Sonunda kar olan 8 harfli 38 kelime var. KAR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kar olan kelimeler listesine ya da başında kar olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K R

3 Harfli Kelimeler

ARK, KAR

2 Harfli Kelimeler

AK, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HALASKAR

Kelime Kökeni: Arapça ḫalāṣ + Farsça -kār

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kurtarıcı
    • "Halaskâr Gazi."
SİTEMKAR

Kelime Kökeni: Farsça sitemkār

  1. [sıfat] Sitem edici, sitem eden
TALEPKAR

Kelime Kökeni: Arapça ṭaleb + Farsça -kār

  1. [sıfat] Bakınız istekli
    • "Yıllar önce kendini suya atmayı istediğinde içine kapanık, hırçın, beceriksizce talepkâr bir gövdeydi bu." (Erendiz Atasü)
DAVETKAR

Kelime Kökeni: Arapça daʿvet + Farsça -kār

  1. [sıfat] Çekici, cazibeli (bakış, davranış vb.)
    • "Yanımdan geçerken bir tuhaf baktı / Arzulu ve davetkârdı mutlak" (Behçet Necatigil)
KALEMKAR

Kelime Kökeni: Arapça ḳalem + Farsça -kār

  1. [isim] Tavan ve duvarlara kabartma gibi görünen resimler yapan sanatçı
    • "Sonra kökboyalarını getirip getirmediğimi sormak isteyen fakat soramayan çekingen, yumuşak bakışlı kalemkâr oğlum Alaca Bey hafiften yüzü pembeleşmiş olarak koşup geldi." (Sevinç Çokum)
  2. Madenî eşyaların üzerine çelik kalemle veya özel aletlerle süsleme yapan veya yazı yazan kimse
  3. Kumaş, tülbent, yazma vb. üzerine ince fırça ile boyama yapan kimse
  4. Düğünlerde kadınlara makyaj yapan kimse
    • "Yine bir düğün günü ahali yiyip içip eğlenirken kalemkâr hatun, gelini dizinin dibine oturtmuş, makyajını yapıyormuş." (Selcen Yüksel Arvas)
MAKASKAR

Kelime Kökeni: Arapça miḳaṣṣ + Farsça -kār

  1. [isim, eskimiş] Kâğıt oymacılığı ile uğraşan kimse
  2. Kesme ve oyma sanatı ile uğraşan kimse
LÜTUFKAR

Kelime Kökeni: Arapça luṭf + Farsça -kâr

  1. [sıfat, eskimiş] İyiliksever olan (kimse)
    • "''Bihruz Bey, kendisine biraz kırgın sandığı profesörün bu lütufkâr iltifarını görünce sevincinden ne yapacağını şaşırdı.''" (Peyami Safa)
HULUSKAR

Kelime Kökeni: Arapça ḫulūṣ + Farsça -kār

  1. [sıfat, eskimiş] Temiz duygulu, gönlü temiz olan
  2. [isim, mecaz] Bakınız dalkavuk
MÜSTAKAR

Kelime Kökeni: Arapça mustaḳarr

  1. [sıfat, eskimiş] İstikrar bulmuş, durulmuş
  2. [isim] Karar kılınan, yerleşilen yer
BESTEKAR

Kelime Kökeni: Farsça bestekâr

  1. [isim, müzik] Bakınız besteci
    • "Büyük bir şair, eşsiz bir bestekârdı." (Peyami Safa)
VERİMKAR

Kelime Kökeni: Türkçe verim + Farsça -kār

  1. [sıfat] Bakınız verimli
HİCAZKAR

Kelime Kökeni: Arapça ḥicāz + Farsça -kār

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde rast perdesinde karar kılan bir makam
SANATKAR

Kelime Kökeni: Arapça ṣanʿat + Farsça -kār

  1. [isim] Bakınız sanatçı
    • "Başı aylarca ağrımayan, sinirleri bozulmayan, yanılmayan sanatkâr, olduğu yerde sayandır." (Nâzım Hikmet)
  2. El ile yaptığı işi kendisine meslek edinen işçi veya usta
  3. [sıfat] Bir işi ustalıkla yapan, usta, mahir
SEBATKAR

Kelime Kökeni: Arapça s̱ebāt + Farsça -kār

  1. [sıfat] Bakınız sebatlı
TAVİZKAR

Kelime Kökeni: Arapça taʿvīż + Farsça -kār

  1. [sıfat] Bakınız ödüncü
TÖVBEKAR

Kelime Kökeni: Arapça tevbe + Farsça -kār

  1. [sıfat] Günah sayılacak bir işten vazgeçmiş olan, bir daha yapmamaya karar vermiş olan (kimse)
  2. Bakınız tövbeli
KÜNDEKAR

Kelime Kökeni: Farsça künde-kār

  1. [isim] Kündekâri tekniğini uygulayan kişi
SAHTEKAR

Kelime Kökeni: Farsça sāḫtekār

  1. [sıfat] Sahte işler yapan; düzmeci, sahteci, yezit
    • "Behiç yalancı, sahtekâr, hodbin ve nankördü fakat sevimliydi." (Peyami Safa)
GÜNAHKAR

Kelime Kökeni: Farsça gunāhkār

  1. [sıfat] Günah işlemiş, günahı olan; günahlı
    • "Vakit vakit gözlerini kapayarak o herkesin / Ah ettiği sevda adlı günahkârı düşündün mü?" (Enis Behiç Koryürek)
SEDEFKAR

Kelime Kökeni: Arapça ṣadef + Farsça -kār

  1. [isim] Bakınız sedefçi
    • "Ellerimi sana uzatıyorum sedefkâr dostum, serinlet içimi." (Emine Işınsu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü