Sonunda ket olan 6 harfli 14 kelime var. KET ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ket olan kelimeler listesine ya da başında ket olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ket Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KET, TEK
2 Harfli Kelimeler
EK, ET, KE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MARKET
-
Kelime Kökeni: İngilizce market
-
[isim]
Özellikle her türlü yiyecek maddesi, temizlik malzemesi ile ev, büro vb. yerlere ait gereçlerin satıldığı dükkân
-
[isim]
Özellikle her türlü yiyecek maddesi, temizlik malzemesi ile ev, büro vb. yerlere ait gereçlerin satıldığı dükkân
- MİRKET
-
Kelime Kökeni: İngilizce meerkat
-
[isim, hayvan bilimi]
Güney Afrika'da topluluk hâlinde yaşayan, arka ayakları üzerinde dikilerek çevreyi gözleyen küçük bir memeli (Suricata suricatta)
-
[isim, hayvan bilimi]
Güney Afrika'da topluluk hâlinde yaşayan, arka ayakları üzerinde dikilerek çevreyi gözleyen küçük bir memeli (Suricata suricatta)
- MİSKET
-
Kelime Kökeni: Fransızca muscat
-
[isim]
Mis üzümünden yapılan şarap
-
[bitki bilimi]
Bakınız misket üzümü
-
[isim]
Mis üzümünden yapılan şarap
- ŞİRKET
-
Kelime Kökeni: Arapça şirket
-
[isim, ticaret]
Bakınız ortaklık
- "İtalya’da büyük bir şirketin acentesiyim ben."
-
[isim, ticaret]
Bakınız ortaklık
- ETİKET
-
Kelime Kökeni: Fransızca étiquette
-
[isim]
Bir malın tür, miktar, fiyat vb. nitelikleri veya kitap, defter vb. şeylerin kime ait olduğunu belirtmek için üzerlerine konulan küçük kâğıt
-
[mecaz]
Bakınız kimlik
- "Avrupa'da bir Şarklı etiketi altında seyahat etmenin ilk defa olarak bir faydasını gördüm."
-
[mecaz]
Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol
- "İki teklifsiz dost olmakla beraber Sevim'le Mükerrem etiketten ayrılmazlar, birbirlerine daima 'siz' derler."
-
[isim]
Bir malın tür, miktar, fiyat vb. nitelikleri veya kitap, defter vb. şeylerin kime ait olduğunu belirtmek için üzerlerine konulan küçük kâğıt
- DİSKET
-
Kelime Kökeni: Fransızca disquette
-
[isim]
Bilgisayardaki işlemlerin kaydedildiği manyetik araç
- "Bilgisayarındaki disketi çıkarıyor, resimlerle birlikte büyükçe bir sarı zarfa koyuyor."
-
[isim]
Bilgisayardaki işlemlerin kaydedildiği manyetik araç
- BRİKET
-
Kelime Kökeni: Fransızca briquette
-
[isim]
Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak
-
Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi
- "Çocuklar taşları, kırılmamış briketleri, tuğlaları çarçabuk bir yana yığdılar."
-
Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi
-
[isim]
Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak
- KASKET
-
Kelime Kökeni: Fransızca casquette
-
[isim]
Genellikle erkeklerin giydiği, önü siperli başlık
- "Kaldırımın önünde esas vaziyete geçip kasketini çıkardı."
-
[isim]
Genellikle erkeklerin giydiği, önü siperli başlık
- ŞEVKET
-
Kelime Kökeni: Arapça şevket
-
[isim, eskimiş]
Bakınız büyüklük
-
[isim, eskimiş]
Bakınız büyüklük
- KRİKET
-
Kelime Kökeni: Fransızca cricket
-
[isim, spor]
On birer kişilik iki takım arasında, küçük ve ağır bir topu, ucu kıvrılmış sopalarla vurarak karşı kaleye sokmak amacıyla oynanan bir oyun
-
[isim, spor]
On birer kişilik iki takım arasında, küçük ve ağır bir topu, ucu kıvrılmış sopalarla vurarak karşı kaleye sokmak amacıyla oynanan bir oyun
- BANKET
-
Kelime Kökeni: Fransızca banquette
-
[isim]
Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol
- "Araba neredeyse yolun yanındaki derin bankete düşecekti. Bankete girdiği anda oradan kurtulmanın imkânı yoktu."
-
Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılan dar basamak
-
[isim]
Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol
- BASKET
-
Kelime Kökeni: İngilizce basket
-
[isim, spor]
Basketbolda kazanılan sayı
-
Bakınız basketbol
-
[isim, spor]
Basketbolda kazanılan sayı
- BRAKET
-
Kelime Kökeni: İngilizce bracket
-
[isim]
Dişlerin estetik tedavisinde kullanılan, diş üzerine yapıştırılan, üzerinde tellerin geçebileceği oluklar bulunan, seramik, plastik veya paslanmaz çelikten yapılmış parça
-
Dikişten çıkan kitapların sırtına makine ile geçirilen bez
-
[isim]
Dişlerin estetik tedavisinde kullanılan, diş üzerine yapıştırılan, üzerinde tellerin geçebileceği oluklar bulunan, seramik, plastik veya paslanmaz çelikten yapılmış parça
- PLAKET
-
Kelime Kökeni: Fransızca plaquette
-
[isim]
Bakınız onurluk
- "Kütüphanenin açılışında beni davet ederek adıma hazırlanmış bir plaketi sundular."
-
Metal, ağaç, cam vb.nden türlü biçimlerde yapılan, duvara veya herhangi bir yere çakılan küçük, alçak kabartma levha
- "Paris Monparnass’ta bizim Yahya Kemal’imizin sıklıkla uğradığı Closerie des Lilas kahvesindeki masalardan birinde onun adını taşıyan plaket çakılıdır."
-
[isim]
Bakınız onurluk