Başında kurma olan 7 kelime var. Kurma ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kurma olan kelimeler listesine ya da sonu kurma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kurma bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KURMACILIK
KURMAYLIK
KURMACA, KURMACI
KURMAK, KURMAY
KURMA
Kurma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
KUMAR, KURAM, KURMA
4 Harfli Kelimeler
AKUR, KAMU, KUMA, KURA, MARK, RUAM, UMAR
3 Harfli Kelimeler
ARK, KAM, KAR, KUM, KUR, RAM, RUA, RUM
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, AR, MA, RA, UR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KURMACILIK
-
-
[isim]
Resim ve heykelde, eseri geometrik ögeleri ile kurmayı temel alan anlayış; konstrüktivizm
-
[isim]
Resim ve heykelde, eseri geometrik ögeleri ile kurmayı temel alan anlayış; konstrüktivizm
- KURMAYLIK
-
-
[isim]
Kurmay olma durumu; erkânıharplik
-
[isim]
Kurmay olma durumu; erkânıharplik
- KURMACI
-
-
[sıfat]
Kurmacılık yanlısı olan; konstrüktivist
-
[sıfat]
Kurmacılık yanlısı olan; konstrüktivist
- KURMACA
-
-
[sıfat]
Olmadığı hâlde varmış gibi tasarlanmış, kurgulanmış
- "Yalnızca bir romandır ve bütün romanlar gibi kurmacadır."
-
[isim]
Tasarlanmış olay
- "Şimdi şunu merak ediyorum, kurmacanın serpildiği gerçek, bir aşama sonra yine kurmacayı besliyor mu?"
-
[sıfat]
Olmadığı hâlde varmış gibi tasarlanmış, kurgulanmış
- KURMAY
-
-
[isim, askerlik]
Harp akademilerine girerek eğitimlerini başarıyla bitirmiş subay; erkânıharp
-
[sıfat]
Kurmaylık yetkisi ve niteliği olan (subay)
- "Bir de erkek kardeşleri varmış, bir kurmay binbaşı."
-
[isim, askerlik]
Harp akademilerine girerek eğitimlerini başarıyla bitirmiş subay; erkânıharp
- KURMAK
-
-
[-i]
Makine, cihaz, mobilya vb.ni oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek; monte etmek
- "Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk."
-
Bakınız hazırlamak
- "Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak!"
-
Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek
- "Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor."
-
Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak
- "Turşu kurmak."
-
Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek; tesis etmek
- "Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi?"
-
Yapmak, inşa etmek
- "Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım."
-
Yapmak, oluşturmak
-
[ticaret]
Ortaklık sağlamak
-
Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek
- "Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu."
-
Bir araya getirmek, toplamak
- "Divan kurmak."
-
Bakınız düşünmek
- "Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum."
-
Aklına koymak
- "O gitmeyi bir kez kurdu mu artık durmaz."
-
Zihinde büyütmek
- "Bayram Ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu."
-
Sağlamak, oluşturmak
- "Dostluk kurmak. İlişki kurmak."
-
[mecaz]
Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek
-
[-i]
Makine, cihaz, mobilya vb.ni oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek; monte etmek
- KURMA
-
-
[isim]
Kurmak işi; ihdas
-
[sıfat]
Bakınız prefabrik
- "Kurma ev."
-
[isim]
Kurmak işi; ihdas