Sonunda kme olan 16 kelime var. KME ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kme olan kelimeler listesine ya da başında kme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

BİRİKME, GECİKME, GEREKME, GÖZÜKME

6 Harfli Kelimeler

SİLKME

5 Harfli Kelimeler

BÜKME, ÇEKME, ÇÖKME, DİKME, DÖKME, İRKME, SEKME, SÖKME, TEKME, ÜRKME

4 Harfli Kelimeler

EKME


Kelime bulma makinesi

E K M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KEM

2 Harfli Kelimeler

EK, EM, KE, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÖZÜKME

  1. [isim] Gözükmek işi
    • "Biraz daha tırmanınca ileride, çam ormanı gözükmeye başladı." (Sait Faik Abasıyanık)

GECİKME

  1. [isim] Gecikmek işi, teehhür, rötar
    • "Zaten gecikmemin sebebi evi aramak oldu." (Peyami Safa)

BİRİKME

  1. [isim] Toplanıp yığılma

GEREKME

  1. [isim] Gerekmek işi, iktiza, istilzam

SİLKME

  1. [isim] Silkmek işi
  2. İri doğranmış kabak, patlıcan vb. sebzelerle yapılan et yemeği
    • "Patlıcan silkmesi."
  3. Halterde ayakları açarak halteri baş üstüne kaldırma biçimi

SÖKME

  1. [isim] Sökmek işi
    • "Dikmenin vakti ve dikilmiş olanı sökmenin vakti var." (Haldun Taner)

TEKME

  1. [isim] Ayakla vuruş
    • "Zeynep Kadın, bir süre tekmeler, yumruklar altında bunalıp kalıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Kafama bir tekme vurdular, bir şeyler söylenerek bırakıp gittiler." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Hayvanın art ayağıyla vurması, çifte
    • "Bu sefer de heriften bir tekme yersen bir daha belini doğrultamazsın." (Memduh Şevket Esendal)

BÜKME

  1. [isim] Bükmek işi
  2. Bükülmüş kaytan veya iplik
  3. Vücudun bir bölümünü yanındaki bölüm üzerine kıvırma, germe karşıtı

DİKME

  1. [isim] Dikmek işi
  2. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri
  3. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk
  4. Ağaç, direk
  5. Fidan, yeni dikilmiş fidan
  6. Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna
  7. Dikey olan doğru veya düzlem, amut

ÜRKME

  1. [isim] Ürkmek durumu, tevahhuş

SEKME

  1. [isim] Sekmek işi
  2. Bir merminin bir yere veya bir cisme vurduktan sonra sıçraması

DÖKME

  1. [isim] Dökmek işi
  2. [sıfat] Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan
    • "Dökme su."
  3. [sıfat] Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan
    • "Dökme buğday. Dökme portakal. Dökme çimento."
  4. [sıfat] Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış
    • "Dökme soba."

ÇEKME

  1. [isim] Çekmek işi
    • "Siyah kehribar tespihini çekmeye başladı." (Cahit Uçuk)
  2. Çekmece
    • "Sonra çekmesinden pembe bir dosya çıkarıp önüne sürdü." (Haldun Taner)
  3. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak
  4. Parmak veya mızrapla çalınan çalgı
  5. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi
  6. İş yaparken giyilen bir tür şalvar
  7. [sıfat] Çekilerek giyilen veya kullanılan
    • "Erkekleri yandan lastikli çekme fotinden başkasını bilmiyorlardı." (Refik Halit Karay)
  8. [sıfat] Düzgün biçimli
    • "Çekme burun."
  9. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması

İRKME

  1. [isim] İrkmek işi veya durumu

ÇÖKME

  1. [isim] Çökmek işi, inhitat
  2. Bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması

EKME

  1. [isim] Ekmek işi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü