Başında ku olan 5 harfli 71 kelime var. Ku ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ku olan kelimeler listesine ya da sonu ku ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ku bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KURYA

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Vatikan'ı yöneten yürütme ve yargılama organlarının bütünü

KUVÖZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yaşanak

KUZEY

  1. [isim] Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı
  2. Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer
    • "Zonguldak Ankara'nın kuzeyindedir."
  3. Yıldız

KUNDA

  1. [isim] Bir çeşit büyük ve zehirli örümcek

KUPON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Piyango biçiminde düzenlenmiş çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça
  2. Gazete ve dergilerin düzenledikleri kampanyalarda verilecek hediye karşılığı olarak biriktirilmesi gereken basılı kâğıtların her biri
  3. Devlet tahvili, hisse senetleri vb. değerli kâğıtların üzerinde bulunan ve belirli zamanlarda sahibine faiz veya kazanç payı olarak belirli bir gelir sağlayan kesilmiş parça
  4. İşveren tarafından çeşitli amaçlarda kullanılmak üzere çalışanlarına verilen para değeri olan fiş
  5. Yalnız bir giysilik dokunmuş veya kesilmiş, üstün nitelikte (kumaş parçası)
    • "Kupon kumaş."

KUMUL

  1. [isim] Çöllerde veya deniz kıyılarında rüzgârların yığdığı kum tepesi, eksibe

KURMA

  1. [isim] Kurmak işi
  2. [sıfat] Kurularak, parçaları birleştirilerek oluşturulan, prefabrik
    • "Kurma ev."

KURNA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hamam ve banyolarda musluk altında bulunan, içinde su biriktirilen, yuvarlak, mermer, taş veya plastik tekne
    • "Yıkanmak için aralık yerdeki kurnaya müracaat..." (Sait Faik Abasıyanık)

KULUN

  1. [isim] Altı aylığa kadar olan at veya eşek yavrusu

KUPLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir şarkıyı meydana getiren ve bir nakaratla sona eren bölümlerden her biri

KUDUZ

  1. [isim] Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık
  2. [sıfat] Bu hastalığa yakalanmış
    • "Ama dokunsalar ağlayacağı veya kuduz köpek gibi sağa sola saldıracağı belliydi." (Tarık Buğra)
  3. [sıfat] Azmış

KUBUR

  1. [isim] Tuvalet deliğinden lağıma inen boru
    • "Oğlum, ben karanlığa kubur sıkmam." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Boru biçiminde kap
    • "Ok kuburu."
  3. Bir çeşit tabanca, dolma tabanca

KUYUM

  1. [isim] Değerli metal ve taşlardan yapılan süs eşyası
    • "Altın yüzük yaptırdım, kuyum ustalarına" (Halk türküsü)

KURUN
...
KUŞAK

  1. [isim] Bele sarılan uzun ve enli kumaş
    • "Kuşağının arasından bir iri tütün tabakası çıkarıp bana uzattıktan sonra..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ
  3. Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge
    • "İklim kuşakları. Zaman kuşakları."
  4. Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı
    • "Isı kuşak."
  5. Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu
    • "Sanat kuşağı."
  6. Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm
  7. Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler
  8. Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi
    • "Çizgi film kuşağı."
  9. Yaklaşık olarak yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon
    • "Bugünkü kuşak benim kuşağımın bir hikâyesini dinlemelidir." (Falih Rıfkı Atay)

KUPÜR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Giyside kesim
  2. Kesik
    • "Bunu yazmaktan kupürlerini buraya yapıştırmak daha iyi." (Aka Gündüz)

KURAK

  1. Yağışsız (hava, mevsim, yıl)
    • "Kurak bir yıl geçiriyoruz."
  2. Nem tutmayan, çabuk kuruyuveren, çorak (toprak)
    • "Bulunduğu toprağın ve yerin sulak, kurak, sıcak ve soğuk olmasına göre gelişir." (Burhan Felek)

KULİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm
    • "Sahneye girişlerinde kuliste sırasını bekliyorlardı." (Necati Cumalı)
  2. Borsa dışında alışveriş yeri
  3. Bir amaca ulaşabilmek için ilgili kişiler arasında özel çalışma yapılan yer
  4. Bir işin, bir hareketin gizli hazırlık konuşması
    • "Lozan'daki Türk heyetinin kulisleri hakkında pek az şey biliyoruz." (Haldun Taner)

KUMAŞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma
    • "Her şey, esvap ve eşya Bursa'da dokunan ipek kumaşlardan yapılmıştır." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme

KUVVE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Düşünce, niyet
  2. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü
  3. Yeti

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü