Başında kucak olan 18 kelime var. Kucak ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kucak olan kelimeler listesine ya da sonu kucak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kucak bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

KUCAKLAŞABİLMEK, KUCAKLAYABİLMEK, KUCAKLAYIVERMEK

14 Harfli Kelimeler

KUCAKLAŞABİLME, KUCAKLAŞTIRMAK, KUCAKLAYABİLME, KUCAKLAYIVERME

13 Harfli Kelimeler

KUCAKLAŞTIRMA

11 Harfli Kelimeler

KUCAKLANMAK, KUCAKLAŞMAK

10 Harfli Kelimeler

KUCAKLAMAK, KUCAKLANIŞ, KUCAKLANMA, KUCAKLAŞMA, KUCAKLAYIŞ

9 Harfli Kelimeler

KUCAKLAMA

7 Harfli Kelimeler

KUCAKTA

5 Harfli Kelimeler

KUCAK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kucak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A C K K U

5 Harfli Kelimeler

CUKKA, KUCAK

4 Harfli Kelimeler

KUKA

3 Harfli Kelimeler

CUK, KAK, UCA

2 Harfli Kelimeler

AK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KUCAKLAYIVERMEK

  1. [-i] Ansızın veya çabucak kucaklamak
KUCAKLAYABİLMEK

  1. [-i] Kucaklama ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Kucaklama gücü bulunmak
KUCAKLAŞABİLMEK

  1. [nesnesiz, -le] Kucaklaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
KUCAKLAYABİLME

  1. [isim] Kucaklayabilmek işi
KUCAKLAYIVERME

  1. [isim] Kucaklayıvermek işi
KUCAKLAŞTIRMAK

  1. [-i] Kucaklaşma işini yaptırmak
KUCAKLAŞABİLME

  1. [isim] Kucaklaşabilmek işi
KUCAKLAŞTIRMA

  1. [isim] Kucaklaştırmak işi
KUCAKLAŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Birbirini kucaklamak; kuçuşmak
    • "İki kardeş özlemle kucaklaştılar." (Attilâ İlhan)
KUCAKLANMAK

  1. [nesnesiz] Kucaklama işi yapılmak
    • "Büyük bir şefkatle kucaklanmış, hıçkırıklar içinde odadan çıkarıyorlar." (Yusuf Ziya Ortaç)
KUCAKLANIŞ

  1. [isim] Kucaklanmak işi
KUCAKLAMAK

  1. [-i] Kollarla sarıp göğüs üzerine bastırmak; kuçmak, sarmak
    • "Erhan'ı doyumsuz bir sevgi ile kucakladılar." (Etem İzzet Benice)
  2. Kucağına almak, kucağında taşımak
  3. İçine almak veya çepeçevre sarmak, kuşatmak
    • "Şaşılacak kadar tatlı, sevimli, nazik eli, elimi kucakladı." (Yusuf Ziya Ortaç)
KUCAKLAYIŞ

  1. [isim] Kucaklamak işi
KUCAKLANMA

  1. [isim] Kucaklanmak işi
KUCAKLAŞMA

  1. [isim] Kucaklaşmak işi; kuçuşma
    • "Bu kucaklaşma fazla sürmedi." (Ömer Seyfettin)
KUCAKLAMA

  1. [isim] Kucaklamak işi
KUCAKTA

  1. [sıfat] Henüz yürüyemeyen, küçük (çocuk)
KUCAK

  1. [isim] Açık kollarla göğüs arasındaki bölüm; koyun (II), aguş
    • "Kucağımdaki yavrumla yapayalnız kalmıştık." (Sermet Muhtar Alus)
  2. [sıfat] Açık kollarla göğüs arasına sığabilen miktarda olan
  3. [mecaz] Herhangi bir durumun veya şeyin sınırlarının arası, iç
    • "Oralar her saldırganlıktan korunmuş Türk kucağı idi." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  4. [mecaz] Ortam, ocak
    • "On yıl var ayrıyım Kına Dağı'ndan / Baba ocağından, yâr kucağından" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü