Başında kır olan 7 harfli 25 kelime var. Kır ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kır olan kelimeler listesine ya da sonu kır ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kır bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

I K R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

IRK, KIR

2 Harfli Kelimeler

IR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIRINMA

  1. [isim] Kırınmak işi

KIRMACI

  1. [isim] Giysilere pili yapan kimse
  2. Basılmış formaları katlayan kimse
  3. Kırılmış tahıl satıcısı
  4. Değirmen işleten kimse, değirmenci

KIRILMA

  1. [isim] Kırılmak işi
  2. Yürürken salınma, nazlı yürüyüş
  3. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen ışının doğrultusunu değiştirmesi

KIRACAK

  1. [isim] Nalbantların atın tırnağını kesmek için kullandıkları keskin demir alet

KIRKYIL

  1. [zarf] Çok uzun süre
    • "Eğer bu dehşetli muharebeler, bu ihtilaller, bu istilalar olmasa kırkyıl askerî eczacı Yusuf Efendi olarak kalırdı." (Memduh Şevket Esendal)

KIRKLAR

  1. [isim] Kırk kişilik evliya topluluğu

KIRANTA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [sıfat] Saçları ağarmaya başlamış (erkek)
    • "Yeni şube reisi, kırk beşlik, ellilik, kıranta, ağzı kalabalık bir adam." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İlerlemiş yaşına rağmen bakımlı, özenli (erkek)
  3. Kırlaşmış (saç, sakal)
    • "Erkek, tıraşı uzamış kıranta saçlı, kırk yaşlarında bir köylüydü." (Reşat Nuri Güntekin)

KIRIŞMA

  1. [isim] Kırışmak işi

KIRMIZI

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Al, kızıl renk
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Siyah zülüflü, kırmızı dudaklı, altın ve mercan gerdanlı kadınlar." (Ahmet Haşim)

KIRINTI

  1. [isim] Bir şeyden ayrılan küçük parça
    • "Beyaz etekliğindeki ekmek kırıntılarını kuşlara serper." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Küçük kalıntı
    • "Babamdan biraz kırıntı kalmasa beyin parasıyla bu sosyete hayatının yanına yaklaşabilir miyiz?" (Halide Edip Adıvar)
  3. Kurumak için kesilip yerde bırakılan odun

KIRIŞIK

  1. [sıfat] Kırışmış olan
    • "Söz tiyatroya gelince bu yaşlı sanatkârın kırışık yüzü birdenbire canlandı." (Peyami Safa)
  2. [isim] Deride esnekliğin kaybolmasından oluşan kıvrım
  3. [isim] Kırışmış yer, kırışıklık

KIRITIŞ

  1. [isim] Kırıtma işi veya biçimi
    • "Albayın evlatlığı kendini göstermek için terliklerini şaplata şaplata aşırı bir kırıtışla geçmişti." (Haldun Taner)

KIRKICI

  1. [isim] Davarların yün veya kıllarını kırkan kimse, kırkımcı

KIRMALI

  1. [sıfat] Üstünde kırmaları bulunan (giysi), pilili

KIRKMAK

  1. [-i] Bir şeyi uçlarından kesmek
  2. Saç, sakal veya tüyü kesmek
    • "Saçlarını çok kırkmışsın."
  3. Koyun, keçi vb. hayvanların tüylerini kesmek

KIRITIM

  1. [isim] Kırıtma işi

KIRINIM

  1. [isim] Işık, ses ve radyoelektrik dalgalarının karşılaştığı bazı engelleri dolanarak geçmesi olayı, difraksiyon

KIRLENT

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Çiçek veya yaprak işlemeli süs
  2. İşlemeli veya işlemesiz bir tür küçük yastık

KIRILIŞ

  1. [isim] Kırılma işi veya biçimi
    • "Bacakların gövdeyi taşımak için aşırı bir yorgunluğa katlandıkları, her adımda, iki dizin de fazla kırılışından anlaşılıyordu." (Peyami Safa)

KIRKLIK

  1. İçinde kırk tane bulunan
    • "Kırklık paket."
  2. Kırk yaş dolaylarında bulunan (kimse)
    • "Yalnız yüzünün bir yanı muharebede yanmış kırklık bir memurun ne düşündüğünü anlamak kabil değildir." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [isim] Kırk para
  4. [isim] Doğacak çocuk için hazırlanan bez veya giysi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü