Başında kıl olan 7 harfli 12 kelime var. Kıl ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kıl olan kelimeler listesine ya da sonu kıl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kıl bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KILIÇÇI
-
-
[isim]
Kılıç yapan veya satan kimse
-
Kılıç sporuyla uğraşan kimse
-
[isim]
Kılıç yapan veya satan kimse
- KILINIŞ
-
-
[isim]
Kılınmak işi
-
[dil bilgisi]
Fiil kök ve tabanlarının anlattığı oluş ve kılış sürecinin nesnel olarak nasıl geliştiğini, yapıldığını, başlamalı-bitimli, kesikli-kesiksiz, sürekli-süreksiz vb. bakımlardan anlatan kategori
-
[isim]
Kılınmak işi
- KILINMA
-
-
[isim]
Kılınmak işi
-
[isim]
Kılınmak işi
- KILÜKAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳīl + ḳāl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız dedikodu
- "Aşk imiş her ne var âlemde / İlm bir kılükal imiş ancak"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız dedikodu
- KILGILI
-
-
[sıfat]
Bakınız uygulamalı
-
Maksada uygun, kullanışlı
-
Gerçeklere uygun
-
[sıfat]
Bakınız uygulamalı
- KILIBIK
-
-
[sıfat]
Karısının baskısı altında bulunan (erkek); karısı köylü, kazak karşıtı
- "Onu da kılıbık bir koca gibi kukla yapar oynatırım."
-
[sıfat]
Karısının baskısı altında bulunan (erkek); karısı köylü, kazak karşıtı
- KILIKLI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir kılıkta olan; kıyafetli
- "Beyaz önlüklü, doktor kılıklı adam ona yüksek sesle bir şeyler söylüyordu."
-
Birinin huyunda olan, davranışlarını taklit eden
-
[sıfat]
Benzer, benzeyen, tarzında olan
-
[sıfat]
Herhangi bir kılıkta olan; kıyafetli
- KILAVUZ
-
-
[isim]
Yol gösteren kimse; rehber, delil
- "Ilıca hamamından ercecik kalkın / Kılavuz seçin de Şahren'i geçin"
-
Doğru yolu gösteren kimse; mürşit
-
Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb
- "Öğrenci kılavuzu."
-
Evlenecek olanlara eş bulan veya onlara evlilik sürecinde yol gösteren kimse
-
[mecaz]
Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse
- "Kılavuzumuz Atatürk'tür."
-
[denizcilik]
Bakınız kılavuz gemisi
-
[denizcilik]
Bakınız kılavuz kaptan
- "İstanbul Boğazı'ndan kılavuz almadan geçmek yasaktır."
-
[sinema]
Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası
-
[teknik]
Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç
-
[teknik]
Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne
-
[isim]
Yol gösteren kimse; rehber, delil
- KILIFÇI
-
-
[isim]
Kılıflama işini yapan kimse
-
Kılıf yapan ve satan kimse
-
[isim]
Kılıflama işini yapan kimse
- KILIÇLI
-
-
[sıfat]
Kılıç taşıyan
-
Kılıcı olan
-
Üzerinde kılıç motifi olan
- "Memleketimde bir de kılıçlı liyakat madalyası kazandım."
-
[sıfat]
Kılıç taşıyan
- KILLICA
-
-
[zarf]
Kıllı bir biçimde
-
[sıfat]
Biraz kıllı
- "… arkalarındaki izbandut misali kıllıca bir hademe ile basamakları gıcırdata gıcırdata mahzene indiler."
-
[zarf]
Kıllı bir biçimde
- KILIFLI
-
-
[sıfat]
Kılıfı olan veya kılıf içinde bulunan
-
[sıfat]
Kılıfı olan veya kılıf içinde bulunan