Başında kavu olan 31 kelime var. Kavu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kavu olan kelimeler listesine ya da sonu kavu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kavu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

KAVUŞTURMAK

10 Harfli Kelimeler

KAVUNCULUK, KAVURMALIK, KAVUŞTURMA, KAVUŞULMAK, KAVUZLULAR

9 Harfli Kelimeler

KAVUNUMSU, KAVURMACI, KAVURMALI, KAVURTMAK, KAVUŞULMA

8 Harfli Kelimeler

KAVUKLUK, KAVUNİÇİ, KAVURMAÇ, KAVURMAK, KAVURTMA, KAVUŞMAK, KAVUŞTAK

7 Harfli Kelimeler

KAVUKÇU, KAVUKLU, KAVUNCU, KAVUNSU, KAVURGA, KAVURMA, KAVURUŞ, KAVUŞMA, KAVUŞUM

5 Harfli Kelimeler

KAVUK, KAVUN, KAVUT, KAVUZ


Kelime bulma makinesi

A K U V Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KAV

2 Harfli Kelimeler

AK, AV

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAVUŞTURMAK

  1. [-i] Kavuşmasını veya kavuşmalarını sağlamak
    • "Kollarını kavuşturup gözyaşı dökmekten başka elinden ne gelir?" (Atilla İlhan)

KAVUZLULAR

  1. [isim] Bir çeneklilerden, çiçeklerinde renkli taç yaprağı yerine kavuz denilen yeşil renkte yaprakçıklar bulunan bitki takımı

KAVUŞTURMA

  1. [isim] Kavuşturmak işi

KAVUŞULMAK

  1. [nsz] Bir araya gelinmek, birleşilmek

KAVURMALIK

  1. [sıfat] Kavurma yapmaya elverişli (yiyecek)
  2. Kavurma için ayrılmış

KAVUNCULUK

  1. [isim] Kavuncu olma durumu

KAVUNUMSU

  1. [sıfat] Kavunsu

KAVURMACI

  1. [isim] Kavurma yapan veya satan kimse

KAVURMALI

  1. [sıfat] İçinde kavurma bulunan

KAVURTMAK

  1. [-i] Kavurma işini yaptırmak

KAVUŞULMA

  1. [isim] Kavuşulmak işi

KAVUŞTAK

  1. [isim] Nakarat

KAVURMAK

  1. [-i] Bir şeyi bir kabın içinde su katmadan kızartarak pişirmek
    • "Madenden bir kap içine bunları koyup kavuracağız." (Salâh Birsel)
  2. Rüzgâr, soğuk, sıcak vb. kurutmak, yakmak
    • "Rüzgâr ekinleri kavurdu."
  3. Çok üzmek, yakmak, mahvetmek
    • "Memleketi kavuran kıtlık buranın semtine uğramamıştır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

KAVUŞMAK

  1. [-e] Ayrı kalınan, sevilen bir kimseyle bir araya gelmek, onu yeniden görmek
    • "Biz 1923'te bir Mustafa Kemal'e kavuşmasaydık, gelecek zamanlara doğru yollarımızı tıkayan aşılmaz setleri yıkamazdık." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Yokluğu çekilen veya çok istenen bir şeye erişmek, onu elde etmek
    • "Vakitsiz kötürümleşen ruh, onun mucizesiyle ısındı, kımıldandı, doğruldu; bir sağlığa kavuşuyordu." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  3. Katılmak
    • "Fırat ve Dicle gibi yan yana akıyorlar, sonra birbirine kavuşuyorlar." (Yahya Kemal Beyatlı)
  4. [nsz] Bir araya gelmek, birleşmek
    • "Ceketin önü kavuşmuyor."
  5. [nsz] Güneş batmak
  6. Varmak, ulaşmak

KAVURTMA

  1. [isim] Kavurtmak işi

KAVUNİÇİ

  1. [isim] Pembeye çalan sarı renk
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Kavuniçi gecelik."

KAVURMAÇ

  1. [isim] Kavrulmuş buğday

KAVUKLUK

  1. [isim] Kavuk koymaya yarayan küçük raf

KAVUKÇU

  1. [isim] Kavuk yapan veya satan kimse
  2. Birine yaranmak için onun söz veya davranışlarını uygun bulan, onaylayan kimse

KAVUNSU

  1. [sıfat] Kavunu andıran, kavuna benzeyen, kavun gibi, kavunumsu
    • "Uzun boylu, biraz kavunsu kafalı, ufak burunlu, konuşkan bir adammış." (Memduh Şevket Esendal)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü