Başında keme olan 13 kelime var. Keme ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde keme olan kelimeler listesine ya da sonu keme ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında keme bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

KEMENTLEMEK

10 Harfli Kelimeler

KEMENTLEME, KEMERLEMEK

9 Harfli Kelimeler

KEMENÇECİ, KEMERLEME

8 Harfli Kelimeler

KEMERLİK, KEMERSİZ

7 Harfli Kelimeler

KEMENÇE, KEMERLİ

6 Harfli Kelimeler

KEMENT, KEMERE

5 Harfli Kelimeler

KEMER

4 Harfli Kelimeler

KEME


Kelime bulma makinesi

E E K M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

EKME, EMEK, KEME, MEKE

3 Harfli Kelimeler

EKE, KEM

2 Harfli Kelimeler

EK, EM, KE, ME

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KEMENTLEMEK

  1. [-i] Kement geçirmek

KEMENTLEME

  1. [isim] Kementlemek işi

KEMERLEMEK

  1. [-i] Ciltçilikte dikişten sonra kitabın sırtına yuvarlak bir biçim vermek

KEMERLEME

  1. [isim] Kemerlemek işi

KEMENÇECİ

  1. [isim] Kemençe çalan veya yapan kimse

KEMERLİK

  1. [isim] Bazı işçi ve satıcıların araç veya gereçlerini koymak için bellerine taktıkları, gözlere ayrılmış, bez, tahta, meşin veya metal kemer
  2. [sıfat] Kemer yapmaya elverişli
    • "Kemerlik deri."

KEMERSİZ

  1. [sıfat] Kemeri olmayan

KEMENÇE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yayla diz üzerinde çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı
    • "Davul değişmiş, tef değişmiş, kemençe bambaşka bir çalgı olmuştu." (Tarık Buğra)

KEMERLİ

  1. [sıfat] Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan
    • "Kemerli bir giysi."
  2. Kemer biçiminde olan
    • "Orhan'ın kemerli kapıdan içeriye koşa koşa girdiğini görmedi." (Tarık Buğra)
  3. Kavisli olan
    • "Kemerli burun."

KEMENT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Hayvanları yakalamak için kullanılan, ucu ilmikli, kaygan uzun ip
  2. İdam için kullanılan yağlı kayış

KEMERE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Gemi güvertesinin enine konmuş kirişlerinden her biri

KEMER

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılan bel bağı
    • "Nihat elinde tuttuğu kemeri denize fırlatıp attı." (Peyami Safa)
    • "Genç, ihtiyar, hepsi tüysüz tüysüz, gözleri fersizdir fakat hepsinin kemeri doludur." (Halide Edip Adıvar)
  2. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü
  3. Emniyet kemeri
  4. [sıfat] Tümsekli
    • "Kemer burun."
  5. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan
    • "Kaş kemeri. Damak kemeri. Ayak kemeri."
  6. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı
  7. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı
    • "Bu köprü sekiz kemer üzerinde, dört yüz yirmi dokuz metre uzunluğundadır." (Sait Faik Abasıyanık)
  8. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak

KEME

  1. [isim] Büyük sıçan
  2. Domalan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü