Başında kes olan 9 harfli 18 kelime var. Kes ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kes olan kelimeler listesine ya da sonu kes ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında kes bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E K S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KES, SEK
2 Harfli Kelimeler
EK, ES, KE, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KESELENİŞ
-
-
[isim]
Keselenme işi veya biçimi
-
[isim]
Keselenme işi veya biçimi
- KESELENME
-
-
[isim]
Keselenmek işi
-
[isim]
Keselenmek işi
- KESELEMEK
-
-
[-i]
Kir çıkarmak için vücudu kese ile ovmak
-
[-i]
Kir çıkarmak için vücudu kese ile ovmak
- KESİVERME
- ...
- KESİCİLİK
-
-
[isim]
Kesici olma durumu
-
[isim]
Kesici olma durumu
- KESEBİLME
- ...
- KESTANECİ
-
-
[isim]
Kestane kebabı yapan veya satan kimse
-
[isim]
Kestane kebabı yapan veya satan kimse
- KESELETME
-
-
[isim]
Keseletmek işi
-
[isim]
Keseletmek işi
- KESTİRTME
- ...
- KESKİNLİK
-
-
[isim]
Keskin olma durumu
- "Hafif hafif ıslıklar çalan sesi eski keskinliğini kaybetmiştir." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Keskin olma durumu
- KESKENMEK
-
-
[nsz]
El ile veya başka bir şeyle vuracak gibi yapmak
-
[nsz]
El ile veya başka bir şeyle vuracak gibi yapmak
- KESİMHANE
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Kesimevi
-
[isim]
Kesimevi
- KESİNTİLİ
-
-
[sıfat]
Ara verilerek yapılan
-
Kesintisi olan (para)
- "Kesintili ücret."
-
[sıfat]
Ara verilerek yapılan
- KESELİLER
-
-
[isim]
Kanguru gibi, dişilerinin karnında yavrularını taşımaya yarayan kese bulunan hayvanlar takımı
-
[isim]
Kanguru gibi, dişilerinin karnında yavrularını taşımaya yarayan kese bulunan hayvanlar takımı
- KESBETMEK
-
-
[nsz]
Kazanmak, elde etmek
- "İş bu mertebe ciddiyet kesbetmiş mi birader?" (Atilla İlhan)
-
[nsz]
Kazanmak, elde etmek
- KESTİRMEK
-
-
[-i]
Kesme işini yaptırmak
- "Tartışmayı kestirip atmak bana hiçbir zaman kolay görünmemiştir." (Melih Cevdet Anday)
-
Akıl yolu ile gerçeğe yakın bir yargıya varmak, tahmin etmek
- "Ben bu kadar şeyi kestiremez miyim?" (Memduh Şevket Esendal)
-
Kesilmesini sağlamak, kesilmesine yol açmak
- "Bebeğin sütünü limon sıkarak kestirdi."
-
Karar vermek
- "Söze nereden, nasıl başlayacağımı kestiremiyorum." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Kısa bir süre uyumak, şekerleme yapmak
- "Rahmi peykenin köşesine büzülmüş, kestiriyordu." (Burhan Felek)
-
Anlamak, farkına varmak
- "Bu çocuk zaten hâlâ durumunu kestirememiştir." (Burhan Felek)
-
[-i]
Kesme işini yaptırmak
- KESİNLEME
- ...
- KESENEKÇİ
-
-
[isim]
Keseneği alan kimse, iltizamcı, kesimci, mültezim
-
[isim]
Keseneği alan kimse, iltizamcı, kesimci, mültezim