Başında keme olan 16 kelime var. Keme ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde keme olan kelimeler listesine ya da sonu keme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında keme bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

KEMENÇECİLİK

11 Harfli Kelimeler

KEMENTLEMEK

10 Harfli Kelimeler

KEMENTLEME, KEMERCİLİK, KEMERLEMEK

9 Harfli Kelimeler

KEMENÇECİ, KEMERLEME

8 Harfli Kelimeler

KEMERLİK, KEMERSİZ

7 Harfli Kelimeler

KEMENÇE, KEMERCİ, KEMERLİ

6 Harfli Kelimeler

KEMENT, KEMERE

5 Harfli Kelimeler

KEMER

4 Harfli Kelimeler

KEME

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Keme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E E K M

4 Harfli Kelimeler

EKME, EMEK, KEME, MEKE

3 Harfli Kelimeler

EKE, KEM

2 Harfli Kelimeler

EK, EM, KE, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KEMENÇECİLİK

  1. [isim] Kemençecinin yaptığı iş
KEMENTLEMEK

  1. [-i] Kement geçirmek
KEMENTLEME

  1. [isim] Kementlemek işi
KEMERCİLİK

  1. [isim] Kemercinin yaptığı iş
KEMERLEMEK

  1. [-i] Ciltçilikte dikişten sonra kitabın sırtına yuvarlak bir biçim vermek
KEMENÇECİ

  1. [isim] Kemençe çalan veya yapan kimse
KEMERLEME

  1. [isim] Kemerlemek işi
KEMERSİZ

  1. [sıfat] Kemeri olmayan
KEMERLİK

  1. [isim] Bazı işçi ve satıcıların araç veya gereçlerini koymak için bellerine taktıkları, gözlere ayrılmış, bez, tahta, meşin veya metal bağ
  2. [sıfat] Kemer yapmaya elverişli
    • "Kemerlik deri."
KEMERLİ

  1. [sıfat] Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan
    • "Kumardan aldığı ilk parayla siyah satenden arkası kemerli iki adet iç yelek yaptırdı." (Lâtife Tekin)
  2. Kemer biçiminde olan
    • "Orhan'ın kemerli kapıdan içeriye koşa koşa girdiğini görmedi." (Tarık Buğra)
  3. [mecaz] Kavisli olan
    • "Kemerli burun."
KEMERCİ

  1. [isim] Kemer yapıp satan kimse
  2. Giyim sanayisinde giysilerdeki kemer bölümünde yer alan köprüleri diken kimse
KEMENÇE

Kelime Kökeni: Farsça kemānçe

  1. [isim, müzik] Yayla çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı; kemançe
    • "Davul değişmiş, tef değişmiş, kemençe bambaşka bir çalgı olmuştu." (Tarık Buğra)
KEMENT

Kelime Kökeni: Farsça kemend

  1. [isim] Hayvanları yakalamak için kullanılan, ucu ilmikli, kaygan uzun ip; laso
  2. İdam için kullanılan yağlı kayış
KEMERE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, denizcilik] Gemi güvertesinin enine konmuş kirişlerinden her biri
KEMER

Kelime Kökeni: Farsça kemer

  1. [isim] Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılan bel bağı
    • "Nihat elinde tuttuğu kemeri denize fırlatıp attı." (Peyami Safa)
  2. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü
  3. Emniyet kemeri
  4. [sıfat] Bakınız tümsekli
    • "Kemer burun."
  5. [anatomi] Kemiklerden oluşan yay biçimindeki yapı
    • "Kaş kemeri. Damak kemeri. Ayak kemeri."
  6. [jeoloji] Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı
  7. [mimarlık] İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı
    • "Büyük bir camiydi bu. Minareleri, kubbeleri, kemerleri ve parmaklıklı pencereleri filan hepsi tamamdı." (Oğuz Atay)
  8. [eskimiş] Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak
KEME

  1. [isim, ağızlardan] Büyük sıçan
  2. Bakınız domalan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü