Sonunda kara olan 21 kelime var. KARA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kara olan kelimeler listesine ya da başında kara olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

KEŞKÜLÜFUKARA

11 Harfli Kelimeler

BALDIRIKARA

10 Harfli Kelimeler

BAŞTANKARA, KIÇTANKARA

9 Harfli Kelimeler

BAĞRIKARA, ÇATALKARA, KARNIKARA, SIRTIKARA

8 Harfli Kelimeler

İNCEKARA, YANIKARA

7 Harfli Kelimeler

ACIKARA, ÇAYKARA, KAPKARA, KARKARA, MALKARA, MASKARA

6 Harfli Kelimeler

ANKARA, BAKARA, FUKARA, MAKARA

4 Harfli Kelimeler

KARA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kara Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A K R

4 Harfli Kelimeler

AKAR, AKRA, ARAK, ARKA, KARA

3 Harfli Kelimeler

AKA, ARA, ARK, KAR

2 Harfli Kelimeler

AK, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KEŞKÜLÜFUKARA

Kelime Kökeni: Farsça keşkūl + Arapça fuḳarā

  1. [isim] Bakınız keşkül
BALDIRIKARA

  1. [isim, bitki bilimi] Nemli yerlerde yetişen birçok eğrelti otu türünün ortak adı; karabaldır
KIÇTANKARA

  1. [isim, denizcilik] Baştan demirleyen, kıçtan da halatlarla kıyıya bağlanan gemi
BAŞTANKARA

  1. [isim, hayvan bilimi] Baştankaragillerden, Kuzey Afrika, Avrupa ve Asya’da yaşayan, böcek yiyerek tarıma yararlı olan, çeşitli renklerde, oldukça kısa, güçlü ve sivri gagalı bir tür kuş (Parus major)
BAĞRIKARA

  1. [isim, hayvan bilimi] Bir tür iskete kuşu (Saxicola torquata)
    • "Kırsal alandan su içmeye gelen bağrıkara, çöl tavuğunu seyretmemek elde değil..." (Nizamettin Onk)
KARNIKARA

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız börülce
    • "Okulumuzun verdiği çorbanın içinde nohut, mercimek, fasulye, karnıkara, bulgur bulunurdu." (Hidayet Karakuş)
SIRTIKARA

  1. [isim, hayvan bilimi] Bir tür lüfer
ÇATALKARA

  1. [isim, bitki bilimi] Bir tür kara üzüm
YANIKARA

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız şarbon
İNCEKARA

  1. [isim] İnce kabuklu, siyah renkli bir üzüm çeşidi
    • "İlk eren üzümler bu incekaralar olurdu." (Yusuf Atılgan)
KARKARA

Kelime Kökeni: Arapça ḳarḳara

  1. [isim, hayvan bilimi] Uzun bacaklılardan, bataklık bölgelerde yaşayan, kışı sıcak ülkelerde geçiren, başı sorguçlu turna
ÇAYKARA

  1. [isim, ağızlardan] Çay kenarında çıkan göze; kaynak, pınar
    • "Çaykaraların suyu o kadar soğuktur ki dişlerini tıkırdatır." (Yaşar Kemal)
ACIKARA

  1. [isim, bitki bilimi] Sık, yuvarlak ve küçük taneli bir tür ekşi üzüm
MASKARA

Kelime Kökeni: Arapça masḫara

  1. [sıfat] Eğlendirici, sevimli, güldürücü, soytarı (kimse)
    • "Görseniz ne maskara şey!"
  2. [mecaz] Şerefsiz, onursuz, haysiyetsiz, rezil (kimse); şebek
    • "Bu maskara sosyete bana cahil diye bakar." (Halide Edip Adıvar)
MALKARA

  1. [isim] Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri
KAPKARA

  1. [sıfat] Çok kara, her yanı kara; simsiyah
    • "Düşündükçe kapkara, korkunç bir hayalet gözlerimi kapladı, başımın içi alev alev yandı." (Etem İzzet Benice)
  2. [zarf] Her yanı karalara bürünmüş bir biçimde
    • "Dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyorlardı." (Tarık Buğra)
  3. [mecaz] Sıkıntılı, zor olan
    • "Nerede kaldı bunlar? Sel olup aktılar mı? / Kapkara bir günümde beni bıraktılar mı?" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
BAKARA

Kelime Kökeni: Fransızca baccara

  1. [isim] İskambil kâğıdı ile oynanan bir kumar
    • "Geçenlerde bir iş adamı bakarada yüz bin liraya yakın para kaybetti." (Falih Rıfkı Atay)
FUKARA

Kelime Kökeni: Arapça fuḳarā

  1. [sıfat] Bakınız yoksul
    • "Biriktirdiği bütün parasını sadaka olarak fukaraya verir." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [mecaz] Bakınız zavallı
    • "Ama fukara denizcilerin durumları, onlara bu gibi lüks elvedaları yasak eder." (Halikarnas Balıkçısı)
MAKARA

Kelime Kökeni: Arapça bekere

  1. [isim] Üzerine iplik, tel, şerit vb. sarılan, kenarları çıkıntılı, ekseni boyunca delik silindir; bobin
  2. Sürme kapak rayları üzerinde hareket edecek biçimde metal veya plastikten yapılmış değişik tiplerdeki sürme kapak aleti
  3. Bir yükün yukarıya kaldırılmasını sağlayan araç
  4. [denizcilik] Ağır yüklerin kaldırılma ve indirilmesinde kullanılan, birbirine paralel iki veya daha çok tabla arasında dönen, kenarı çepeçevre oluklu tekerlek veya tekerleklerden oluşmuş mekanik alet
ANKARA

  1. [isim] Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri, Türkiye'nin başkenti
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü