Sonunda kme olan 17 kelime var. KME ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kme olan kelimeler listesine ya da başında kme olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BİRİKME, GECİKME, GEREKME, GÖZÜKME
SİLKME
BÜKME, ÇEKME, ÇÖKME, DİKME, DÖKME, İRKME, SEKME, SİKME, SÖKME, TEKME, ÜRKME
EKME
Kme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, KE, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GEREKME
-
-
[isim]
Gerekmek işi; iktiza
-
[isim]
Gerekmek işi; iktiza
- BİRİKME
-
-
[isim]
Birikmek işi; teraküm
-
Bakınız kümelenme
-
[isim]
Birikmek işi; teraküm
- GECİKME
-
-
[isim]
Gecikmek işi; teehhür, rötar
- "Zaten gecikmemin sebebi evi aramak oldu."
-
[isim]
Gecikmek işi; teehhür, rötar
- GÖZÜKME
-
-
[isim]
Gözükmek işi
- "Biraz daha tırmanınca ileride çam ormanı gözükmeye başladı."
-
[isim]
Gözükmek işi
- SİLKME
-
-
[isim]
Silkmek işi
-
İri doğranmış kabak, patlıcan vb. sebzelerle yapılan et yemeği
- "Patlıcan silkmesi."
-
[spor]
Halterde ayakları açarak halteri önce omuz üstüne sonra baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi
-
[isim]
Silkmek işi
- İRKME
-
-
[isim]
İrkmek işi
-
[isim]
İrkmek işi
- TEKME
-
-
[isim]
Ayakla vuruş; tepik, tepme
- "Kondulardan birinin duvarını tekmeyle yıkan bir yıkımcı, topal bir kadından ilk darbeyi yedi."
-
Bakınız çifte
-
[isim]
Ayakla vuruş; tepik, tepme
- BÜKME
-
-
[isim]
Bükmek işi
-
Bükülmüş kaytan veya iplik
-
[spor]
Vücudun bir bölümünü yanındaki bölüm üzerine kıvırma, germe karşıtı
-
[isim]
Bükmek işi
- DÖKME
-
-
[isim]
Dökmek işi
- "Üşenmiyor, her gün üç yüz metre yürüyüp çöpünü dökmeye buraya geliyor."
-
[sıfat]
Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan
- "Dökme su."
-
[sıfat]
Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan
- "Dökme buğday. Dökme portakal. Dökme çimento."
-
[sıfat]
Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış
- "Dökme soba."
-
[denizcilik]
Bakınız dökme yük
-
[isim]
Dökmek işi
- ÇÖKME
-
-
[isim]
Çökmek işi; çöküntü, obruma
- "Her şeyden önce insanın tabii ömründe üç çağ vardır: Büyüme çağı, duraklama çağı, çökme çağı."
-
[jeoloji]
Bakınız çöküntü
-
[kimya]
Boya içindeki pigmentin ve dolgu maddelerinin zamanla kabın dibinde tortu oluşturması
-
[isim]
Çökmek işi; çöküntü, obruma
- SÖKME
-
-
[isim]
Sökmek işi
- "Yazıları nihayet sökmeyi başardığında adamakıllı şaşırdı."
-
[isim]
Sökmek işi
- SİKME
-
-
[isim]
Sikmek işi
-
[isim]
Sikmek işi
- DİKME
-
-
[isim]
Dikmek işi
-
Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri
-
[mecaz]
Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk
-
[ağızlardan]
Ağaçtan direk
-
[ağızlardan]
Bakınız fidan
-
[denizcilik]
Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna
-
[matematik]
Dikey olan doğru veya düzlem; amut
-
[isim]
Dikmek işi
- SEKME
-
-
[isim]
Sekmek işi
-
[isim]
Sekmek işi
- ÜRKME
-
-
[isim]
Ürkmek işi; tevahhuş
-
[isim]
Ürkmek işi; tevahhuş
- ÇEKME
-
-
[isim]
Çekmek işi
- "Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı."
-
Bakınız çekmece
- "Sonra çekmesinden pembe bir dosya çıkarıp önüne sürdü."
-
Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak
-
Parmak veya mızrapla çalınan çalgı
-
Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi
-
İş yaparken giyilen bir şalvar türü
-
[sıfat]
Çekilerek giyilen veya kullanılan
- "Erkekleri, yandan lastikli çekme potinden başkasını bilmiyorlardı."
-
[sıfat]
Düzgün biçimli
- "Çekme burun."
-
[spor]
Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması
-
[isim]
Çekmek işi
- EKME
-
-
[isim]
Ekmek işi
-
[isim]
Ekmek işi