Başında kök olan 44 kelime var. Kök ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kök olan kelimeler listesine ya da sonu kök ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kök bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KÖKBOYASIGİLLER
KÖKLENDİRMEK, KÖKLEŞTİRMEK
KÖKENLENMEK, KÖKENSİZLİK, KÖKLENDİRİŞ, KÖKLENDİRME, KÖKLEŞTİRİŞ, KÖKLEŞTİRME, KÖKTENCİLİK
KÖKENLENME
KÖKBOYASI, KÖKERTMEK, KÖKLENMEK, KÖKLEŞMEK, KÖKSELLİK, KÖKSÜZLÜK, KÖKTEŞLİK, KÖKTÜRKÇE
KÖKÇÜLÜK, KÖKENSEL, KÖKENSİZ, KÖKERTME, KÖKLEMEK, KÖKLENİŞ, KÖKLENME, KÖKLEŞİK, KÖKLEŞME, KÖKLÜLÜK, KÖKTENCİ
KÖKENLİ, KÖKLEME, KÖKTÜRK
KÖKÇÜK, KÖKNAR, KÖKSEL, KÖKSÜZ, KÖKTEN, KÖKTEŞ
KÖKÇÜ, KÖKEN, KÖKLÜ, KÖKSÜ
KÖK
Kök Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KÖK
2 Harfli Kelimeler
ÖK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KÖKBOYASIGİLLER
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden, yaprakları karşılıklı, meyveleri zeytinsi olan ve kahve ağacı, kök boyası, kınakına, yoğurt otu, altın kökü vb. cinsleri ve bunlara bağlı dört bin kadar türü içine alan bir familya
-
[isim, bitki bilimi]
Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden, yaprakları karşılıklı, meyveleri zeytinsi olan ve kahve ağacı, kök boyası, kınakına, yoğurt otu, altın kökü vb. cinsleri ve bunlara bağlı dört bin kadar türü içine alan bir familya
- KÖKLEŞTİRMEK
-
-
[-i]
Kökleşmesini sağlamak
- "Mustafa Kemal iki yıl içinde bu inkılabı memleketin her tarafında kökleştirdi."
-
[-i]
Kökleşmesini sağlamak
- KÖKLENDİRMEK
-
-
[-i]
Bir ağacın aşı yerini, aşı filizinin kök salması için toprağa gömmek
-
Kök vermesini sağlamak
-
[-i]
Bir ağacın aşı yerini, aşı filizinin kök salması için toprağa gömmek
- KÖKENLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Kökeni olmak, kökene sahip bulunmak
-
[nesnesiz]
Kökeni olmak, kökene sahip bulunmak
- KÖKLEŞTİRİŞ
-
-
[isim]
Kökleştirmek işi
-
[isim]
Kökleştirmek işi
- KÖKLENDİRİŞ
-
-
[isim]
Köklendirmek işi
-
[isim]
Köklendirmek işi
- KÖKLEŞTİRME
-
-
[isim]
Kökleştirmek işi
-
[isim]
Kökleştirmek işi
- KÖKLENDİRME
-
-
[isim]
Köklendirmek işi
-
[isim]
Köklendirmek işi
- KÖKTENCİLİK
-
-
[isim]
Bilimde, dinde, siyasette kökten yenilikler yapma eğilimi; kökçülük, radikalizm
-
[felsefe]
Ele alınan konunun temel nedenlerine, köklerine kadar inen düşünce biçimi; radikalizm
-
[felsefe]
Yaşama biçimlerini, yaşama ilişkilerini eleştirip kökten değiştirme eğiliminde sonuna kadar giden görüş
-
[toplum bilimi]
Kurulu düzenin temellerine yönelik toplumsal ve ekonomik değiştirmelerden yana olan tutum veya öğreti; radikalizm
-
[isim]
Bilimde, dinde, siyasette kökten yenilikler yapma eğilimi; kökçülük, radikalizm
- KÖKENSİZLİK
-
-
[isim]
Kökensiz olma durumu
-
[isim]
Kökensiz olma durumu
- KÖKENLENME
-
-
[isim]
Kökenlenmek işi
-
[isim]
Kökenlenmek işi
- KÖKTEŞLİK
-
-
[isim]
Kökteş olma durumu
-
[isim]
Kökteş olma durumu
- KÖKBOYASI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Kökboyasıgillerden, 1-2 metre uzunluğunda, çalı görünüşünde, gövdesi sert dikenli, kök sapları boyacılıkta kullanılan, çok yıllık bir bitki; kızılboya, kızılkök, yumurtakökü (Rubia tinctorum)
-
[isim, bitki bilimi]
Kökboyasıgillerden, 1-2 metre uzunluğunda, çalı görünüşünde, gövdesi sert dikenli, kök sapları boyacılıkta kullanılan, çok yıllık bir bitki; kızılboya, kızılkök, yumurtakökü (Rubia tinctorum)
- KÖKLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Bitkide kök oluşmak, bitki kök salmak, kök tutmak
-
Kökünden sökülmek
- "Sonradan orada çok güzel portakal ağacı yetiştiği anlaşılınca meşe ağaçları köklenerek onların yerine portakal ağaçları dikildi."
-
[mecaz]
Köklü, temelli bir biçimde yerleşmek
- "Türklük ülküsünün biraz daha köklendiğini, büyüdüğünü, yeşerdiğini duyarız."
-
[nesnesiz]
Bitkide kök oluşmak, bitki kök salmak, kök tutmak
- KÖKSELLİK
-
-
[isim]
Kökle ilgili olma durumu
- "Şamanizmin güçlü kökselliği İslami coğrafyalarda da belirginliğini hissettirmiştir."
-
[isim]
Kökle ilgili olma durumu
- KÖKERTMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız köklemek (I)
-
Fide, sebze veya asma çubuğunun ufaklarını köküyle çıkararak başka yere dikmek
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız köklemek (I)
- KÖKTÜRKÇE
-
-
[isim]
Bakınız Köktürk Türkçesi
-
[isim]
Bakınız Köktürk Türkçesi
- KÖKLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Güçlü bir biçimde yerleşmek, yer etmek, kök salmak; esaslanmak
- "Nice yıl, cetlerimiz kökleşerek bir yerde, manevi varlığının resmini çizmiş havaya."
-
[nesnesiz]
Güçlü bir biçimde yerleşmek, yer etmek, kök salmak; esaslanmak
- KÖKSÜZLÜK
-
-
[isim]
Köksüz olma durumu
-
[isim]
Köksüz olma durumu
- KÖKLEŞİK
-
-
[sıfat]
Alışılmış olan, yenilik getirmeyen; geleneksel, klasik
-
[sıfat]
Alışılmış olan, yenilik getirmeyen; geleneksel, klasik