenip ücra yerlere gittiler."
-
Üzerinde kadın resmi bulunan iskambil kâğıdı
- "Karo kızı."
-
[ünlem]
Dişi cinsten birine daha yaşlı biri tarafından kullanılan bir seslenme sözü
-
[isim]
Dişi çocuk