Başında kız olan 8 harfli 17 kelime var. Kız ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kız olan kelimeler listesine ya da sonu kız ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kız bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIZIŞMAK

  1. [nesnesiz] Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak
  2. Bitkiler, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınmak
    • "Ot balyaları kızıştı."
  3. Hayvan, eş isteme zamanı gelmek; kösnülmek
    • "Aygır kızıştı."
  4. [mecaz] Zorlu, sert, kızışık bir durum almak
    • "O dönem politik ortam zaten kızışmıştı." (Ahmet Ümit)
  5. [mecaz] Bir şey hızlanmak, hareketlenmek
    • "Erkekler arasında sahte kadın olup olmadığı üstüne tartışmalar kızıştı." (Lâtife Tekin)
KIZILCIK

  1. [isim, bitki bilimi] Kızılcıkgillerden, yaprak açmadan çiçeklenen iri gövdeli bir ağaç; kiren (Cornus mas)
  2. Bu ağacın güzün olgunlaşan, kırmızı, tek çekirdekli, reçeli ve şerbeti yapılan, buruk bir tadı olan yemişi
KIZILLIK

  1. [isim] Kızıl olma durumu
    • "Bir sabah kızıllığında / Yola çıkarım Uzunköprü'den" (Orhan Veli Kanık)
  2. Kızıl renkte yer
  3. Pudra, allık, düzgün
  4. Bakınız kızartı
  5. Güneş doğarken veya batarken oluşan hafif kızıl renk; kızarı
KIZKALBİ

  1. [isim, bitki bilimi] Şahteregillerden, kalp biçiminde pembe çiçekli bir süs bitkisi (Dicentra)
KIZANLIK

  1. [isim] Kızan olma durumu
KIZILŞAP

  1. [isim] Açık eflatun renk
  2. [sıfat] Bu renkte olan
KIZARTIŞ

  1. [isim] Kızartmak işi
KIZCAĞIZ

  1. [isim] Kendisine şefkat ve acıma duyulan kız
    • "Narin bir kızcağızın yanındaki boş yere sokuldu." (Osman Cemal Kaygılı)
KIZARTMA

  1. [isim] Kızartmak işi
  2. Kızartılarak hazırlanmış yemek
    • "Kabak kızartması. Patlıcan kızartması."
  3. [sıfat] Kızartılarak pişirilmiş
    • "Kızartma et."
KIZILKÖK

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız kökboyası
KIZDIRMA

  1. [isim] Kızdırmak işi
  2. Üzüm çubuklarını köklendirmek için yere gömme, daldırma
  3. [ağızlardan] Yüksek vücut ısısı
KIZOĞLAN

  1. [sıfat] Bakınız bakire
KIZARMAK

  1. [nesnesiz] Kırmızı veya ona yakın bir renk almak; alarmak
    • "Nihat, yüzü kızarmış, alçak sesle söylendi." (Peyami Safa)
  2. Bazı sebze ve meyveler olgunlaşmaya başlamak
    • "Meyveler kızarmadan dalı üstünde soldu / Irmak yatağı kumsal, kırlar dikenlik oldu" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  3. Utanç, öfke vb. duyguların etkisiyle, kanın yüze hücumu sonucu yüz kırmızı bir renk almak
    • "Nihat, yüzü kızarmış, alçak sesle söylendi." (Peyami Safa)
  4. Yiyecekler tavada kızgın yağ içinde veya ateşte kırmızılaşarak pişmek
    • "Sofrada tarhana çorbası, kızarmış tavuk, bulgur pilavı vardı." (Yaşar Kemal)
KIZILÇAM

  1. [isim, bitki bilimi] Genç sürgünleri kalın ve kızıl renkte, kalın kabuğu esmer kırmızımsı renkte, 10-16 cm uzunluğunda kalın, sert ve koyu yeşil renkte iğne yaprakları olan, parlak, açık kahverenkli topaç biçiminde kozalağı olan bir tür çam (Pinus brutia)
KIZILBAŞ

  1. [isim] Şii mezhebinin bir kolundan olan
KIZILMAK

  1. [nesnesiz] Kızma işi yapılmak, kızgın, öfkeli duruma gelmek
KIZAKLIK

  1. [isim] Döşeme tahtalarının altına çaprazlama olarak konulan uzun ve yassı direklerden her biri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü